Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Şubat '09

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
1190
 

Tümer'in açıklamaları ve Fenerbahçe

Tümer'in açıklamaları ve Fenerbahçe
 

Fenerbahçe’ye geldiğinden bu yana ya sakatlıktan, ya askerlik sorunundan, bana göre de futbolculuk için nüfus kağıdının eskimesinden ve buna bağlı olarak çalışmayı sevmemesinden dolayı bir türlü kadroya giremeyen Tümer Metin, artık Fenerbahçe’den kesin olarak ayrılarak, geçen sene kiralık gittiği Yunanistan’ın Larissa takımına gitmiş. Giderken de bir takım açıklamalar yapmış.


Tümer Metin’in futbolunu beğenir, Beşiktaş’taki en iyi zamanlarında ‘’keşke Fenerbahçe’de olsa’’ diye düşünürdüm. Fenerbahçe’ye gelişi çok geç oldu. Üst düzeyde bir futbolcuydu. Buna rağmen, kendiyle olan sorunları onun lider futbolcu olmasını engelledi hep. Tümer’in hassas ve içine kapanık ruh hali en çok da kendisine zarar veriyordu. Konuşma ihtiyacını duyduğunda ise herzaman doğruları söylediğinden, gerek spor dünyasında, gerek kulüplerinde ‘’problemli futbolcu’’ düşüncesi yaratıyordu.


Fenerbahçe’den kesin olarak yaptığı açıklamaları okuyorum , baştan aşağı doğru. Şampiyon olamamanın faturasını Zico ödedi diyor. Şampiyonlar liginde çeyrek final kazandıran bir hocanın gönderilemiyeceğini söylüyor.


Fenerbahçe’de Aragones’i başarılı bulan var mı?.


Tümer’in açıklamalarında, en çarpıcı olanı ise yabancılar ve takımı sahiplenme adına olan bölümü. ‘’100. yılda elde edilen şampiyonlukta Rüştü, Tuncay, Ümit ve kendisi başta olmak üzere Türk oyuncuların olayı sahiplenmesiyle başarıya ulaştıklarını kaydeden Tümer, şöyle konuştu: “Şu an, Türk olarak Fenerbahçe’de o ağabeyliği yapacak oyuncu yok. Zaten yabancılar ona da müsade etmiyor. Yabancıların çok duyarlı olduğunu düşünmüyorum. Geçen sene kaybedilen bir şampiyonluk maçı izledim Ali Sami Yen’de Galatasaray’a karşı. Böyle birşey olamaz. Maçtan sonra soyunma odasını da gördüm, iki gün sonraki idmandaki hallerini de biliyorum’’


Bu sözlere katılmamak mümkün değil. Bu aslında yalnızca Fenerbahçe’nin sorunu değil. Aynı sorun Galatasaray ve Beşiktaş’ta da var. Bu takımlarımızda kaptan olan oyuncuların hepsi sorunlu ve istikrarsız. Kaptanlık istikrar ve saygı ister. Koluna bant takımının, o oyuncunun kendisinden çok, takımı modive bir rolü olmalı. Bu kulüpleri yönetenlerin bu yeni modası, ne onu bantı takanlara, ne kulüplere bir şey kazandırmıyor. Yabancı futbolcular ne kadar parlak birer yıldız olurlarsa olsunlar, şu an oynayanların içinde ne bir Hagi, ne bir Van Hojdoonk gibi sorumluluk sahibi olan ve oyun içinde arkadaşlarını yönetebilecek bir yabancı yok.


Buradan şu çıkıyor: Fenerbahçe’de Alex’in kaptanlığını mı tartışmak lazım. Daha da ileri, takım kaptanı mutlaka Türk mü olmalı?... Tümer üstü kapalı bunu mu söylemek istedi?.

Bütün bunları en iyi olarak sahada ve soyunma odasında yaşayan, o havayı teneffüs eden biri bilir. Tümer gibi tecrübeli ve deneyimli bir futbolcunun yaşadığı ve açıkca dile getirdiği bu sorunları ‘’kızgınlıkla söylenen sözler’’ olarak değerlendirip, hafife almak en büyük yanlış olacaktır. Bunlar üzerinde durulması gereken ciddi sorunlardır.


Tümer Metin’in oynayacağı Larissa takımının durumuna baktım. Ligde 5. sıradalar. Ne şampiyon olma, ne de düşme gibi bir durumları yok. Tam Tümer’in aradığı gibi, patırdı ve gürültüsü olmayan bir takım. Türkiye’de bu ayarda bir takımda oynayamaz mıydı?.


Bu da onun kararı. Kim bilir ne düşündü!!...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 422
Toplam yorum
: 146
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 928
Kayıt tarihi
: 15.01.09
 
 

İstanbul doğumluyum.. İstanbul'un  tramvaylı döneminden bu şehirde yaşıyorum. Gençlik yıllarında ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster