Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Temmuz '21

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
40
 

TÜRK İŞİ DEDEKTİFLİK:ALEF

haydarinna rinna rinanay...,bir dakika ya başka diziydi.

İşte,karşınızda Türkiye'nin ilk mistik polisiye dizisi Alef.Yönetmen koltuğunda Emin Alperi gördüğümüz ilk defa kendinin yazmadığı projenin yönetmeliğini yaptığı baş rollerinde Ahmet Mümtaz Taylan,Kenan İmirzalıoğlu,Melisa Sözenin olduğu Alef dizisi hem oyunculuklarıyla hem de konusuyla oldukça başarılı ve farklı.
Hala izlemeyenler varsa şimdiden söyleyeyim bol spoiler geliyor ona göre.
 
Bütün hikaye,iskelede bulunun cesetle başlıyor. Görevde olan cinayet büro amiri Settar(ahmet Mümtaz Taylan)yurt dışından yeni gelen,ortağı komiser kemal(Kenan İmirzalıoğlu)ile bu esrarengiz cinayeti çözmeye çalışırken bir ceset daha bulunuyor ve cinayetlerin birbiriyle bağlantılı olduğunu,Cinayetleri neden işlendiğini araştırmaya başladıklarında seri katilin arkasında bıraktığı bilmeceleri çözerken geçmişten günümüze gelen bir tarikatın var olduğunu ve bu tarikatın içerisinde sapkın düşüncelerde olanların seçtiği yolun, anlatılması tarihsel bilgilere yer verilmesi derken, dizi sizde peş peşe gelen merak ve gizem hissini uyandırıyor.
 

Bu da yetmezmiş gibi başrollerin yaşadıkları olayları konuya bağlama biçimi kurgusu,olay örgüsü gayet iyi ve sürükleyici,dizinin senaristi Emre Kayışın Türkiye de özellikle İslamiyet konusunda ki yaklaşımı,dergahlar ,tarikatlar, homofobik insanların,toplumda dışlanan, baskılanan bireylerde oraya çıkan sapkın düşüncelerini,toplumsal mesaj veriyor gibi görünüyor olsa da finalde konu, aslında çok daha başkaymış dedirtiyor.
Emre kayış röportajında senaryoyu en başından beri sekiz bölüm yazdığını belirtmiş olsa da bence dizinin teması rahat 15 bölüm daha devam edebilirdi.Sanki dizi, 8 bölüme sıkıştırılmış gibi bir hissiyat uyandırdı özellikle tarihsel kısmı anlatırken oyuncunun hızlı konuşması bu hissi güçlendirdi.
Ülkemiz de ki duyar kasma merakını ve sansür durumunu göz önünde bulundurursak 8 bölüm olması aslında isabetli bir karar gibi görünüyor.Bol küfürlü, argo kelimeler,tasavvuf ve islamiyet konusu olunca neden internet dizisi olduğunu anlıyoruz.
Dizinin içeriği farklı olmuş olsa da kalıplaşmış karakterler de var.Sürekli yüksek mevkilerle anlaşamayan asi ruhlu büro amiri,saha adamı settar,yurt dışından gelmiş,araştırma yetisi yüksek komiser Kemal,dizi de geçen iki karakter Settar ve kemal ilişkisi batı-doğu tarzında empoze edilmiş,kafadan kırık otopsi doktoru,arap karakterinin konuşmasını,ses tonunu hannibal lectera benzediğini fark eden sadece ben olamam.Birazda İslam tarihi doktoru Yaşar karakterine hayat veren Melisa sözenden bahsedeyim.Melisa Sözen'in ses tonu.mimikleri,el kol harekeleri hatta bakışı bile hangi karakter olursa olsun hiç değişmiyor,hep aynı o yüzden dizi de tek sinemediğim oyuncuydu.
Şimdi işin birazda teknik kısmına geleyim.
O tuzlu sudan çıkan ceset ,kesilen kafa, yanmış insan makyajı ,adamı kancayla havaya asma,otopsi sahneleri,kriminal detaylar ince ince işlenmiş.
Dizi de 600 plan ve 40 kişilik ekibin çalıştığını,er mekanın hikayenin akışına öre yeniden tasarlandığını,İstanbul da birbirinden farklı 70'in üzerinde mekanda çekimler yapıldığını buraya da eklemek istiyorum bütün seti,ekibi,eşyaları oradan oraya götürmenin yorgunluğunu bir de siz düşünün trafik mevzusunu saymıyorum bile.Ses efektini ve ses konusunda sorumlu olan kişiyi de ayrıca tebrik ediyorum,kemalin burnundan solumalarını nefesini yanımda hissettim. 
 
Karakterleri giydiren kostüm sorumlusunun da alnından öpüyorum giyim dizi de ki herkesin giyim tarzları kendilerine ögeçişlerini de çok beğendim,Şahsiyet dizisinden sonra beğendiğim ikinci jenerik girişi desem yeridir.

 
VEE,EFEKTLER
 Yangın sahneleri,uygulanan görsel efektler oldukça gerçekçiydi,üstelik yangın sahnesinde, finalde ki köprü sahnesi yeşil perdede çekildiği halde gayet başarılıydı. Uygulanan efektler 3d,2d,CGI ehh yani isterse başarılı olmasın.Tasavvuf sahnelerinde ki koreografi, görüntü açıları ışık geçişleri her şey iyiydi bir kusur bulamadım desem yeridir.Dikkatimi çeken bir diğer konu mevlevi sahnesine de semazenin yakılması o kadar gerçek geldi ki bu kadarı olmamıştır dedim oturdum araştırdım,bir de ne göreyim gerçekten yakmışlar,dizi çekimleri sırasında iş güvenliği ile beraber çalışmışlar o kancayla havada asılı kalan ceset sahnesi hepsi gerçekmiş,Gelde bu diziyi sevme.Vıcık vıcık aşk sahnesinin olmadığı az replikle,izleyiciyi hikayenin içine almak her yiğidin harcı değilken alef dizisi ekibi çok iyi bir iş çıkardı.
Ahmet Mümtaz Taylanın sempatik hareketleri Kenan İmirzalıoğlunu farklı bir karakter de görmek ve  karakteri çok iyi şekilde canlandırması,hatice aslanın duruşuyla hikayeyi içten içe yaşaması ve yaşatması hangi birini sayayım ki.
Sadece görüntü açısından çok fazla sıcak ton ve flu ağırlıklı olması kasvetli bir hava katmış bu biraz boğucu gibi olmuş olsa da o kadar kadı kızında bile olur dedirtiyor.
Genel dizi anlayışından farklı,ilmik ilmik her detayı düşünülmüş ,işlenmiş,Alef dizisini izleyin derim.
Dizinin finalinde ise göz yaşım pıt kalbim çıt olurken koca bi hassiktir diyorsunuz benden söylemesi.
ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 38
Kayıt tarihi
: 29.05.21
 
 

Dediğimi yap yaptığımı yapma mottosunda bol bol samimiyet eleştiri ve kafein. aa Bir dakika ya kend..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster