Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Mayıs '21

 
Kategori
Dilbilim
Okunma Sayısı
114
 

Türk Dil Bayramı

TÜRK DİL BAYRAMI VE ATATÜRK

                                      Prof. Dr. Sabri ÇAKIR

Bugün iki bayramı birden kutluyoruz. Birincisi, Ramazan ayının sonunda kutladığımız dini bayramlarımızdan Ramazan Bayramı... İkincisi de Tür Dil Bayramı. İkisi de toplumsal yaşantımız ve geleneklerimiz açısından çok önemli! Ama biri kutlanırken ötekini unutuyoruz! Hâlbuki dil bir ulusun en önemli kurumlarından biri. Dil olmaksızın bir ulusu oluşturan bireylerin birbirini anlaması, kendisini ifade emesi, kimliğini ve kültürünü oluşturması olanaksız olmaktadır.

13 Mayıs 1277 tarihini unutmamamız ve her 13 Mayıs’ta hatırlamamız gerekiyor. Çünkü Türk dili, Türk kültürü açısından çok önemli bir tarihtir. Bundan 744 yıl önce Karamanoğlu Mehmet Bey, 13 Mayıs 1277 tarihinde bir buyrukla(fermanla) Anadolu’da ilk kez Türkçenin devlet dili olmasını ilan etmiştir.

“Bugünden sonra divanda, dergâhta, bargâhta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka bir dil kullanılmayacaktır.”  diyerek sadece siyasi ve askeri bir zafer değil aynı zamanda tarihi ve kültürel bir zafer de kazanmıştır. Böylece binlerce yıllık tarihi ile Türk dili ulusal kültürün ortak ifade aracı olmuştur. 

Türk Dil Bayramı her yıl, aralıksız kutlanıyor ve etkinlikler yapılıyordu. Ama bugün bu bayramdan söz eden ne bir devlet yetkilisi, ne bir kültür adamı, ne de bir haber ya da program göremedik! Hâlbuki Yüce Önderimiz Atatürk 12 Temmuz 1932’de Türk Dil Kurumu’nun açılış töreninde, “Ülkesini, yüksek istiklalini korumasını bilen Türk Milleti, dilini yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.”[1] Gene o Atatürk, 1935’te şunları da söylemişti:

Kültürel ve sosyal alanda başardığımız işler Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal çehresini keskin çizgilerle ortaya çıkarmıştır. Yeni harfleri, ulusal tarihi, öz dili, bilimsel müzik ve teknik kurumları ile kadını erkeği her hakta eşit, modern Türk sosyetesi bu son yılların eseridir.”[2]

Yine 1937’de M. Kemal Atatürk, 1932’de kurulan Türk Dil Kurumu’nu şu veciz sözleriyle anlatmaktadır.

Dil Kurumu, en güzel, en feyizli bir iş olarak türlü ilimlere ait Türkçe terimleri tespit etmiş ve bu suretle dilimiz yabancı dillerin tesirinden kurtulma yolunda esaslı adımını atmıştır.”[3]

Türk Dil Kurumu, kısaca TDK, Türkçeyi incelemek, Türkçenin gelişmesini ve yabancı dillerin etkisinden arındırılması için çalışmak amacıyla Atatürk’ün emir ve direktifleriyle kurulmuş bir kurumdur. Türkiye’nin başkenti Ankara’da yer alan kurum, Türk dili üzerine çalışmaların yapılıp yayımlandığı bir merkezdi. Türk Dil Kurumu, 1955’ten başlayarak Türk dili ve Türk edebiyatının çeşitli dallarında ödüller veriyordu. 1983’te bağımsız ve özerk bir kurum olan Türk Dil Kurumu, bu tarihten sonra Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bünyesine alınarak özerkliğini ve özyönetimini kaybetti. Devlet kurumu haline dönüştürüldü.

Türk dilinin kendi benliğine, aslındaki güzellik ve zenginliğine kavuşması için, bütün devlet teşkilatımızın dikkatli ve alakalı olmasını isteriz”diyen Atatürk’ün bu istemi ve beklentisi karşısında Türkçenin bugün geldiği durum içler acısıdır! TV’lerdeki haberleri okuyan sunucuların, yorumcuların, politikacıların, doktorların, özellikle de gençlerin kullandığı yarı Türkçe, yarı İngilizce, yarı Arapça dili ve tümceleri gördükçe, duydukça bizim nesil üzülmekten kendini alamıyor! Genç nesil, ister (Y) kuşağı, isterse (Z) kuşağı deyin, Türkiye’nin geleceğini onlarda görün, Türkçeyi ve Türk dilini yozlaştıran, gramer kurallarına göre cümle kurmasını,  dilekçe yazmasını bilmeyen bir nesil yetiştirildiğini, yılların eğitimcisi ve öğreticisi olarak anımsatmak isterim!

Evet, bugün Dil Bayramı. Kendine özgü, dili, kendine özgü kültürü olmayan ulusların özbenliği, kimliği de olamaz. Türkçemizi, dilimizi güzel ve anlamlı, anlaşılır kullanalım. Atatürk’ün gösterdiği uygarlık yolunda ilerlemek, gelişmek için dilimize sahip çıkalım. Çünkü “Türk dili, dillerin en zenginlerindendir; yeterki bu dil, bilinçle işlensin...” (Atatürk, 1930)

Türk Dil Bayramı’nın 744’ncü yılı kutlu olsun.   

 



[1] Hasan Ali Yücel, Dil Bayramı, Türk Dili Dergisi, sayı 383,1983

[2] a.g.m

[3] a.g.m

Şahin ÖZŞAHİN, ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 32
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 249
Kayıt tarihi
: 27.03.13
 
 

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Antropoloji (Sosyal Antropoloji) mezunu 1971; F..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster