Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Şubat '16

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
30
 

Türk futbolunda hakem sorunsalı

Türk futbolunda hakem sorunsalı
 

Hakemler, futbolcular gibi futbolun ana aktörlerindendir. Verdikleri olumlu olumsuz kararlarla sonuca etkide bulunabilirler. Bu nedenle verdikleri kararlar futbol gündemini uzun süre meşgul eder.

Can Simidi Hakemler

Aslında hakemler bir nevi futbolun can simitleri. Yöneticilerin, teknik direktörlerin, futbolcuların, yorumcuların ve yayıncı kuruluşun can simitleri.

Yöneticiler: Yöneticiler başarısızlık durumunda taraftar baskısından kurtulmak için hakemi suçlarlar. Hatalı transferler yapsalar da kulübü borç batağına batırsalar da suçlu hakemlerdir.

Futbolcular: Futbolcular kötü performansları öne çıkmasın diye hakemi bahane ederler. Golcü oyuncu boş kaleye topu atamaz, kaleci topu elinden kaçırıp gol yer ama suçlu hakemdir. Oyuncuların hata yapma hakkı vardır ama hakemlerin yoktur.

Teknik direktörler: Mağlubiyetlerin sebebi teknik direktörün yanlış seçimleri değildir, hakem hatalı kararlar vermiştir.

Yorumcular: Sahada maç biter, televizyonda yorumcuların maçı başlar. Televizyon yorumcuları, maçta saniyeler içerisinde gerçekleşen pozisyonları, defalarca izleyerek incelerler. Pozisyonun ofsayt olup olmadığını ''Piero'' dan da yardım alarak santimetre cinsinden ölçerek değerlendirirler. Hakemler maç içerisinde, kulaklık telsiz sistemi haricinde teknolojinden yararlanamazlar. Ama hakemlerin kararlarının doğru olup olmadığı son teknoloji yardımıyla değerlendirilir. Tam bir '' Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı'' durumu. Yorumcular saatler süren programlarını doldurabilmek için, hakemin o düdüğü çalarken, kafasının arkasında bir şey olup olmadığına dair tahminlerde de bulunurlar.

Yayıncı kuruluş: Bu kaos ortamı sayesinde futbolun reytingi artar ve maçlar daha çok seyredilir. Yayıncı kuruluş daha çok abone kazanır.

Peki hakemleri nasıl bu kadar kolay suçlayabiliyorlar? Çünkü hakemleri koruyan bir mekanizma yok. Futbol Federasyonu, büyük takımlarla karşı karşıya gelmemek için hakemleri gözden çıkarabiliyor. Büyük takım başkanlarının baskıları sonucu kariyerleri sona eren hakemler var. Hakemler soyunma odasında rehin alınıyor Futbol Federasyonu olayı örtbas etmeye çalışıyor. Hakem aleyhine konuşan yöneticiler sadece hak mahrumiyeti cezası alıyorlar. Futbolcular bazen 1-2 maç ceza alırken, hakemler haftalarca maç yönetmeme cezası alıyorlar.

Hakemlerin Seviyesi Yeterli mi?

Belki de hakemlerin bu kadar gündemde olmasının sebebi de burada yatıyor. Hakemlerin yeterli olduğu pek söylenemez. O kadar bariz hatalar yapıyorlar ki söylenecek söz kalmıyor. Dışarıdan bakıldığında hakem camiası herkesin giremediği bir yapı gibi görünüyor. Eski hakemlerin çocukları şimdi hakemlik yapıyor. Dolayısıyla, hakem seçiminde yetenek ve kapasiteden ziyade başka kriterler var gibi görünüyor. Bu da sahaya olumsuz olarak yansıyor.

Hakem Sayısı Yeterli mi?

Süper Lig maçları, 1 orta hakem, 2 yardımcı hakem, 2 çizgi hakemi ve bir adet 4. hakemle yani 6 hakemle yönetiliyor. Sayı olarak yeterli görünse de yardımcı hakemlerin oyuna müdahale yetkilerinin kısıtlı olması ve hakem sayısı arttıkça hakem kalitesinde düşüş meydana gelmesi gibi nedenlerle ortaya olumlu bir sonuç çıkmıyor. Maçın hakimiyetin sadece orta hakeme verilmek isteniyor. 90 dakika boyunca koşan hakem, hem yoruluyor hem de pozisyonları kaçırabiliyor. Bunun yerine 2 orta hakemli sisteme geçilse hem hakemler daha az yorulacaklar hem de pozisyonları iki orta hakemin süzmesi neticesinde hata olasılığı düşecek. Çizgi hakemlerinin yerine de '' Gol Çizgisi Teknolojisi '' denilen uygulama getirilirse, kritik pozisyonlarda topun gol çizgisini geçip geçmediği belirlenir. Bu sayede futbolda olan kaos ve kavga zemini ortadan kalkar. Basketbol ve tenis gibi sporlarda bazı pozisyonlar teknoloji yardımıyla değerlendiriliyor. Bu sayede hatalı kararların önüne geçiliyor. Teknolojinin futbol sahalarına girmesini istemeyenler, '' Futbolun ruhuna aykırı'' olduğunu söylüyorlar. Futbolun ruhuna acaba hangisi aykırı ?

Doğru kararların hak edenler lehine verilmesi mi?

Verilen hatalı kararlar neticesinde galibiyetlerin ya da şampiyonlukların hak etmeyenler tarafından kazanılması mı?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 160
Toplam yorum
: 30
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 163
Kayıt tarihi
: 18.08.14
 
 

Gazi Üniversitesi İşletme bölümü lisans ve Mersin Üniversitesi İşletme yüksek lisans mezunuyum. M..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster