Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Eylül '07

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
376
 

Türban meselesi

Türban meselesi
 

Seçimler yapıldı. AK Partisi 1. parti oldu. Arkadan da Abdullah Gül’de cumhurbaşkanı oldu. Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı olması ile birlikte türbanlı eşi de Köşke çıkmış oldu. Hayırlı uğurlu demeyeceğim diyemem de. Demem hiç mümkün değil. Üzgünüm.

Şimdi de anayasa değişikliği ile türbanlıyı üniversitelere sokmak istemektedirler. Ne mis, türbanlının da okunması kısıtlanamazmış. Kim kısıtlıyor ki, açsın basını okusun üniversite de. Olmaz inancı varmış. Okumakla inanç arası ne gibi bir bağlantı olabilir? Açık olarak gezmekle inancı mı bozulacak ya da namusu mu? Anlamış değilim. Bir bayanın basını açmakla bunlar mı olur? Üniversite hayatı 4 sene, ne var yani bu 4 sene basını açmakla inancı mı gidecek?

Hayır. Ama bunların yapacakları iş belli oldu artık. Türbanlıları üniversiteye sokmak ve zamanla mezun oldukça devlet kademelerine sinsice ele geçirmek. Zaten de bu partinin arkasında bir kuvvet var. O kuvvet bunları kukla gibi yönetiyor. Dediklerini harfi harfine yaptırıyorlar. “Türbanlıları üniversiteye alacaksınız”. Hemen derhal anayasayı değiştirip, cumhurbaşkanı da onay verecek. Ahmet Necdet Sezer olsaydı verir miydi? O sorun da bittiğine göre türbanlının üniversite yolu açılmış demektir. Bu da bir şey değil. Önemli olan ne, biliyor musunuz? Türbanlının girmesi, türban sayısını artıracaktır. Bir başka deyimi ile türbanlı üniversiteye girip açılmayacak, açık olan da türbanlaşacak.

Burası bir bilim yuvası… Burası aydınlığa götüren yol. Bu yolu karatmaya kimsenin hakkı yok. Zannedersem üniversitede ki rektörler de başbakana bunu hatırlatmak istemişlerdir. Ben öyle anladım çünkü. Kaldı ki Başbakanın işini karışacak değiller.

Saygılarımla.

Dip not: Her taraf karanlık. Beni aydınlığa götürecek yolu arıyorum. Acaba elektrikler mi kesildi?

Rektörlerin türban konusunda söyledikleri
http://www.milliyet.com.tr/2007/09/19/siyaset/axsiy01.html

Başbakanın cevabı
http://www.milliyet.com.tr/2007/09/20/siyaset/siy01.html

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınızı okuyunca olaylara ne kadar kolay çözüm getirdiğinizi gördüm. "Açsın başını okusun!" demişsiniz. Eğer bir takım değerlerden, inançlardan, alışkanlıklardan söz etmeyeceksek, yaklaşımınız son derece doğal. Üzerlerinden bir silindir geçirerek, bin yıldır taşıdığımız tüm değerleri dümdüz edersek, her şey yazdığınız gibi olabilir. Artık, geriye kalanın ne olduğuna ve neyi temsil ettiğine, sizin de dahil olduğunuz bir kurul karar verir. Geçmişi olmayan bir gelecek sahra çölüne benzer. Ot bile bitmez. Başörtüsünün bilimi kararttığına dair bilimsel bir veri yoktur. Ben başörtülü doktorların, üfürükle değil ilaçlarla tedavi ettiklerine şahit oldum. Biraz daha makul  olsak ve toplumumuzu anlasak diyorum. Saygı ile.

Hüseyin Atacan 
 22.09.2007 15:58
Cevap :
Ben nerede türbanlı birini görsem içim kararıyor. İnanın birisine haksızlık etmiş oluyoruz. O da MUSTAFA KEMAl ATATÜRK. Onu bir nebze tanıyor ve anlıyor olabilseydik ki ben zannetmiyoum onu tanıdığımızı ve anlayabildiğimizi. Müslamanız ama Türküz. bizim de Araplardan ayrı özelliklerimizin olması lazım. Çünkü Mustafa Kemal'in evlatlarıyız.  23.09.2007 13:51
 

Kolay yapılmış.PALETİN ÜZERİNE SİYAH BİR BOYA eline de bir fırça ,karala her yeri ,al sana bir tablo!Basit ucuz ve uğraşsız!
SANAT ŞAHESERİ BU!

Ahmet Balcı 
 20.09.2007 20:20
Cevap :
Teşekkür ederim beni anladığınız için. İşte onlar o tabloya özeniyorlar.  20.09.2007 22:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 540
Toplam yorum
: 1220
Toplam mesaj
: 179
Ort. okunma sayısı
: 3149
Kayıt tarihi
: 02.01.07
 
 

Hiç bir motorlu araca binmeyi sevemedim. Daha doğrusu sevdiremediler. Onun yerine iki tekerlekli ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster