Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ağustos '13

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
719
 

Turistler, "kırmızı elbiseli kızı," sergide tanıdı

Turistler,  "kırmızı elbiseli kızı,"  sergide tanıdı
 

Karma resim sergisinden.


 

 

 

“Cunda” deyip de geçmeyin. Burada kokuların daniskası yaşanır. Kararmış tahta masalardaki şarap gibi. Ev şarapları, daha bir yudumunda çarpar insanı.

Cunda da sokaklar papalina kokar, Zeytinyağı kokar, lağım kokar, üstelik de tarih kokar demiştik.

Evet Cunda da bir şey kokmaya görsün. Ardı arkası kesilmez. Cunda’yı şimdi yepyeni kokular sarmağa başladı. O memlekette tarih  de kokuyorsa, onun yan ürünleri olan sanat da kokar. Bunu demek istedik. Kıymetli eserler, kıymetli ellerde sergileniyor bu günlerde.

Bir karma sergi gördük. Gülbün Tuncel Keçeli’nin vitrayları, görülmeğe değerdi. Kendisi  İstanbul Üni. Antik Yunanca bölümünden mezun. G.Washington Üni. Davetli sanatçı olarak vitray gösterisine katıldı. Muhtelif yerlerde sergiler açan sanatçı, Ayvalıkta kişisel bir sergi açtı. Çalışmalarını İstanbul ve Cunda’daki atölyelerinde devam ettiriyor.

Gülbün hanıma sorduk. Yanıtladı. Şöyle ki: “Türkiye’de vitray, yerini bulamadı. Vitray yerine şimdi, cam tuğla kullanılıyor. Tarihimizdeki yapıtlarda vitray, alçılı olarak yapılmış.” Diyor.

Sergideki  diğer fotoğraf sanatçısı Zeynep Başkurt. Kendisi esasında mühendis. Bir gün eline fotoğraf makinesi geçiriyor, o gün bu gün resim çekmede uzmanlaşıyor.  2  yıllık açık öğretimi de bitiriyor bu arada.

Sergilediği fotoğrafta en bariz özelliklerde, bir parça kolaj kokusu var. Bu birkaç resmi bir araya getirme sanatında, epey yol almış sanatçı. 7 nci sergisi.

Gülgün Hakdal’a gelince. Sempatik bakışlarıyle o da vardı karmada. Çalışmaları tamamen doğal. Bir doğa aşığı her zaman. Pılıyı pırtıyı toplayıp geldiği için. Memnun. Yüzündeki  kesintisiz mutluluk çizgileri hep diri. İçinin mutluluğunu, fırçasına anında verebilen nadir sanatçılarımızdan. İçtenlik, onun ana teması.

Emine Berkan, her zamanki gibi kalender. Resimlerinde de var. Ama, manalı tarafından yakalıyor konuyu. Sergisindeki resimler bunu söylüyor size ayrı yeten. Sergilediği resimlerde minimalist bir anlayış düzeneği var. Kendi kendine teknikler geliştirmiş. Bir takım eklemeler ve bindirmeler.

Burası  yazın iğne atsanız, bir asır sonra bulunabilen, kışın ise in ve cinlerin tek kale maç yaptıkları bu tatil adasında, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor resim. Resim, bir hafta sonra sona eriyor.

Abdullah Beyin orada olması, sergiyi mana katmış. Gezi’nin ünlü kırmızılı elbiseli kadını da var sergide. İlgi görmeğe devam ediyor. Abdullah Şengörenoğlu haklı bir övgüyü hak ediyor. Birbirine yapıştırma figür kargılar neredeyse konuşacak. Nefes alıyorlar gibi sanki. Sergide bu kırmızı elbiseliyi tanıyan turistler bile, kızcağızı çembere alıp ilgi alanı yarattılar

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1616
Toplam yorum
: 3879
Toplam mesaj
: 498
Ort. okunma sayısı
: 901
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster