Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Turist Rehberi Sinan Tortum

http://blog.milliyet.com.tr/turistrehberi

04 Şubat '07

 
Kategori
Turizm
Okunma Sayısı
811
 

Turizmde özeleştiri zamanı geldi: rehberler, otelciler, turizm kaptanları, acentalar ve esnafa çağrı

Bloğumun tanıtım yazısında, Türkiye’de turist rehberi olarak olaylara "iddiasızca" yaklaşacağımı belirtmiştim. Sektörüm turizm olduğu ve bu sektördeki olayları birebir yaşadığım ve gözlemlediğim için, Irak’ın durumu veya ihracatımızın durumu hakkında konuşmak veya yazmaktansa, sektörümdeki problemlere değinmekle daha yararlı olacağıma inandığımdan, sırf yazmak için değil içimi boşaltmak ve katkı yapmak amacıyla turizm diye çırpınıyorum. 80’li yılların ikinci dönemi ve 90’lı yılların ilk döneminde atağa kalkan Türk turizminin son dönemde sıkıntı yaşadığı gerçeğini tespit etmemek imkansız...

Rehberliğini yaptığım acentalara gidiyorum, büyuk bir sıkıntı yaşandığını gözlemliyorum. "Alışverişten kazanırız" temelli fiyat vermeler ve zararına yapılan işler, ve artık acentalar, "parayı döndürme" temelli çalışıyor. Piyasaya borçlanmalar, vergi borçları vb. zorluklar altında eziliyor acentalar.... Otelciler memnun değil, düşük fiyatlarla, “herşey dahil”e dayanan işletmecilik; yenilen yemeğin, içilen içeceğin kalitesi düşmüş, çalışan da kış sezonunda işsiz... Rehberler arası yapılan istatikler aslında gösteriyor ki, turist rehberliği asli meslek olmaktan çıkmışdurumda. İşitiyorum, rehberler, bütçelerini dengeleyebilmek için, evlerinden çıkamaz hale gelmişler. Turizme çalışan esnaf, ayakta kalmak için direniyor. Turizm kaptanları da "ucuzcu turist" ten şikayetçi. Kısacası, bence turizmde durum vahim, turizmden geçimini sağlamaya çalışan kitlenin büyük kısmı, mutsuz ve umutsuz.

Suçu, 11. Eylül, Irak, kuş gribi, karikatür krizine bağlıyoruz. Oysa, biz turizmin ana aktörlerinin bunda hiç mi sorumluluğu yok? Gelin hep birlikte bir özeleştiri yapalım.

Turist rehberleri, kendilerini geliştiremediler, bölgesel rehber olarak kaldılar. Örneğin, İzmir-Kuşadası çıkışlı turlarda çalışan turist rehberleri, Pamukkale- Efes-Bergama’nın kurdu oldular, İstanbul, Çanakkale- Şehitlikler, Kapadokya turları kendilerine teklif edildiğinde titremeye, bu turlardan kaçmaya yöneldiler. Turist rehberleri, asli işlerinden daha çok deri-halı-kuyum-pazarlamacısı olmayı ön plana çıkardılar. Oysa ki, internet ortamının sunduğu olanaklar ile de, tecrübeli turistler "satış" ağırlıklı turlar konusunda seyahat edenleri uyarmaya başladılar, önce adamakıllı tur istiyorlar. Turizm kaptanları, turist rehberlerini satış yerlerine girmeye ikna ederek, "ayakbastı" parasını almaya yöneldiler. Beklediği bahşişi alamayıp, turistlerin bavullarını yerlere atmak gibi ekstrem örnekleri yaşadık ve duyduk. Acentalar, mevcut aşırı rekabet ortamında yaratıcı olmak yerine düşük, zararına fiyatlar vermek durumuna düştüler. Otelciler, arz-talep dengesini bozacak şekilde yanlış yatırımlara gittiler. Esnaf, hesabını iyi yapmadı, hanutçuluğu teşvik etti. Sayısı ihmal edilemeyecek kadar turisttten esnaf ve çığırtkanların rahatsız edici davranışlarından şikayetler geliyor.

İşte, Türk turizmine sektörün içinden bakarak benim gözlemlediğim ve yaşadıklarım bunlar. "İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batırmak" herhalde yerinde bir deyim olsa gerek.

Sinan Tortum

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Neden herhangi bir yerli acenta ile o tatili almayı tercih etmiyorsunuz?Münferit takıldığınız sürece fark ödemeye devam edeceksiniz.Bunun milliyetinizle yahut konustugunuz dille alakası yok.Ayrıca bircok yerli firmanın çok uygun fiyat ve ödeme secenekleri ile sundugu paketler var.Ama siz yok derseniz dersiniz ama faturayı da ödersiniz.

Emef 
 06.02.2007 14:14
 

Turizmin bu duruma gelmesi beni genel olarak üzse de özel de sevindirmiyor değil.Çünkü muhterem turizmcilerimiz yabancı turiste dört yıldızlı otelde 8 euroya herşey dahili büyük bir mutlulukla sunarken, yerli turiste gelince bu rakam 70 eurodan başlıyor. Savunmaları ise kışın aynı ücretlerin yerli turist için sunulduğu. Bundan daha mantıksız bir savunma olabilir mi? Yani biz ölü sezonda çarkı döndürecek stepneleriz öyle mi? Ben bodruma temmuzda gitmek istiyorum, ocakta değil! Kendi ülkemizde ikinci sınıf insan muamelesi görmek bu olmalı. Dolayısıyla turizmcilerin içine düştüğü darlık, ikinci sınıf bir insan(!) olarak şahsımı fazlasıyla memnun etmektedir. Hatta "daha beter olsunlar ki, tatil sunmak için onlar bizim ayağımıza gelsinler "şeklinde düşündüm. Yine hatta bu düşüncemi arkadaşlarımla paylaştım, onlar da aynı şeyleri düşündüklerini söylediler. Sonraki yazılarınızda bu yaraya da parmak basarsanız sevinirim. Teşekkürler.

tenbihname 
 05.02.2007 0:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 19
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 4174
Kayıt tarihi
: 27.12.06
 
 

Norvecce-Ingilizce Turist Rehberi olarak, yaşadıklarımı, düşüncelerimi ve özlemlerimi iddiasızca ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster