Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Mart '07

 
Kategori
İnsan Kaynakları
Okunma Sayısı
658
 

Türk, öğün, çalış… ama geleceğine fazla güvenme…

Türk, öğün, çalış… ama geleceğine fazla güvenme…
 

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) bir araştırma yapmış. Bu araştırmanın sonuçları oldukça çarpıcı. Birincisi, ülkemizdeki işsiz sayısı son on yılda nerdeyse ikiye katlanmış. İkincisi ve yeni olan sonuç ise 35 yaşın üzerindeki işsiz sayısının ülkemizde daha hızlı arttığı yönünde.

Ben buna çok şaşırmadım. Çünkü ülkemizdeki kurumlar ne yazık ki deneyime ve liyakata değer vermekten hala çok uzak bir görünüm sergiliyorlar. Açın hafta sonu yayınlanan insan kaynakları eklerini inceleyin. Yayınlanan ilanların pek çoğunda, hem de anlı şanlı kurumlar tarafından, görev için yaş sınırı konulduğunu görürsünüz. 30 yaşını aşmamış pazarlama müdürleri, 40 yaşından gün almamış işletme müdürleri gibi ifadelerle karşılaşırsınız.

Yorumu hukukçuların yapması daha yerinde olur ama, benim görüşüme göre bu ifadeler anayasanın “eşitlik” ilkesine düpedüz aykırı değil mi? Hadi bunu geçelim, mantık da son derece sakat. Siz 29 yaşındaki müdür adayından 31 yaşındaki müdür adayına göre daha fazla ya da farklı hangi özellikler bekliyorsunuz? Bu yaş sınırını hangi mantığa dayanarak koyabiliyorsunuz. Niye 33 değil de 30? Sanki pazardan kurbanlık koyun alıyormuş gibi…

Hadi, bedene dayalı işlerde durum biraz anlaşılabilir. Peki, tümüyle beyin gücüne, bilgi ve beceriye dayalı işlerde yaş sınırlaması neden? İnsanlar zaten 22-23 yaşına kadar bir diploma peşinde koşturmuyor mu? Erkekler için askerlik görevi filan derken yaş bir bakmışsın 25 oluvermiş. Eğer çok boşta beklemeden zamanında bir iş bulup ta bir 10 yıl kadar çalışarak 35 yaşına geldiğinizde, tam “olgunlaştım”, “piştim” diyemiyorsunuz. Artık birikiminizi ve deneyiminizi konuşturabileceğiniz yeni görevler, terfiler beklemek şöyle dursun, elinizdeki işi yitirmek korkusu sarıyor. Ya benim yerime daha genç (ve tabii ki daha düşük ücretli) birini alırlarsa?!..

Üstüne üstlük, emeklillik yaşının sendikalarca “mezarda emeklilik” olarak nitelenen 65’li yaşlara kadar çıkarıldığı bir ülkede, 35 yaşında işsiz kalan vatandaş bu durumda ne yapacak? Artık bir lokma, bir hırka öğrencilik günleri gibi de kolay değil yaşam. Belli bir düzen kurulmuş, istemesen de yaptığın harcamalar var, daha çocuklar okuyacak vs. Değirmenin suyu birden kesildiğinde bu insanlar bunalıma düşmeyecekler mi?

Türk, öğün, çalış… ama geleceğine fazla güvenme… Durum özetle bu.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu güzel yazıya gelen Burçin sütçü´nün yorumuna katılarak yazıyorum.Çok iyi niyetle,evlendikten sonra canlarımın eğitimini garantileyip,okuyarak iş hayatına atılmak için yola çıktım.Şu anda,işsiz kalıp körelmektense yüksek lisans yapmak isterken,II.dönem harç temin edemediğim için diplomam çekmecede,ben evde çürüyen hayat yaşamaya bıraktığım yerden devam ediyorum.Varın son durumumu siz tahmin edin,nasıl çekilir bunca özverili yıldan sonra böyle yaşamak?İş başvurusunda CV´mi gören işverenler önce takdir ediyor,sonra yaş nedeniyle işe alamıyoruz diyor.Oysaki benim okuyarak yaşlandığımı anlayan yok!Bilgiye önem verdiğim için,çalışırken daha verimli olacağım düşüncesiyle önce Üniversite okudum.İşsiz kalınca da,bu düşünceyle hareket etmenin ütopya olduğunu anladım.Çünkü,eş,dost,yakın akraba,partidaşlar dururken,bizi kim kaale alır?sorusuyla yüzyüze geleceğimi düşünemedim.Bilgilerimizi hayata uygulayarak çalışıp yeni bilgiler edinerek yaşamak için verdiğim uğraşın adı KALİFİYE Eleman olmaktr

hatice yilmaz 
 22.03.2007 2:08
 

Size daha ilginç birşey söyleyeyim mi? Bu anlattıklarınız tam doğru olmasına rağmen işverenlerin kendi içlerinde çelişen bir durumları da var. "Kalifiye eleman bulamıyoruz" Açın bakın tüm insan kaynakları bölümlerinde bu dertten muzdarip olduklarını söylüyorlar. Demek ki şöyle oluyor; 3 yaşında ilkokula gidersek ve o günden iki yabancı dil öğrenirsek Hazırlık okumayacağımızı düşünürsek 22 yaşında askerlik bitmiş yüksek yapmış oluyorsunuz. Yükseği Amerikada yapacaksınız. Tabi sadece çalışmak ve okumak yetmez. Bir de biryerlerin gençlik bölümünde görev alacaksınız, hobi geliştireceksiniz. En çok 5 yıl deneyim istiyorlar (hem de müdürlük görevine, nasıl yetecekse) 5 yıl da üst düzey yöneticilik yapacaksınız. Nasıl becerirsiniz onu bilemem, yapacaksınız ve 28 yaşında istediğiniz firmanın insan kaynakları bölümüne "başvuracaksınız" Tüm bunlar bile sizin o görevi kabul edebileceğinizi garanti etmez ama belki dertlerine çare, melhem olur. Sevgilerimle,

Burçin Sütçü 
 21.03.2007 13:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 29
Toplam yorum
: 46
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 3575
Kayıt tarihi
: 22.02.07
 
 

Uçak yüksek mühendisiyim. Evli ve 2 çocuk sahibiyim. Okumayı, yazmayı, gezmeyi, görmeyi, yeni şeyler..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster