Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Kasım '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1016
 

Türban ve çarşaf düğümü

Türban ve çarşaf düğümü
 

timesonline.com


Ülkemizde insanların kılık kıyafetleri niçin gündemi meşgul ediyor?

Türban ile kimler uğraşıyor?

İnsanlar niçin kılık kıyafetlerini değiştiriyorlar?

Kılık kıyafet ayrımına kimler karşı?

Osmanlı zamanında giyilen kılık kıyafet doğuya has veya kendine özgü idi. Bilinen anlatımla, kadınlar çarşaf, erkekler fes, takke, şal, cepken, şalvar giyerlerdi. Bunları zamanının belgesellerinden görmekte ve bilmekteyiz.

Bu kıyafetlere, günümüzde, çağdaş bir bakış açısı veya batılı gözü ile bakıldığında, görünüm değişik gelmektedir. Diğer yönden geleneksel bir bakışla düşünüldüğünde, kültür olarak değerlendirilebilir.

Kıyafette yapılan değişikliğin nedeni, batıya dahil olmak veya ona ‘yadırgı’ kalmamak amacıyla, önce kıyafet, sonra düşünce ve davranış değişikliği yaratma fikriydi.

Yıllarca, ne düşüncemiz, ne de davranışımız değişebildi batılı anlamında. Değişim, yarım yamalak ham kaldı. Aslında batılı da başından beri bizleri kendi gibi görmedi, içine de kabul etmedi.

Ülkemizde, oranı zamanın durumuna göre değişen, batıya ve batılılaşmaya karşı her zaman bir muhalefet grup olmuştur. Siyasi örgütlenme içinde olan bu grup, kılık ve kıyafet tepkisiyle bunu göstermiş ve büyük taraftar da bulmuştur. Buna en büyük neden, Batı'nın Türkiye’yi dışlaması ve Batı karşıtı grubun bunu fırsat olarak kendi açısından iyi değerlendirmesidir.

Kapalı kıyafet denilen türban ve benzerlerini giyinen insanlar arasında, iktidar yanlısı görünmek isteyenler, samimi olarak İslam’ın örtünmeyi istediğine inananlar, kendisini örtü ile daha güzel, daha moda bulanlar, Atatürk ve düşüncelerine karşı olanlar bulunduğu ifade edilebilir.

Kılık ve kıyafeti sürekli gündemde tutmak isteyenler ise; kıyafet üzerinden kendilerine siyasi ‘oy’ sağlama hesabı olanlarla iki grup arasında olası bir çatışmadan çıkar sağlayacaklar olarak açıklanabilir. Bu konuyla ilgili olarak gelişen bir sektörü ‘tesettür’ de unutmamak gerekir.

Kılık kıyafet içinde türban ve çarşafa karşı olanlar; kadın haklarında geriye gidişten korkusu olan ve kendini bilinçli sayan kesim ile Anayasa ilkelerinden ‘laiklik’ tavizi verileceğinden endişesi olanlar, örtünün veya kafesin içinde hapsedilmiş bir kafanın içindeki beynin geniş düşünemeyeceğini savunanlar, siyasi simge olarak kullanılıp belli siyasi sınıfın devleti ele geçireceğinden kuşku duyanlar olarak sıralanabilir.

Sonuç olarak, türbanın ve son zamanlarda çarşafın, Türkiye gündemini çok aşırı meşgul etmesi, gereksiz tartışmalara yol açması.

Ayrıca dillerinden; terör, ekonomi, teknoloji, eğitim, sağlık, üretim, siyaset, demokrasi, sanat, uygarlık, bilinçli tüketim, verimlilik, istihdam, paylaşım, sosyal adalet söz ve tartışmalarının eksik olmayacağı kişi, kurum ve kalemlerin çarşaf ve türbanla düğümlenmeleri.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Katiliyorum, türban ve çarsaf tartismalariyla daha önemli seyleri gözden kaçiriyoruz. örnegin küresel isinma, çöllesme, su ve kirlilik sorunu, erozyon, insanlari cehalete ve sefalete sürükleyen bir nüfus artisi, yenilenebilir enerji kaynaklari, 0-enerji evleri.... Bunlar çok daha önemli konular.

Mustafa Tümener 
 28.11.2008 14:00
Cevap :
sayın Tümener, konuyu tamamlayıcı yorumunuza içten teşekkür ederim.  28.11.2008 20:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 498
Toplam yorum
: 466
Toplam mesaj
: 149
Ort. okunma sayısı
: 1520
Kayıt tarihi
: 12.08.07
 
 

Öğretmen Okulunu ve İktisat Fakültesi Kamu yönetimi bölümünü bitirdim, eğitimciyim, İyi derecede ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster