Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Erdoğan Özgenç DOST MECLİSİ

http://blog.milliyet.com.tr/erdoganozgenc

24 Kasım '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1559
 

Tükürme cezası

Bugün bazı gazetelerde yayımlanan, belki çoğunuzun gözünden kaçan ya da ilgisini çekmeyen bir haberin ana başlığını paylaşmak istiyorum sizlerle;

“İngiltere’nin en kalabalık kenti Londra’da çoğunlukla Türklerin yaşadığı “Enfield” semtinde yere tükürenler 8 Aralık tarihinden sonra tam 500 sterlinlik para cezasına çarptırılabilecek…”

***

“Tükürme cezası” bunun kısaca açıklaması budur, acı ve ilginç yanı bu cezanın tarafları “Türklerin” olması…

21 yüzyıla gelmişiz, insanlık ve medeniyet açısından hala bir arpa boyu yıl alamamışız…

Ama bazıları attılar mı maazallah “mangalda kül bırakmıyorlar” bu açıdan!

Hacı yağından parfüme dönülünce, kerpiç ve tezekli evlerden kibrit kutusu görünümlü apartmanalar geçince, at arabasından ithal otolara binmeye başlayınca, cebimize üç beş kuruş fazla para girince “medeni” olduğumuzu sanıyoruz…

Sanmayı bırakın “bazılarını” dinlediğimiz ve gördüğümüz anda “sevindirik” oluyoruz…

***

“Büyükşehir” olduğu söylenen kentlerindeki bazı sokakların duvarlarında “buraya işeyen eşektir” yazmasına rağmen hala işendiğini, hala bu türlü yazı yazmak ihtiyacının duyulduğu,

“Buraya çöp dökmek yasaktır”  yazıldığı halde çöp döküldüğü ya da levhalarında “apartman önüdür park etmeyin” denildiği halde inadına park edildiği,

Trafik lambalarının olduğu yerlerde “kırmızı ışıkta” geçildiği, yaya kaldırımlarında park edildiği yaya geçitlerinde duraklama yapıldığı,

Sokaklar da caddelerde parklarda “kabuklu çerez” yiyip yerlere atıldığı,

Yolda yürürken, konuşurken “çak çak” sesi çıkararak sakız çiğnendiği, utanmadan sıkılmadan gözünüzün içine baka baka balon yapılıp patlatıldığı,

Sonra da çöp kutuları yerine fırlatıp atıldığı “şut çekildiği” (?)

Kalabalık caddelerde kapalı mekanlarda en mahrem konuların bile bağırarak cep telefonuyla konuşulduğu,

Tozdan topraktan geçilmeyen caddelerinde sokaklarında içecek ve yiyeceklerin rahatlıkla satıldığı,

İnsanın beş paralık değerinin olmadığı hayvan haklarının önemsenmediği,

Kadınlarının öğretmenlerinin dövüldüğü,

İşkenceden vazgeçilmediği, adalet mekanizmasının güven vermediği

Seçilenlerin kendi milletini aşağıladığı, küçümsediği alay ettiği ve dinini duygularını sömürdüğü,

Gün geçtikçe medenileşeceğine “bedevileşmeye” yobazlaşmaya yozlaşmaya başlayan,

Bu “güzelim” ülkeden gidenlerin, gittikleri yerlerde de nereden geldiklerini, kim olduklarını unutanların; “tükürük cezasından” utanacağını hiç sanmıyorum ben…

*** 

Ne acıdır ki; bu ülkede halk siyasetçilerin “yüzüne tükürseniz oh yağmur yağdı” diyeceklerinden emin…

Ben öyle sanıyorum ki şayet varsa böyle bir organizasyon “dünya tükürme şampiyonları” Türkiye’dedir…

Bu güzel Pazar günü “mideniz” bulanmasın yüzünüzdeki gülücükleriniz hiç bitmesin diye konuya ilişkin bir fıkra ve son söz ile bitirelim “tükürüksüz” yazımızı…

***

Adanalı bir hatun İstanbul uçağına biner. Karşı sırasında pos bıyıklı kara yağız dev gibi bir adam oturmaktadır.

Adam havalandıktan on dakika sonra adam tükürür ve tükürük kadının kulağının dibinden mermi gibi geçer, adam kendini tanıtır, ben 1996 olimpiyat şampiyonu şuyum…

Kadın umursamaz döner önüne, adam bu kez bir kere daha “tükürür” ve kadın tükürük kucağına düşer…

Kadın şaşırır ama adam sırıtarak; “ben profesyonel tükürük şampiyonuyum” der demez kadın ağzını doldurarak

“hak tu” diye bir tükürür adamın suratına sonra da ;

Pardon beyefendi  “ben daha acemiyim de” der…

***

Son söz;

Elbette “tükürme” hakkı da insanların en doğal haklarından hatta gereksinimlerinden biridir, ancak bu hakkın ne zaman ve nerede kullanacağımızı bilmiyoruz.

Tükürmek nedir? Tükürmek içimizde istenmeyen bir miktar sıvının dışarı atılmasıdır.

Bence “tükürmek” her ne kadar kültürel açıdan olumsuzluğu ve aşağılamayı çağrıştırsa da haktır doğal sonuçtur ama içimizde istemediğimiz bir sıvının başkalarını rahatsız edeceğini hatta iğrendireceğini de hiç unutmamalıyız…

Yine babadan bir cümle ile son noktayı koyalım bu iğrenç konuya;

“İnsanın sokağa tükürmesi, kentin yüzüne tükürmesi hatta bu kendi yüzüne tükürmesi demektir…”

***

Merak ettiğim için soruyorum; Londra’da yaşayan “Türkler” acaba utanmışlar mıdır?

İyi pazarlar…

Erdoğan ÖZGENÇ

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 846
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 419
Kayıt tarihi
: 26.06.12
 
 

Emekli banka müdürüyüm ama kart vizitimde "insan" yazıyor. Adana'da ikamet ediyorum. Herk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster