Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Haziran '07

 
Kategori
Günübirlik Turlar
Okunma Sayısı
1654
 

Tuncay ada' ya gider de ben gitmez miyim

Tuncay ada' ya gider de ben gitmez miyim
 

Geçen gün Tuncay’ ın transferi ile ilgili görüşlerimi yazarken içinde bolca Ada kelimesi geçmesinden midir bilinmez. Pazar günü dedim ki eşime bizim Tuncay' dan ne farkımız var? Ne Tuncayı Ağabeyindenmi” dedi (Ağabeyimin adı Tuncay o yüzden)

Yok dedim Fenerbahçeli Tuncaydan “ya nediyorsun uykunu alamadın galiba” dedi eşim , şimdi dedim Tuncay İngiltereye gitti ya“evet”İngiltere’de bir Ada ya “evet”bizmde Adalarımız var ya (bizim derken İstanbul’u kastettim) “evet” bizde gidelim mi?dedim “olur”dedi eşim; ve çantamızı hazırlamaya koyulduk çanta dediğime bakmayın 2 yaşında bir kızımız var onun içindi bu hazırlık neyse atladık arabaya Bostancıya Doğru yola koyulduk zaten ev Maltepe’de olduğu için kısa süre sonra biz arabaya Bostancı otoparkına park etmiştik zaten otoparkla iskele arası en fazla 2 dakikalık mesafedeydi(evet farkına vardım ama bir kere yazmış bulundum bu kadar gereksiz bilgiye gerek yoktu bir an önce lafı nereye getireceksem oraya gelmeliydim iyi ama lafı nereye getiricem bilmiyorum ki) hangi Adaya gidicez diye sordu eşim yolda bende fark etmez ilk hangi Adaya yanaşırsa oraya ineriz ne de olsa Adalar arası geçiş ücretsiz dedim baktık Vapurun hareket etmesine 45 dakika var hemen iskelenin yanı başındaki motor iskelesine yanaştık pardon gittik, ne zaman kalkacak diye sordum 10:30 dedi görevli neyse motora binelim dedik daha 30 dakika var ama fark etmez yanımızda simit vardı kızımla birlikte martılara simit atarız vakit geçer dedik ve bindik şöyle denize sıfır bir oturak bulduk ve oturduk çantamızdan simit çıkardık martılara atmaya başladık ama nafile kızım bitaraftan ben bi taraftan simitleri gönderiyoruz ama martılar kafasını bile kaldırmıyor kızım neden gelmiyorlar bunlar baba ya der gibi suratıma baktıkça benimde hırsım artıyor sonunda eşim şu cümlesi beni vazgeçirmeye yetiyor”denizin üstünü görmüyormusunuz Afrika kıtasına yetecek kadar ekmek parçaları var dedi ;neyse artık kalkma vakti gelmesine rağmen motor bir türlü kalkamadı ve ben artık görevliye neden kalkmadığımızı sordum görevli “daha dolmadık ki Abi”iyi ama saat 10:30 da kalkacak dememişmiydiniz “evet ama motor dolarsa 10:30 da kalkacaz” dedi iyi tamam dedim bu arada aynı görevliye Adalar arası geçiş ücretsiz değilmi dedim “yok abi olurmu hiç öyle şey”dedi eskiden öyleydi ama dedim “o eskidendi abi “dedi bu arada mozot kokusu da beni hayli sinirlendirmişti kendi kendime söylenirken küçük kızım yaşının bir gereği olarak ikide bir bana “baba bu ne “diyor denizin üstünü gösterek bende kola kutusu kızım diyorum ama bitmiyorki soruları “baba bu ne ?)kızım diyorum dometes denizin üstündekiler bitmeyeceği gibi kızımın soruları da bitmiyor neyse uzatmayayım domates, kıvırcık, meyve kasası falan derken motor nihayet hareket etti (eğer küçük bir çocuğunuz varsa denize götürün oldukça yararlı oluyor bir çok yeni cisimi meyveyi ve sebzeyi ilk kez denizin üstünde görüyor.)ilk iskelemiz Büyük Ada ve biz Adaya iniyoruz ne yapalım derken aklımıza ilk gelen şey Faytonlara binmek oluyor tabiî ki fiyat tabelasına bakıyorum en yakın yer dolayısıyla en ucuz yer Kaymakamlık binasının orası 4.50 ytl ve biniyoruz; kaymakamlık abi diyorum adam garip garip suratıma bakıyor eminim şey düşünüyordur (delimidir nedir Pazar Pazar kaymakamlıkta ne işin var)

Neyse bu kısa yolculuk çabuk bitiyor tabi biz doymuyoruz hemen Ada tuıru kaç para diye soruyorum” 45 dakika 30 ytl” diyor adam, eşim’e bakıyorum iyi olur der gibi suratıma bakıyor ve tamam diyorum ada turu yapalım diyorum ilk önceleri güzel geçerken adanın arka taraflarına doğru gittikçe şahaser villalar muhteşem konaklar görmeye başlıyoruz ve tabiî ki “zenginin malı züğürtün çenesi yorarmış “mantığı işlemeye başlıyor ve çenemiz hayli yoruluyor sadece çenemiz olsa iyi psikolojimizde bozuluyor neyse tekrar sahile dönüyoruz esenler otogarını aratmayacak şekilde adeta kolumuzdan tutup bizi plaja giden motora attılar iki ayrı plaj çalışanları “gel abi yörükali plajı”tam adım atacaz motora naki bey plajı çalışanları geliyor “yok abi bizim plaja gelin bizde her şey dahil”her şey dahil paketinin içinde ne var ?diye soruyorum tabi “canlı müzik ve şezlong “abi iyi diyoruz ve arbede de biz bir motorda buluyoruz kendimizi bindikten sonra öğrenme imkanımız oluyor hangi plaja gittiğimizi“yörükali plajı”na 12 dakikalık bir tekne yolculuğundan sonra plaj gözüküyor ama plajın kalabalığından ne şezlong bulmak kolay nede çantanı ve üzerindekileri koyacak bir yer bulmak; boş şezlonglar vardı orada ama onlarda motel müşterilerinin diye oraya yanaştırmıyolar , deniz çok pisti denizde dalabilecek derinliğe gitmek için en az 15-20 adım atmanız gerekiyor o da zaten ancak belinizi geçiyor ha aklımdayken plaja girerken de kişi başı 12 ytl ödüyorsunuz neyse enfazla 10 dakikada orada duruyoruz ve ilk gelen motorla adaya geri dönüyoruz ve sonra koşa koşa ilk gelen vapurla kendimizi bostancıya zor atıyoruz

Şimdi diyeceksiniz ki tüm bunları neden anlattın?bizene ya senin Ada macerandan aslında sadece şunu söylemek için

“sakın Pazar günü ailenizle adaya gitmeyin”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 27
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 6351
Kayıt tarihi
: 12.12.06
 
 

İstanbul'da yaşıyorum, iktisat mezunuyum. Evliyim, 1 kızım,1 oğlum  var.... Siyaset, ekonomi ve s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster