Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Kasım '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
27231
 

Tüm yönleriyle askeri darbeler; neden yapılır, kimler yapar?

Tüm yönleriyle askeri darbeler; neden yapılır, kimler yapar?
 

Atatürk, olacakları bildiği için; “Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir.” Demiştir. Ancak, kime?


Çok açık ifadesiyle; Eğer bir ülkede, Parlamento rejimi sağlıklı kurulamamış, Sosyal sınıflar arasında güçlü bir denge oluşturulamamış ve ülke ekonomik olarak gelişememişse, O ülkede, kim sabah erkenden kalkarsa ihtilali o yapmakta; durumun farkında dahi olmayan vatandaşlar gördükleri rüyayı; “Cumhuriyetin, laikliğin, vatanın bölünmezliğinin" kurtuluşu olarak hayra yormaktadırlar. Atatürk başımıza gelecekleri bildiği için; “Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir.” Demişse de bugüne kadar sesini duyan kimse olmamıştır.

Bir ülkede, gerçek manası ile halkın egemenliğine dayalı bir yönetim şekli kurulamamışsa, orada memur-asker rejimi oluşmaktadır. Çünkü devlet yönetimi boşluk kabul etmemekte; ve siz halk olarak o makamı dolduramaz iseniz, birileri anında ortaya çıkarak gereğini yerine getirmektedir.

Ve darbelerin tüm hikayesi özetle budur. Üstelik içtiğimiz su kadar berrak bir şekilde;

* * *

“Askerî darbeler 20. yüzyılda yaygın biçimde Latin Amerika'da Arjantin, Şili, Asya'da Birmanya, Afrika'da ve Avrupa'da Yunanistan, Türkiye gibi özellikle gelişmekte olan ülkelerde gözlenmiştir.

Hükûmetlerin, ekonomik ve sosyal sorunları çözmekte başarısız oldukları iddiası, cuntacılar tarafından askeri darbelerin başlıca sebebi olarak gösterilmektedir.” (1)

* * *

“Askeri darbeler aynı zamanda güçlü devletlerin zayıf devletler üzerindeki emellerini gerçekleştirebilmeleri için tercih edilen bir yol olarak da karşımıza çıkar.

Örneğin CIA'in Şili darbesine destek vermesi gibi.

Ayrıca, NATO'nun askerî kanadından 1974'te çıkan Yunanistan'ın, karşılığında Türkiye'ye hiçbir taviz verilmeden 1981'de veto edilmeden tekrar NATO'ya kabulü de ancak 12 Eylül 1980 darbesinden sonra mümkün olabilmiştir.” (2)

* * *

“Darbeler siyaset tarihinin uzun zamandır bir parçasıdır. Jül Sezar (Julius Caesar) bir darbe kurbanı olmuştur ve bazı Roma imparatorları iktidara darbeyle gelmiştir. 1799'da Napolyon da Fransa'da iktidarı bir darbeyle ele geçirmişti. Antik Yunan ve Hindistan kentlerinde darbeler fazlasıyla yaygındı.

20. asrın sonlarına doğru darbeler başta gelişmekte olan ülkeler olmak üzere dünyada bir hayli yagınlaştı: Latin Amerika'da, Asya'da, Afrika'da, Avrupa'da. 1980'lerden sonra darbeler daha az sıklıkta görülmeye başlandı.

Hükümetlerin sosyal ve ekonomik sorunları çözmekte yaşadıkları sorunlar ve dolayısıyla ortaya çıkan yeni sorunlar bu darbelerin başlıca sebeplerini oluşturmaktadır.” (3)

* * *

Bütün bu görünür sebeplerin yanında darbeler ayrıca güçlü devletler tarafından zayıf ve küçük devletler üzerindeki emellerini gerçekleştirmede etkili bir silah olarak kullanılmaktadır. Bunun en canlı örneği Şili'de Salvador Allende hü(kü)metinin devrilmesi ve Allende'nin öldürülmesiyle sonuçlanan * darbedeki ABD ve CIA etkisinde görülebilir.” (4)

* * *

“2002'de Venezuela'da oy çokluğu ile seçilmiş olan Hugo Chavez'e karşı ABD destekli bir darbe yapıldı; darbe başarılıydı ama hemen yıkıldı.

Darbenin etkisi Chavez yanlısı halk gösterileri, ordunun Chavez yanlısı tutumu sebebiyle kolayca ortadan kalktı. Chavez darbeden 2 gün sonra yeniden iktidarı ele geçirdi, askerî cunta dağıtıldı.

Bu gibi durumlarda halk gösterilerinin darbeleri ters çevirebileceği ve istedikleri liderleri geri getirip iktidara oturtabilecekleri anlaşılmış oldu.

Hatta bu olaydan sonra Chavez'e yönelik halk desteğinin daha da artması darbeden istenilen sonucun tam aksine bir gelişme oldu. (5)

* * *

“ Darbeyle İşbaşına Gelen Liderler ;

-Cemal Gürsel Türkiye 1960

-Georgios Papadopulos Yunanistan 1967

-Saddam Hüseyin Irak 1968

-Muammer Kaddafi Libya 1969

-Kâbus bin Seyd El Ebu Seyd Umman 1970

-Augusto Pinochet Şili 1973

-Ziya ül Hak Pakistan 1978

-Teodoro Obiang Nguema Mbasogo Ekvator Ginesi 1979

-Kenan Evren Türkiye 1980

-Lansana Conté Gine 1984

-Blaise Compaoré Burkina Faso 1987

-Zine el Abidin bin Ali Tunus 1987

-Than Shwe Myanmar 1988

-Ömer Hasan Ahmet el Beşir Sudan 1989

-Yahya Jammeh* Gambia 1994

-Hamad bin Khalifa Katar 1995

-Pervez Müşerref Pakistan 1999

-François Bozizé* Orta Afrika Cumhuriyeti 2003

-Josaia Voreqe Bainimarama Fiji 2006

-Mohamed Ould Abdel Aziz Moritanya 2008

-Andry Rajoelina Madagaskar 2009

-Roberto Micheletti Honduras 2009 (6)

* * *

Her zaman olduğu gibi her şeyin en iyisini elbette sizler bilirsiniz…

-“Aaa… O Neden ki?”

İzninizle açıklayalım;

-Bu ülke için üreten;

-Bu ülkede devlet sistemi yaşasın diye alınterini, emeğini vergi olarak veren;

-Bu ülkenin savunması için gerektiğinde kelle veren sizlersiniz.

Sonra;

-Bu ülkenin yöneticileri rahat etsin diye, onlara lüks tatil kampları, oteller, evler yaptıran, otomobiller alan da;

-Ülkem iyi savunulsun diye aç kalma pahasına; Milyonluk ordu besleyen de sizlersiniz…

Bu kadar emek ve zahmetten sonra kendiniz için en iyisini siz bilmeyeceksiniz de kim bilecek?

(1-2-3-4-5-6) Vikipedi.

Resim:hoyaparanoia.wordpress.com'dan alıntıdır.

ali açıköz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

darbe yapan mı suçludur, yoksa yapılmasına neden olan mı?

nilay siirtli 
 27.07.2010 13:45
Cevap :
Saygıdeğer Nilay Siirtli, bilirsiniz, sorunuza benzer bir ifade bulunmaktadır. "Sana kötü diyen mi, seni kötü yapan mı biziz? Cevabı, ihtimaldir ki; "Seni kötü yapan biziz." Olmalıdır. Sağlıcakla kalınız.  27.07.2010 14:58
 

Guzel tesbit etmissiniz. DArbeler daha olacak demekki...cunku DEvlet yonetimini senli benli hala getiren, farklar arasi uyumu sagliyamayan iktidarlar, boslugu kendileri yaratir ve onlari yaratanda HAlkin kendisidir. Rahmetli Ozalda bize Asker yadigariydi ..degil mi?ASker uretendir halksa laf eden...TEmbel bir MILLETIZ

Süleyman Akyürek 
 09.01.2010 17:29
Cevap :
Saygıdeğer Süleyman Akyürek, Konuya ilginize ve yorumunuza teşekkür ediyorum. Halkımız aydınlandıkça, devletinden aş-iş yerine özgürlük isteyecek ve meselelerini, gelişmiş batıda olduğu gibi kimselere ihale etmeden sahip çıkacaktır. Sağlıcakla kalınız.  11.01.2010 16:55
 

Bize batıdan gelmiştir. Ve Batıda kazanmak için “her şey mübah” anlayışı vardır. Pirinç, kömür meselesinde haklısınız. Ancak ve maalesef siyasette oyunun kuralı budur. Her siyasi parti hedef kitlesine göre bu çalışmaları yapmaktadır. Doğuda aşiret reisleri ile ilgili tespitlerde de haklısınız. Ancak, bu meselenin beslendikleri noktalara inersek, karşımıza 300 yıllık bir süreç çıkacaktır. Özetle; Bu ülkemizin sanayileşmemesi ile ilgilidir. Devlet, fakir halkı idare etmenin kolay yolunu bu şekilde bulmuştu (r). Ancak, Halkımızın sorumluluğu da dikkate alınmalıdır. Son olarak; bilirsiniz, bireysel bilinçlenme bir süreçtir. Ülkemizde (150 yıldır) bir kültür değişikliği, daha doğrusu çatışması yaşanmaktadır. Ancak zor (şartlar) oyunu bozmaktadır. Geldiğimizin noktaya bakarsak; sizlerin bu kadar ciddi sorgulaması sonrasında gidişimiz sıkıntılar içerse de, doğru yolda olduğumuzu söyleyebiliriz. Emek vererek yaptığını yorumunuza ve ilginize teşekkür ediyorum. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 10.11.2009 10:36
 

Sanırım darbenin arka planı deşifre olduğundan darbe biçimleri de değişti... Gittikçe fakirleştirilen, bir kilo pirince iki kilo bulgura muhtaç edilen halk tüm bunlar karşısında bulguru pirinci kim verirse onu seçiyor. Tam da burada bu seçim, yani oy rüşvetlerini nasıl değerlendiriyorsunuz. Bunun dışında bazı guruplar vardır, üstten son gece bir emir gelir o emir doğrultusunda bir yere kanalize olurlar. Bu Doğu ve Güneydoğu' da ve az gelişmiş kırsal kesimde daha çok görülür. Doğu ve Güneydoğu aşiret reisleri kırsalda da kırsalın ileri gelenleri, muhtar, imam vs. dir. Hatta kadın ancak kocasının söylediği yere oy atabilir. Bu da ezici bir çoğunluktur. Onun için ister asker olsun, ister sivil, gücü elinde tutanlar, kaybetmek istemeyenler makam ve mevki için herşeyi yaparlar.Yani sizin dediğiniz bireysel bilinçlenme için henüz görünmüyor ufukta. Kısa vadede de bu bilincin oluşacağına dair bir emare yok. Oluşturmak istemeyeceklerine eminim.Tam da buradan bakarsak olaya AKP galibiyeti nedir

Ayrıntıda gezinmek 
 10.11.2009 4:22
Cevap :
Saygıdeğer 'Ayrıntıda gezinmek', (1) Bilinmelidir ki; darbe, kısa özeti ile bir hak, yönetim gaspıdır. Halk, aydınlandıkça darbeler de tarihe karışacaktır. Ve bizim için önemli olan bu ülke ve çıkarlarıdır. Siyasi partiler bugün vardır ancak, yarın yok olabilmektedir. Hangisi ülkeye hizmet ederse, onun başımızın üzerinde yeri olmalıdır. Bir olayda başarıyı sonucu ile ölçtüğümüz bilinmektedir. Bu manada, siyasi partilerin başarısı; ülkede yönetime geldikleri tarih ile yönetimi devrettikleri tarih arasında, ülkenin ekonomisine yaptıkları katkıları ile belirlenir. Bilirsiniz ekonomide rakamlar asla yalan söylemezler. Muhalefetin görevi, iktidarların yaptıkları olumlu işleri değil, eksikleri söylemektir. Bu nedenle muhalefetin söylediklerine değil, rakamların söylediklerine bakılmalıdır. Doğu ve güneydoğuya devlet (yakın tarihe kadar) yatırım yapmamıştır. Bunun doğruluğu için; ülkede, bölge ve köylere giden elektrik, telefon ve yol çalışmalarına, tarihlerine bakılabilir. Siyaset anlayışı  10.11.2009 10:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1053
Toplam yorum
: 2663
Toplam mesaj
: 242
Ort. okunma sayısı
: 1719
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

Ticari ilimler akademisindeki öğrenciliğim sırasında, bir kamu iktisâdi kuruluşunda başladığım ça..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster