Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Eylül '12

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
2076
 

Türbanı engelleyen profesöre hapis cezası

Türbanı engelleyen profesöre hapis cezası
 

Resim atillaatalay.blogspot.com alıntı AŞK TEKAÜTLERİ SEVER


13. Eylül 2012 Milliyet. Com. tr “Gündem” haber

“Yine hortladı” Tatsız tuzsuz temcit pilavı…

İzmir profesör Ege üniversitesi; türbanlı öğrenci gibi sözcüklerle kimsenin oltaya, gelmesi beklenemez.

Türbanın; nereden nasıl geldiğini bilmiyorum; ama artık aramızda.

İnsanın gözü her şeye alışıyor; bir süre sonra görmez oluyor.

 Yeterince çalıştı, tozu dumana kattı.

 Tekaüt olduğunu sanıyordum.

Huzursuzluk çıkarmak isteyenler: Daha güncel daha dramatik daha etkili bir şeyler bulmak zorundalar. Türban konusu cazibesini yitirdi, bayatladı.

Türbanlı öğrenci resmini çekmenin bedeli iki yıl hapis cezası!

Profesör: Çektiği resimleri nerede kullanmış; resim çekmek türbanı nasıl engellemiş?

İkazları fayda etmeyince kamerasına mı sarılmış?

Öğretim görevlisinin suçlu parmağını kim kesmiş?

Kanunlarımız, paragraflarımız, adaletimiz…

Hani onların kestikleri kanamaz, acımazdı…

Hal böyleyken; haberi okurken; yüreğim neden sızlıyor?

Sızlıyor; çünkü ülkemin insanları birbirlerine tahammül edemez oldular. Onları birbirlerine düşürmek çok kolaylaştı.

Dalgalı düz kıvırcıklarla flört eden; onları alenen okşayan; yemeniyi severim. İşveli oyalıdır.

Toplu iğneli, bereli, birkaç katlı türban bana yabancıdır.

Yabancıdır diye yabanileşemem; varlığını inkâr edemem lâkin gündemi işgal etmesi için hiçbir neden olmadığını savunurum.

Başta taşınıyor olması; ön sıraları işgal etmesi gerekir anlamına gelmemeli.

“Milleti birbirine düşürendir” imajından kurtulması için neler yapılmalıdır?

İki yıl ceza: Neye hizmet edecektir?

Benim de bir fikrim var.

Soran olursa söylerim.

14 Eylül 2012 Cuma

Alev Meisel/ Berlin

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bir profesorun isini gucunu birakip dindar kizlari fisleme ve engelleme çabasi içine girmesi acinilacak bir durumdur, bu din dusmanligi ve fisleme yakin tarihimizin karanlik sayfalarindandir ve demokratik ortamda olmamasi gereken davranislardir herkes digerinin inançlarina ve giyimine kanunlar çerçevesinde saygi gostermek durumundadir

Demokrasi Penceresinden 
 20.09.2012 13:15
Cevap :
Merhaba, sayfama hoşgeldiniz Demokrasi Penceresinden.  20.09.2012 19:34
 

konuyla ilgili söylenecek çok şey yok,dediğiniz gibi temcit pilavı misali ısıtıp ısıtıp gündeme getiriyorlar,nerde eşit hoşgörü? nerde eşit anlayış? saçına toka takan,şapka takan üniversiteye girebiliyorda türban takana neden hoşgörü yok? dipnot: resim çekilmez,çizilir.Doğrusu fotoğraf çekmektir.Blog yazıyorsanız küçük bir hatırlatma yapayım dedim:)

seyma ozturk 
 18.09.2012 15:14
Cevap :
Merhaba Şeyma Hanım, 20 Eylül 2012 tarihli "Işıkla çizmek" adlı yazımı okuma fırsatınız olursa " İyi niyetinizle yapmış olduğunuz uyarınızın gereksiz ve doğru olmadığını göreceksiniz" Yorum yapmadan önce bir araştırma yapmış olsaydınız... Sözünü ettiğiniz hoşgörü eksikliğinin bir nedeni de derme çatma kulaktan dolma bilgilerle iletişim kurmaya çalışmaktan geçiyor. İçiniz rahat olsun; yazı: Bünyesinde doğru olmayan bilgi barındırmıyor. Her işte bir hayır vardır derler doğrudur. "Resim çekmek ile fotoğraf çekmek arasında bir fark olmadığını öğrenmiş olduk" Sayfama hoşgeldiniz, selamlar.   23.09.2012 10:56
 

Gene ben:)))...Türkiye'deki "hukuk" dahil bir çok kurum çoktan "güvenilir'liğini" yitirmiştir...Bu olayda Sayın PROF'u haklı gördüğüm için bunu söylemiyorum,tabii ki,bu genel bir görünü artık...bir "devlet" olarak T.C "güvenilir" değildir benim gözümde...Sadece Hatay'daki olayları ve Dış Politikayı izlemek bile bu sonuca ulaşmayı kaçınılmaz kılıyor...Çin!de gazetelerde yer alan Hatay'daki olaylar burada halktan gizlenmeye çalışılıyor...en güvenilmez kurumların başında da Türk Medyası geliyor...Güneşi yalaka tükrüğüyle sıvamaya çalışan bir medya...güzel bir gün olsun,geçmiş olsun...eyvallah...

nedim üstün 
 18.09.2012 7:56
Cevap :
Siz hep uğrayın yanımızda olun kendimizi terkedilmiş gibi hissetmeyelim. Yabancı medya ile yerli malı; aynı olayları farklı olarak ele alıyor. Neden bunları hak ettim diye önce kendime sorarım; yolunda gitmeyen işler olduğunda...Mutlak benim de payım olduğunu görürüm. Önce iyi niyetimi kullanırlar sonra verdiğim ikinci bir şansı; kindarlık gütmediğim için yapılanı unutmasam da üzerinde fazla takılmamaya gayret ederim. Pişman olduklarına inanırım...Kontrol etmeyi gevşetirim. Bile bile lades...Memleket meseleleri de buna benzer tarzda yol alıyor ama doğru olan bu değildir. Yapılan hatalar kolay kolay tamir edilemez duruma geldiğinde bazı komşularımızı sollarız. Korktuğumuz başıma gelmez diye bir kural kaide yok ki...Sevgiler selamlar saygılar.   23.09.2012 11:44
 

Sayın Alev hanım, hayal kırıklığınızı anlamış değilim. Cezalar bir insanı kesin değişime uğratamaz görüşünüze katılmamla beraber şu bir hakikat ki dünyanın her bir yerinde toplumsal barışa ulaşmak icin ilk önce adalet gecikmelide olsa yerine gelmesi gerekir. Ülkemizde 1991’den 2008’e kadar süren üniverstelerde başörtüsü cezası yüzünden yüz binlerce kızlarımızın okuma özgürlüğünü elinden alan bir zihniyeti temsil eden bu talihsiz prof bizim gibi kadınları o kadar eğitimden mahrum bir memlekette sizde bir bayan olarak hicmi bir ceza hak etmiyor?

Necmettin Kadi 
 16.09.2012 20:49
Cevap :
Merhaba Necmettin Bey; bana yöneltmiş olduğnuz sorunuza gönül rahatlığıyla hayır diyebilirim çünkü öğretim görevlisi: Görevini yerine getiriyor. Kafasına eseni yapmıyor, mevzuata göre hareket ediyor. Düzeni değiştirmenin yolu emir kulu bireyleri cezalandırmaktan geçmemeli. Başörtüsü( belirli bir tarzda başörtüsü):İnancın belirtisi kanıtı vs. olmaktan ziyade "siyasi" bir akımın simgesi haline getirildi belki de bu yüzden insanlar huzursuz ve endişeli...Onların açısından baktınız mı? Empati yapabildiz mi? Korkuları bertaraf edebilmek için katkılarınız oldu mu? Bu sorular sadece şahsınıza yönellik değil Necmettin Bey; İran dibimizde ve çok ürkütücü bir tablo çiziyor ve bu örneğin ülkemize yerleşmesini istemeyenler var. Katkınız: Düşüncelerimi daha şeffaf bir şekilde dile getirmeme yardımcı oldu teşekkürler. Selamlar.   23.09.2012 11:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 584
Toplam yorum
: 2445
Toplam mesaj
: 327
Ort. okunma sayısı
: 832
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Dinleyenin olmadığı yerde anlatmanın önemi! Nasıl YAZAN oldum. 'Yalnız doğar, yalnız göçer' eskile..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster