Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ekim '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
584
 

Türban mı vicdan mı?

Türban mı vicdan mı?
 

Dün, türbanlı ilköğretim öğrencisinin türbanıyla derse girmek istemesi olayını haberlerde izlerken, 11 yaşındaki kızım, sınıfta bazı arkadaşlarının da türban takmak istediğini söyledi. Arkadaşlarından birisinin " başımızı kapatmazsak ahirette saç tellerimiz yılan olup boğazımıza akacak" dediğini anlattı. Bunun çok saçma olduğunu söyledi, ben daha söylemeden ve ardından ekledi "Anne kadınlar niye türban takıyor?" Düşündüm şöyle bir... Çok derin açıklamaları kaldıracak yaşta değil henüz. Kızıma her konuda çok rahat cevaplar veren ben, din söz konusu olunca tıkanıyorum. Çünkü tüm toplum tarafından, buna okuldaki din dersleri de dahil, yoğun bir biçimde dini bilgilendirme ya da yanlış bilgilendirme ile kuşatılmış olan çocuğumu asıl bilgilendirecek kişi benim ve ona toplumla pek de örtüşmeyen fikirlerimi anlatıp anlatmamakta emin değilim. Nedenine gelince onu bu konuda şartlandırmak istemiyorum ve kendinin kafa yorup mantığıyla olayı çözmesini istiyorum. Ona asıl vermek istediğim şey, ahlak gibi evrensel değerler, bilimsel olmayan ve kanıtlanmamış hiç bir şeyin gerçekliği kesin değildir. Din bir bilim olmadığına göre belki de çocuğuma vereceğim şey yanlış bilgidir, hele herkesin kendine göre yorumladığı, istediği yöne çekebildiği din öğretileri ne kadar güvenlidir. Gelelim kızımın türban meselesine;

"Kızım aslında, türban islamiyetin farzı değildir, sadece ülkemize yıllar önce sokulmuş bir arap geleneğidir" mi desem,

"Boşver kızım isteyen istediğini taksın başına ama okulların bir resmi kıyafeti olmalı" mı desem,

"Türban bir özgürlük değil aslında, tam tersine kadının cinsiyetinden dolayı hapsedilmesi" mi desem,

"İnsanların büyük bir yanılgısı ve ülkenin gereksiz bir karmaşaya sürüklenmesi" mi desem,

Yoksa, "Kızım, Tanrının bizden böyle bişey istemiyeceğini düşünüyorum, çünkü o eminim ki, bizden daha önemli şeyler ister. Örneğin, insanlara, hayvanlara, doğaya iyi davranmamızı ister, yoksul insanlara yardım etmemizi ister, kimseye haksızlık etmememizi, dünya için insanlık için faydalı bişeyler yapmamızı ister, dürüst ve ahlaklı insanlar olmamızı ister ve bunları isterken eminim ki cinsiyet ayrımı yapmadan hepimizden aynı şeyleri ister. Dünyadaki tüm sorunlar insanların vicdan eksikliğinden kaynaklanır, türban takınca vicdanlı insan olacaksın diye bir kural yok, takmayınca da cezalandırılmayacağından emin ol, çünkü sen vicdanlı bir insan olacaksın ve Tanrı önce bunu önemser..." şeklinde mi cevaplasam kızımı..

En son düşündüklerimin en iyi cevap olacağına karar verip, kızıma bu şekilde açıkladım olayı. Ama son cümlemi söylerken kızım koşa koşa yanımdan gitti ve kardeşinin elindeki kartları alıp, "Hadi oynayalım.." dedi. Eee oyun hayatta herşeyden daha önemli onun için, kızımın o saf yüreğinde en azından bir kelime nakşedebilmişsem ne mutlu bana ve umarım o kelime "vicdan" olmuştur...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ya anlatamadım ya da anladığınızı anlamadım. Kişisel demiyorum, kişiselleştirilmiş, yani sanki nasıl insanlardan bir kişi olarak bahsediyorsak, tanrıdan da kişi olarak bahsediyoruz oysa farklı tanrı anlayışları da var, panteizm panenteizm gibi filan, onu demek istemiştim.

Erdal Aydın 
 06.11.2010 11:28
Cevap :
merhaba... "kişisel bir tanrı inancı" tamlamasını kullandığınız için sanırım yanlış anladım.Teşekkürler. Saygılar.  08.11.2010 11:35
 

Yazınızdaki duyarlılık çok yüksek. Nasıl bir ülke geleceği ile karşı karşıya olduğumuzu da satır arasında anlatıyor. Ancak yazınızla ilgili şunu söylemek gerekir. Yazıda tanrıyı kişiselleştirilmiş tanrı olarak kabul etmiş görünüyorsunuz. Oysa tanrı inancı sadece kişisel bir tanrı inancından ibaret değildir. İnanç konusundaki yaygın ama yine temelsiz kabüllerden biri de kişisel tanrı anlayışıdır.

Erdal Aydın 
 04.11.2010 13:06
Cevap :
Yorumunuz için teşekkürler. Tespitiniz doğru, benim için tanrı inancı kişiseldir ve bu inancı sağlam temellere oturttuğumu düşünüyorum.Bu sonuca varma nedenim ise toplumsal dayatmaların benim akıl ve mantığımdan daha önde olmamasıdır, zira Tanrı insanların ya da toplumların istediği yöne çekebildiği bir kurallar bütününü bize dayatmak isteseydi bize akıl ve muhakeme yeteneği vermezdi. Doğal ve evrensel anlamda etik olana inanmak bana daha mantıklı geliyor. Saygı ve selamlar...  04.11.2010 16:05
 

"Ben türbanı çocukluğumdan beridir takıyorum. Eğer takmazsam kendimi çıplak hissederim. Bizim başörtüsüne özgürlük istememiz suç mu? Neden karşı çıkarlar anlamıyorum. Ama onlar da Allaha karşı geldiklerini bilmiyor. Beni kabul eden böyle etsin. Açılıp da günaha girmemi beklemesin." Şaka bir yana başörtüsü bence özgürlüğü değil esareti temsil ediyor. Saygılar...

Ali Haydar ÖZKAN 
 27.10.2010 15:39
Cevap :
Gülümseten yorumunuz için teşekkürler Ali Haydar bey.Selamlar...  28.10.2010 23:07
 

Size aynen katılıyorum.Türban kadının özgürlüğünün elinden alınmasıdır.Kadınların ne kadar çok sorunu var.Hiç birisi tartışılmıyor.Yalnız türban konusu.Isıtılıp ıslatılıp önümüze konuyor.Bıktık artık bu konudan.Yeter demek geliyor.Sevgilerimle...

yurttabirgül 
 21.10.2010 19:16
Cevap :
yeter desekte sesimizi pek kimse duymuyor ne yazıkki, değerli yorumunuz için çok teşekkürler, selam ve sevgiler...  25.10.2010 13:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 47
Toplam yorum
: 50
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 776
Kayıt tarihi
: 17.10.09
 
 

Yaşıyorum, yaşadıkça öğreniyorum, öğrendikçe düşünüyorum, düşündükçe çözümlüyorum, çözümledikçe y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster