Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Sonsuzluk (Osman Özeker)

http://blog.milliyet.com.tr/yasev

16 Aralık '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
600
 

Türban derken, çarşaf ve şalvara dolandık

Türban derken, çarşaf ve şalvara dolandık
 

Yerel seçimler yaklaştıkça, siyasi arenada akıl almaz gelişmeler yaşanıyor.

Daha düne kadar türbanla yatıp, türbanla kalkanlar şimdilerde ise, yeni bir taktik mi, yeni bir açılım mı bilinmez , çarşaf ve şalvara dolanmış görünüyor.

Kimileri bu hızlı gelişmenin adını “yeni açılımlar” diye yorumlasa da tüm bu olup bitenlere bakıp insanın “pes doğrusu artık!” demek geliyor içinden.

Açılımı başlatan CHP’nin bu açılımı tesadüfen mi, yoksa planlı mı geliştiği pek anlaşılamamasına rağmen, medyamız ve değerli basınımız bu olaya “mağripte mal bulmuşçasına” sarılarak kamuoyunun gündemine koymuştur.

CHP lideri Deniz Baykal İstanbul’da partisine katılımlar esnasında çarşaflı kadınlara da rozet takmış, “çarşaflı ve türbanlı kadınların artık AKP’den beklediğini göremeyince kendi partilerine yönelmelerinin doğal olduğunu” ifade ederek yeni açılımı savunmuştur.

Bu konu günlerce hem kamuoyunda, hem de CHP kendi iç bünyesinde tartışmalara neden oldu.

CHP’nin kadın milletvekillerinin büyük çoğunluğu “Atatürk’ün laik ve çağdaş Türkiye’sinin teminatı olarak bilinen CHP’nin bu açılımını şiddetle eleştirmeye başlamış, hedef tahtasına da Baykal konmuştur.

Çarşaf açılımını savunan Baykal ise “örtünme biçimi tek başına laikliğin değerlendirilmesinde ipucu olamaz” diyerek açılımı savunuyordu.

CHP lideri partisinin “türban ve çarşaf açılımını” savunabilme adına bu kez de“şalvarı” gündeme getiriyordu.

Anadolu’da birçok insanın bildiği ve halen kullandığı şalvar da böylece gündemdeki yerini alıverdi.

Rahatlığı ve bolluğu nedeniyle özellikle Çukurova, güneydoğu ve Akdeniz bölgesinde yaygınolarak erkeklerimiz “şalvar” kullanmaktadır.

Baykal kılık kıyafetteki partisinin açılımını savunmak için bu kez geçmişin de muhasebesini yapıyor.

“Tek parti döneminde Ankara’da Atatürk Bulvarında kılık kıyafeti uygun olmayanlar gezemiyordu. Atatürk’le görüşmek isteyen Âşık Veysel kıyafeti uygun olmadığıiçin Atatürk’le görüşemedi” diyor Sayın Baykal.

Baykal yine geçmişle ilgili ciddi bir söylemde bulunuyor: “2000 yıllarda tek parti zihniyetini uygulayamayız”.

Sayın Baykal’ın bahsettiği “tek parti dönemi” Atatürk’ün olduğu, devrimlerin hayata konmaya çalışıldığı dönemlerdir. Şapka kanunun, kılık kıyafet kanunun çıkarıldığı, halkın da bu kanunlara uyması için özellikle de Ankara’da azami gayret gösterildiği bir dönemdir.

Tek parti döneminde bu kanunlara özen gösterilmesi ise o günün şartlarında gerekliydi. Zira fes, sarık, cübbe gibi ruhani giysilerden “laik ve çağdaş olma yolunda yürüyen bir Türkiye için” uyulması gereken zorunlu kurallardı.

Bugün “köprünün altından çok sular aktı”. Türkiye ve Türk halkı “çağdaş ve laik bir Türkiye için” birçok mücadeleyi Atatürk’ün liderliğinde zor şartlarda “tek parti döneminde” vermiştir. Artık o zor günler çok gerilerde kaldı.

Bugün halkımızın özel yaşamlarında ve özel yaşam alanlarında giydiği çarşafa, türbana ya da şalvara kimse karışmıyor, kimse de müdahale etmiyor.

Bu tür giyinen, kuşanan insanlarımızın da istediği siyasi partiye üye olma, oyvermesine de kimse karışmamaktadır.

Buradaki problem türbanlı ya da çarşaflı kadınlarımızın bu giysileri “siyasi bir simge olarak kullanması, siyasi islamın bir simgesi haline getirilmesi”dir.

CHP’nin“çarşaf açılımı” yaklaşık bir aydır medya ve kamuoyu gündeminden düşmemiş, MHPgenel başkanı Bahçeli de bu tartışmalara katılmıştır.

MHP lideri Bahçeli “ABD’nin BOP projesi kapsamında Türkiye’ye yüklediği görevlerden birisi de “ılımlı İslamı” yerleştirmek ve yaygınlaştırmaktır. Ilımlı islamın sağ ayağı AKP ise, sol ayağı da CHP olmuştur” diyerek sert bir çıkış yapmış, bu çıkışa Baykal’ın cevabı ise gecikmemiştir.

Baykal verdiği yanıtda “Pusu geleneğinden gelenlerin bize söyleyecek sözü yoktur” açıklamasına ise bu kez Bahçeli çok sert bir yanıt vermiştir:

—CHPye pusu kurmaya gerek yok, CHP ile her zaman yüz yüze cenge hazırız!

MHP lideri Bahçeli hiç kimsenin çarşafına ve türbanına karışmadıklarını, bu özgürlüğün hep olduğunu, herkesin istediği partiye gidebileceğini, bu konunun 25 gündür TV ve basını “Çarşaflı siyasetle meşgul edilmesinin doğru olmadığını” savunmaktadır.

Görünen o ki Sayın Devlet Bahçeli CHP’nin “açılım diye kamuoyunun ve medyanın gündemine getirdiği bu suni gündeme tahammül edememiş, Türkiye’nin artık gerçek gündemine dönmesini istemiştir.

Ekonomik krizin giderek yoğunlaştığı, halkımızın giderek fakirleştiği, insanların hergün “kapının önüne” konularak işsiz kaldığı, krizin bizi “teğet değil delerek geçtiği” bir ortamda acil önlemlerin hızla alınması gerekirken, İktidarın da, muhalefetin de “çarşafa ve şalvara dolanması” ise en hafifinden “ibret vericidir”.

CHP’nin“açılım” diyerek gündeme taşıdığı “çarşaflı, şalvarlı siyaseti” bu partimize ne getirip ne götürecek;

İktidar partisi AKP ise kendilerine göre “en sağlam kaleleri ve arka bahçeleri olarak gördükleri “türbanlı ve çarşaflı kadınlarımızdan” umduklarını bulabilecekler mi?

Bütün bu soruların cevabını bekleyip göreceğiz. Yerel seçimlere daha dört ay gibi uzun bir süre var.

Şimdilerde ise herkes “eteğindeki taşları dökmekle” meşgul. Halk sandıklara giderken herhalde “bu dökülen taşlara da” bakarak tercihini yapacaktır.

Sonsuzluk (Osman Özeker)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ey oy sen nelere kadiirsin

Yapukay 
 16.12.2008 18:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 282
Toplam yorum
: 232
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 2948
Kayıt tarihi
: 11.07.08
 
 

1949 Konya Ereğli doğumlu olup, halen İzmir'de oturmaktayım. A.Ü. Eğitim Fakûltesi mezunuyum  Ata..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster