Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Kasım '08

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
736
 

Türk Devrimi "Gardırop Devrimi" mi?

Türk Devrimi "Gardırop Devrimi" mi?
 

BAŞLARKEN :

"Türk Devrimi'nin giyim kuşam düzeltimi" başlığını taşıyan bir önceki bloğumda "şapkanın giyilmesinin kolay gerçekleştiğini ama benimsenmesinin çok uzun zaman aldığını" söylemiş; bunda "Atatürk'ün bu eylemine karşı Müslüman ülkelerden gelen tepkilerin de etkili olduğunu" ilave etmiştim.

Bu bloğumda da, hem bu konudaki tepkileri hem de "giyim kuşam konusunda kadınlar için nasıl bir uygulama yapıldığını" ortaya koymaya çalışacağım.

GİYİM KUŞAM DEĞİŞİKLİĞİNE MÜSLÜMAN ÜLKELERDEN GELEN TEPKİLER.

Mart 1926'da Mısır Krallığı İslam Dini Başkanlığı adına çıkarılan El Ezher Üniversitesi Rektörü ile Mısır Şeyhülislamı'nın imzalarını taşıyan bildiride bu tepki en açık bir şekilde görülmektedir. Bildiri şöyledir:

"Şurası açıktır ki, onun kıyafet şeklini benimseyerek bir gayrimüslime benzemek isteyen bir Müslüman, sonunda onun inanç eylemlerinde de izlediği aynı yolu tutacaktır Bunun içindir ki, başkasının dinine eğilimi ve kendisininkini küçümsemesi dolayısıyla şapka giyen kimse, Müslümanların oybirliği halindeki kanısına göre kafirdir...Başka ulusunkini benimsemek üzere, insanın kendi ulusal giyinme tarzını terketmesi, bu taklit arzusu, kendi milliyetimizin ortadan kalkmasına, kendi özdeşliğimizin onlarınki içinde yok olmasına - ki bu zayıfın kaderidir- yol açabileceği zaman ahmaklık değil midir?(1)

Mısır Krallığı'nın onayı ile yayımlanan bu bildirinin, giysi düzeltimi konusunda etkisi kesinlikle vardır. Bugün dahi, genelin dışında pek çok insanımızın aynı düşüncede olduğunu söylemek yanlış olmaz diye düşünüyorum. Atatürk, bir önceki bloğumda da belirttiğim gibi, bu konudaki kararını sert bir biçimde ortaya koymuştur ama, yine de aşırıya kaçmamış ve bu değişikliği yasaya bağlamıştır.

Ara Not-1 : Büyük Petro, Ortodoks Ruslara kalpak yerine şapka giydirebilmek için Moskova şehrinin etrafını topçu bataryaları ile çevirmişti.(2)

Atatürk, şapka giyilmesi için bazı yasal önlemler dışında güç kullanmamıştır (Büyük Petro'nun yaptığı gibi ya da benzeri) ama, O'nun kesin kararı yeterli etkiyi göstermiştir.

Örneğin, başında şapka ile İstiklal Mahkemesi'ne gelen bir gazeteciyi huzurundan kovan Ali Bey(Çetinkaya), Kastamonu'dan Ankara'ya dönem Mustafa Kemal'i başında şapka ile karşılamıştır.(3)

KADIN GİYİM KUŞAMINDA YASAL DÜZENLEME YOK :

Atatürk, erkek kıyafetine yönelik eleştirilerini kadın kıyafetlerine karşı da göstermiştir. Ancak bu konuda yasal bir zorlamaya gitmemiştir. Türk toplumunu iyi tanıyan ve büyük bir gerçekçi olan Atatürk, dinsel temaya dokunduktan sonra(laiklik, din eğitimi, tekkeler ve zaviyeler, vb.) bir de insanın ve ailesinin, "namahremine" yasa zoruyla müdahale edilmesini istememiştir. Kimbilir, belki de bunu tehlikeli saymış da olabilir.

Ara Not-2 : Afgan Kralı Emanullah Han'ın düşmesi üzerine Atatürk'ün , " Ben ona bu konu (kadınların açılması) ile fazla uğraşma demiştim" dediği anlatılmaktadır.(4)

Washington'daki "Ortadoğu Araştırmaları Örgütü"nün, 6-9 Kasım 1980 tarihinde toplanan 14. yıllık toplantısında "Türk Kadınları ve Reform" adlı bir bildiri sunan Sandra C.Danforth da; kadınlarla ilgili reformların bir bölümünün başarılı olmasına karşın birtakım reformların, Atatürk'ün yaşamı sırasında başarıya ulaşmamış olmasının nedenlerini, toplumda ailenin ve kişilerin özel yaşamlarının, devrimlere karşı direnme göstermesinden ileri geldiğini ifade etmiştir.(5)

DEĞERLENDİRME :

İslamiyet, teknolojiden kaynaklanan pek çok modern araçların kullanımını kabul etmekle beraber(Şu bilgiyi de araya sıkıştırıvereyim; Osmanlı döneminde binalara ve camilere "paratoner" konması için Şeyhülislam'dan "dini bir sakınca yoktur" şeklinde bir fetva çıkarılmasının istenmesi de bir gerçektir), kişinin ve toplumun İslami kurallarla çevrili yaşam tarzındaki batı benzeri değişikliklere hoş bakmamaktadır. Bu nedenle de, kadının çarşaftan sıyrılması, fes yerine şapkanın giyilmesi kadar kolay olmamıştır. Büyük şehirlerde, eğitimli sınıflar arasında zaten benimsenmiş bulunan çarşafsız gezme adeti, diğer yerlerde, eğitim ve düşünce değişikliğine paralel olarak yavaş bir gelişme göstermiştir.

1935 yılında, Halk Partisi'nin bir kurultayında, çarşafın yasaklanması için bir teklif yapılmış ve o zaman bile hiçbir harekete geçilmemiştir.(6)

SONUÇ :

Atatürk değişim eyleminin temel felsefesini kavrayamamış olanlar tarafından, aceleci bir değerlendirme ile "gardırop devrimi" olarak nitelenen ve bir anlamda küçümsenen "giyim kuşam düzeltim hareketi" de, aslında devrimci bir düşünceyle "yazı değişimi", "dilin arılaştırılması" gibi bir uygarlık değiştirme hareketi niteliğinde görülmüş, dinsel ve geleneksel Doğu kültürü ve yaşamı ile ilginin kesilip çağdaş uygarlığa katılımın bir aracı olarak kullanılmıştır.

cdenizkent

(1) M.Canard, "Coiffure Europenneet Islam", Annalet de I'Institut de Etudes Orientales, Cezayir, VIII. 1949-50, ss.200-229'dan Bernard Lewis, Modern Türkiye'nin Doğuşu, 1988, s.269

(2) Falih Rıfkı Atay, Çankaya, s.430

(3) A.y.g. s.434 ve Şerafettin Turan, Türk Kültür Tarihi, s.222

(4) Baskın Oran, Atatürk Milliyetçiliği, 1988, s.187(Dipnot-401)

(5) Emre Kongar, Atatürk Üzerine, 1983, s.46

(6) Bernard Lewis, A.g.y., s.270(Bernard Lewis, bu bilgiyi, G.Jaeschke'nin yazmış olduğu 1918 tarihli bir eserden almıştır. Ancak kendisi, bu bilgiye, bazı yerlerde çarşafa karşı belediye yasaklarının konduğunu ilave etmiştir)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bin yıllık inanç ve geleneğin kolayca değişmesi mümkün değildir. Mustafa Kemal devriminde de böyle olmuştur..Örneğin İskilipli Atıf Hoca, şapka karşıtı risale yazdığı için idam edilmiştir..Üstelik Hoca kitabını şapka kanunu çıkmadan önce yazmış olduğu halde..Sırf gözdağı olsun diye..Bir katkı olsun diye yazdım..Selamlar..

ali açıköz 
 29.11.2008 0:31
Cevap :
Merhaba Ali Bey...Muhakkak öyle. Devrim sürecinde "kralda çok kralcılar",M.Kemal'in isteği dışında o kadar çok ileri gitmişlerdir ki, birçok konuda M.Kemal'i "ne yapacağını bilemez" durumuna sokmuşlardır. Daha önceki bir bloğumda da yazdığım gibi Türk müziğinin radyolardan yayımının kaldırılması da böyle olmuştur.Kadın kılık kiyafeti için yasa çıkmamasına rağmen bazı belediyeler çarşafı yasaklamışlardır.Bloğumda yazdığım gibi, bu konuda o kadar hassas davranmıştır ki, Afgan Kralı'na bile "aman kadınların açılması ile fazla uğraşma" demiştir. M.Kemal, bir devrim yapmıştır.Devrimin kendine özgü yasaları ve bazan da acımasız kuralları vardır.M.Kemal,dindar insanlarımız için hiçbir zaman aşağılayıcı bir tavır sergilememiştir ama O'nun partisi olamakla övünen CHP'li bir üyenin, inancının gereğini yerine getirmek isteyen bir insanımıza takındığı bugünkü tavır, zaman ve koşullar itibariyle, idam edilen kişiye duyulan üzüntüden çok daha ağırdır bence.Katkı için teşekkür ve selamlar.  29.11.2008 11:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 926
Toplam yorum
: 2425
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1385
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster