Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Haziran '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
357
 

Tuna'nın Defterinden 3

Tuna'nın Defterinden 3
 

Tuna... (Genç olmak...)


Hayırsızlar

Yeni neslin yolsuzlarıyız… Kayıp şehirlere sadece göz atarız.

İşimiz yürümek hep, hep… Daha fazla…

Yorulmak günü birlik…

Yürürüz yollarınızda, sahip olduğunuz biz değiliz yalnız şehriniz.

Bizse, bense, bir şeye sahip olamayız cümlelerden başka.

Çok konuşuruz sadece. Yollarla konuşuruz.

Beni anlatır maddenin soğukluğu.

Çelikle tuğlanın birleştiği erişilemez yükseklikteki o binalar.

Yolun yanlış tarafında seyahat etmeyi seçtik.

Terbiyesizliği biz bulduk.

Meleklerin şehrinde yılan, akıllılar arasında deli, uygarlar arasında asi olduk biz.

Gençtik hep genç, birer yelkenle rüzgâra göre yolumuza koyulduk.

Kızılderili baltalarımız cebimizde kuralsızlığımızı mühürledi gözünüzde.

Birer sıradan insan, belki anlaşılmayan, her insan için 2. kişiyiz.

Daha fazlası için uğraşamayız… Yapamam…

Ne zaman sizin oralara rastlasak yanımıza yola düştünüz, muhabbet etmek istediniz.

Ve ne zaman muhabbetten kafanızı kaldırıp, güneşin, rüzgarın, mükemmel aşk sarhoşluğunun sizi cezbettiğini fark etseniz...

Siz geri dönmek istediniz.

Her şeyi şehirlerde o cansız binaların arasında sizinle olsun istediniz.

Olamazdık, olmadık, olamadım.

İşte bu yüzden, hep yolsuz, hep kibirli, hep yalnız ve hep 2. kişiydik.

Size bıraktığımız tek hatıra yağmurlardı. Onlara benzettiniz bizi.

Zamansız gelişlerimizi, delice istediğimiz gibi olmamızı, bilinçsiz yüksekten düşüşümüzü.

Ve bu yüzden siz yağmurda yürümeye bayılırsınız.

Bu yürüyüş romantizmden çok gerçeğe kaçıştır. Ve maalesef bu yağmurlar bizim için sadece kısa bir molanın habercisidir.

Tuna Demirel

Not: Burada bir sayfa açmaya üşenen, üşengeç oğlumdan satırlar... Zaman zaman sizinle paylaştığım...:))

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İşte bu saydıklarından dolayı biz onlara "delikanlı" diyoruz ya... Her şeyleriyle seviyoruz, gerçekte bizim küçük prototiplerimiz olan onları.. bir zamanlar biz de... aynıydık.

Ahmets 
 25.01.2012 15:47
Cevap :
Bazen yazdıklarıyla korkutuyor beni Tuna. Bazen genç olduğunu unutuyorum, bazen yaşadıklarını... Bir zamanlar biz de aynıydık hatırlatmanız iyi geldi bu yüzden... Yorumunuza teşekkürler, hem kendi adıma hem Tuna adına...:)) Selamlar  09.02.2012 12:42
 

Şikayetlerinin ve saptamalarının büyük çoğunluğunda haklısın; ama bu çözünceğin diğer ucuyla da empati/duygudaşlık geliştirmen gerekecek. Bu da hemen olmaz. Her yaşın belirli özellikleri vardır zihinsel özellikler biyolojik yaşın altında veya çok üstünde olsa bile. Ve sen o evreleri yaşadıkça, yani yaklaşık 35-40 yaş arasındayken, bu nefis yazının okuduğunda muhataplarına biraz haksızlık yaptığını kabul edeceksin. Tabii kabahatin büyüğü biz büyüklerde; zira hep koruma ve bilgi/görgü/deneyim aktarımından ibaret sanıyoruz yetişkinliğimizi. Bunun sebebi de şu: her insanda bir çocuk, bir genç, bir de ebeveyn kişilik vardır. Biz çocukluktan çıkınca gençlik kişiliğimiz çocukluğumuzu bastırıyor ve çocuklarla empati kurmamızı sekteye uğratıyor. Ebeveyn oluncaysa, iş daha da çığırından çıkıyor ve ebeveynlik çocukluk ve gençliğimizin üstüne oturuyor, sizleri tam olarak anlamaktan alıkoyuyor. Bunu, senin de aynı tuzağa düşmemen veya bu sürecin şimdiden farkına varıp önlem alman için yazdım. Svg

Mehmet Sağlam 
 13.06.2011 21:15
Cevap :
Mehmet Bey, Tuna'ya yorumunuzu okuttum. Okudu bir düşündü. Cevabı sen yazacaksın hadi dedim. Bir daha okudu, yok anne bu yoruma hemen cevap yazılmazki, bir düşünmem lazım diye tekrar düşünmeye gitti. Kısacası aklını epey çalkaladınız. O bi gitsin çalkalansın gelsin bakalım neler yumurtlayacak..:)) Yorumunuza benim söyleyeceğim şu ki; Tuna bebekliğinden beri öfkesini sevgisini herşeyini uçlarda yaşayan bir çocuk. Bu bakımdan yazdıkları da içinde fırtınalar barındırıyor. Ancak anne olarak, içindeki fırtınanın yazdıkları kadar şiddetli olmadığını ve bunun sadece yazma sanatının tatlı bir abartması olmasını umuyorum. Çünkü yazdıklarının içeriğine baktığımda taşkınlığı korkutuyor beni. Fakat uslubuna tarzına, bulduğu imgelere ve cümlelere bakınca da hayrete düşürüyor beni küçüklüğünden beri. Tabi burada kuzguna şahin durumu da var.:)) Bu arada Tuna adına, zaman ayırdığınız ve bu kadar düşlündürücü bir yorum yazdığınız için, kendi adıma da yorumda beni kayırdığınız için teşekkür ederim..:))  14.06.2011 14:15
 

Haksızlık etme Tuna'ya. Güzel yazılar, güzel notlar kaynaşmış seninle sanki. sevgiler.

Ezgi Umut 
 13.06.2011 17:09
Cevap :
Ah Sevgili Arkadaşım. Seni burada görmek ne güzel... Tuna ve ben sevgilerimizi gönderiyoruz sana kucak kucak...:))  13.06.2011 20:09
 

..olumlu yazılar yazacağızki, ki; insanlığımıza dönmemizin huzuru içinde uyuyabilelim. Anlamlı paylaşımdı; teşekkürler, saygılar.

Yüksel ÖNAÇAN 
 12.06.2011 11:08
Cevap :
Katkınıza teşekkürler...  12.06.2011 11:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 54
Toplam yorum
: 571
Toplam mesaj
: 113
Ort. okunma sayısı
: 1120
Kayıt tarihi
: 22.06.07
 
 

7 Ocak 1960... Hayatın öğrettiği herşeyi okumak ve yazmak için buradayım.....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster