Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ekim '10

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
301
 

Tüm serseriliğim üstümden dökülüyor

Bomboş gözlerle arşınlar hayat
Sen kokan düşlerimi...

Yol boyu sıralanmış erguvanlara inat
Sardunya kaçamaklarındayım
Ayaklarımda yaşamak kadar ağır postallar
Vuruyorum önüme çıkan ilk teneke kutuya
Sıçrıyor uykusundan beyaz tüylü kedi
Yuvarlanıyor hayat önüm sıra

Ellerim yan ceplerimde
Tüm serseriliğim üstümden dökülüyor

Köşeden dönüp sokağa sarkan o kadına
Takılıyor gözlerim istemeden!

Yine çekmiş daracık elbiseyi üstüne de
Çeviriyor ortalığı yangın yerine haspa

Hani manitam olmasa
İnceden yazılacağım hatuna da
Da sı var!

Ulan sahi nerde bu kız be!

Nerde olacak!
Anası gene çamaşıra sokmuştur
Neyler ki garibim başka...

Pazara sinema için izin koparacak ya
Gıkını bile çıkarmadan çitilerken esvapları
Gönül salıncağında uçuşturuyordur
Hasret şarkılarını

Çok şanslı adamım ben yahu!

Mahallenin en güzel kızı gitti bana tutuldu
Herkes Meliha diye ölürken
O ille de Cemal'im dedi de
Başka bir ad çıkmadı ağzından

'Cemal'im Cemal'im algın Cemal'im
Alkanlar içinde kaldın Cemal'im...'

Şen olasın Ürgüp, dumanın tütmez!

Bizim peder nedense çok yanıkmış bu türküye
Rahmetli anam şöyle derdi
'Beş vakit namaz 10 vakit bu gayde!'

Bugün sokaklar mı çok dar
Yoksa içim mi anlamadım gitti...

Önce bir kahveye gidip
İki kol altmış altı mı çevirsem
Yoksa çıkıp Beyoğlu'na dibini mi arasak!

İki kelâm etmeyeli çok oldu Yusuf'la
Geçerken bir uğrasam diyorum

Uğrasam da şöyle kırsak lafın belini!

Ne çok adamdır Yusuf!
Hani öl de ölsün vur de vursun bir can...

Neydi çocuğun adı!
Hah Fikret...
Nasıl dalmıştı muştalıyla bana
Gecenin kör karanlığında da
Avazımı nerden duydu nasıl çıktı geldi
Hala bilemedim

-Sormadım da hiç Yusuf'a!-

Birden fırtına gibi girdi araya da
Yedi bıçağı karnına
Gık demedi kurban olduğum düşerken yere

O bıçakla kestim bileğimi oracıkta
O gün bugün kan kardeşizdir Yusuf'la

Hani çıkıp biraz efkar dağıtayım dedim de
Bak şu halime bir!

Sürttüm ayaklarımı Arnavut taşlarına
Düzelttim Eşek Anırtan'dan Tophane'ye rotayı

Ohhhhhh beee!
Şöyle hasından bir nargileye yazılıp
Dumanında sevişmeli Meliha'yla...

Oyyy güzelim oyyyy!

Sen düşünce aklıma
Ben zelzeleye tutulmuş oluyorum
Ne heybetim kalıyor Meliha'm
Ne de erkekliğin raconu!

Bilirim güzel kızsın
İçim yanar gözlerine bakınca da
Erir giderim mum gibi dudağında

Elde yok avuçta yok ki be Meliha!
Şöyle anlı şanlı
Davullu zurnalı bir düğün çekeyim sana...

Baksana bir bana!

Ellerim hala yan ceplerimde
Ve tüm serseriliğim üstümden dökülmeye
Devam ediyor...

Yani senin anlayacağın!
Ya Allahu ekber durumlarında olacak bu hal ve gidiş
Ya da ruhuma
Çekilecek

El Faaaatiha!...




Işın Ergüney

Bu şiir, 06.03.2010 tarihinde dünden inciler listesinde yer almıştır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Milliyet bloğa HOŞ GELMİŞSİNİZ ...Eski dostları burada görmek beni çok sevindiriyor ..Şiir hayatın içinden, sizce ..Kutlarım ..Saygılarımla..

Nil ALAZ 
 09.11.2010 14:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 479
Kayıt tarihi
: 20.10.10
 
 

Gazetecilik ve Halkla İlişkiler mezunu ve aynı dalda master eğitimli. www.siirkolik.com sitesinin sa..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster