Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ağustos '14

     
    Kategori
    Genel Sağlık
    Okunma Sayısı
    177
     

    Tüp Bebek Tedavisi

    Tüp Bebek Tedavisi
     

    aret kamar


    Merhabalar, fırsat buldukça tüp bebek ile ilgili burda yazmaya çalışacağım, şimdiden hepinize teşekkür ediyorum.
     
    Tüp bebek çok eski yıllarda daha zor ulaşılabilen, hem maddi hem de manevi yönden insanların korktuğu bir yöntemdir. Aslında çokta iyi bilinen bir yöntem değildi. İnsanlara tüp bebek denildiğinde; " yani ben şimdi tüp bebek mi yaptıracağım, başka türlü çocuğum olmayacak mı?" diyerek kendilerini eksik hissediyorlardı. Ama şimdi medyadaki bilgilendirmeler, insanların tüp bebek merkezlerine girip çıkması, tüp bebek merkezlerinin yaygınlaşmasıyla ve hatta insanların maddi olarak daha kolay tüp bebek yaptırabilmeleriyle daha yaygınlaştı ve insanlar tarafından daha bilinebilir oldu. Tabi ki hala bazı insanların içinde bazı ön yargılar var. Mümkün olabildiği kadar herkes tedavi görmeden, hamile kalmak ve doğurmak istiyorlar. Ama bunun için de muayenehanelerde tedaviler olunuyor. Yumurtaları güzelleştireceğim,  spermleri güzelleştireceğim diyerek bitkisel destekler alınıyor. Bunların çoğu çok fazla işe yaramıyor. Bugünkü modern tıpta biz, kadının yumurta durumu ve erkeğin sperm durumuna göre onların en kolay çocuk sahibi olabilme şansları ne şekilde olacaksa o şekilde yapıyoruz. Çünkü eskiden biz bu işlere yeni başladığımızda, çok iyi hatırlıyorum 10 sefer aşılama olanlar, 20 sefer aşılama olanlar, bir doktora gidip 2-3 sefer aşılama olup gebe kalamadığında başka doktora gidip yine 2-3 sefer aşılama olanlar vardı.
     
    Ama bir türlü tüp bebek aşamasına geçilemiyordu. Şimdi artık öyle değil. Az öncede söylediğimiz gibi yumurta ve sperm durumuna göre en çabuk nasıl çocuk sahibi olacaklarsa, o şekilde tedaviye başlanıyor. Tüp bebekte bizim temel olarak yaptırdığımız bazı testler var. Bir tanesi kadının ultrasonla yumurtalıklarının ve rahminin değerlendirilmesidir. Kadının kaç tane yumurtası çıkacak? Rahminde doğuştan gelen şekil bozukluğu var mı ? Rahmin içinde bebeğin oraya yerleşmesini engelleyecek herhangi bir problem var mı? bunlara bakıyoruz. Erkeğin sperm tahliline mutlaka bakıyoruz. Hatta ilk çocuk olmuş ve ikinci çocuk olmuyorsa bile bakıyoruz. Çünkü zaman içerisinde, erkeğin yaşı ilerledikçe spermi azalabiliyor ve hareketi de bozulabiliyor. Bir de rahim filmi çekiyoruz. O da bizim için çok önemli. Tüp bebek yapacaksak bile tüpün durumu çok önemli değil, biz zaten yumurtayı spermle dışarda buluşturacağız demiyoruz. Rahim filminde; rahmin içerisinde ve tüplerde, bebeğin oraya yerleşmesini engelleyecek herhangi bir problem varsa onu görebiliyoruz. Bu testleri yaptırdıktan sonra bir engel yoksa, tabi engel varsa öncelikle onları tamir ediyoruz. İlk aşama yumurtalıkların uyarılması aşaması. Kadın adet döneminde geliyor, adetinde yumurtalıkların durumuna mutlaka bakıyoruz. Yumurtalıklarda eğer bize yetecek kadar yumurta varsa ve bizim tedaviye başlamamızı engelleyecek bir durum yoksa ilaç tedavisiyle başlıyoruz. İlaçlar, bazılarında iğneler ki genellikle iğneler kullanılıyor. İğnelerin amacı daha çok yumurta elde etmektir. Çünkü normalde kadının yumurtalığı ayda 1 yumurta üretmek üzere proglamlanmıştır. İğneleri yapıyoruz, iğneleri yapılırken 3-4 günde bir ultrason takiplerini yapıyoruz. Yumurtalar istediğimiz boya geldiğinde ve istediğimiz olgunluğa geldiğinde, olgunluğa gelip gelmediğini de yapılan hormon testleriyle anlıyoruz, o yumurtaların toplanması aşamasına geçiyoruz. Yumurta toplanması, bugün hemen hemen bütün tüp bebek merkezlerinde genel anesteziyle yapılıyor. Hasta uyutuluyor ve hiç birşey de hissetmiyor. Vajinal yoldan o yumurtaların her birinin içine girilip yumurtalar dışarı alınıyor. Yumurtalar çıktıktan sonra erkeğin spermi de aynı gün alınıyor. Onlar labaratuar ortamında, mikro enjeksiyon işlemiyle birleştiriliyor. Ertesi gün döllenmeler okunuyor. Yani yumurtanın çekirdeğiyle, erkekten gelen spermin çekirdeği kaynaştı mı, tek hücre haline dönüştü mü diye bakılıyor. Bu işlem yapıldıktan sonra embriyo gelişimi labaratuarda takip ediliyor. Oluşan embriyolar eğer kadının o ay rahmi ve hormonları uygunsa rahmin içerisine naklediliyor. Bazen 2 gün, bazen 5 gün sonra, o da embriyonun durumuna göre karar veriliyor. Eğer uygunsuz bir durum varsa embriyolar donduruluyor, 1 ay sonra rahim ne zaman istediğimiz gibiyse, uygunsa o zaman rahmin içerisine yerleştiriliyor.
     
    Kadınların yaşının genç olması, kesin çocuk sahibi olacaklarını göstermiyor. yaşı genç olduğu halde az yumurta geliştirebilen bir sürü kadın var. Onlar test yaptırdıklarında FSH hormonunu yüksek görüyorlar ve AMH oranını düşük görüyorlar. Bunlar yumurtanın rezervini ölçen testlerdir. FSH'nın yüksekliği de AMH'nın düşüklüğü de kadının gebe kalıp kalmayacağını göstermez. FSH değerim yüksek benim çocuğum olmayacak, AMH değerim düşük benim çocuğum olmayacak diye ortada dolaşan bir sürü kadın var. Yumurtanın az olması, tabiki ilk deneme de az malzeme olması az emriyonun oluşacaktır, ya da oluşmayacaktır. Tabi insanın morali de bozuluyor ama, gebe kalınmadığı zaman devam edilmesi gerekir. İlk seferde 20 yumurta verenle, 2 yumurta verenin şansı aynı olmaz ama eğer yaş gençse ve yumurtalar da iyiyse o yumurtalarla mutlaka gebe kalma şansı vardır. Moral bozmadan uğraşmaya devam edilmesi gerekiyor. Bir sürü insan var böyle 1 yumurta büyütebilen, hatta 2-3 ayda 1 yumurtayı zor aldığımız, ama gebe bırakabildiğimiz. Yılmadan usanmadan uğraşmaya devam etmeleri gerekir. 
     
    Özellikle kariyer yapan kadınlar yaşı geciktiriyorlar. 43'lü yaşları bulmamak lazım hatta 40'lı yaşlara kadar doğurganlığı halletmek lazım. 35'li yaşlardan sonra kadınların hem yumurta sayıları hem de yumurta kaliteleri düşüyor. Dolayısıyla fazla gecikmemek lazım. 40'lı yaşlarda genç yaşlara göre yarı yarıya gebelik şansı var. 43'ten sonra da hemen hemen hiç yok.

    Tüp Bebek Merkezi
     çalışmalarımdan fırsat buldukça faydalı olabilecek yazılarımda görüşmek dileğiyle.
     
    Saygılarımla...
     
     

    Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

     
    Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
    Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
    Toplam blog
    : 1
    Toplam yorum
    : 0
    Toplam mesaj
    : 0
    Ort. okunma sayısı
    : 177
    Kayıt tarihi
    : 24.06.14
     
     

    1967 yılında İstanbul'da doğdum. İlk öğrenimimi Esayan Lisesinde bitirdikten sonra, orta ve l..

     
     
    Yazarı paylaş
    • Tümünü göster