Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Haziran '16

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
348
 

Türk Milli Takımı, Fatih Terim, Futbolcular ve eleştiriler...

Türk Milli Takımı, Fatih Terim, Futbolcular ve eleştiriler...
 

     Şair Edip Cansever: “Herkes yaşadığı yere benzer” Der…

Bizim futbolumuz da, Teknik adamımız da, futbolcumuz da, eleştirilerimiz de bize benziyor.

Bize benzemek, iyi mi? Kötü mü? Yoksa içine kapanmak mıdır? Dünya’ya kapıları kapamak mıdır? Diye kendimizi sorgulayabiliriz…

Futbol’un ulusal boyutları olduğu kadar evrensel boyutları da vardır… Artık dev televizyon kanalları ile Dünya Şampiyonası, Avrupa Şampiyonası, Asya ve Afrika şampiyonlarını evlerimizde izlemekteyiz… Bu sayede takımları, futbolcuları da tanıyoruz. Oluşan futbolcu, Teknik adam borsasındaki rakamları da hep beraber görüyoruz…

Ülkemizin basınında ve sosyal medyasında Fatih Terim’in taktik anlayışı, oyuncu tercihi, hal ve hareketleri, futbolcuları motive ediş tarzları, aldığı yüksek ücret hep tartışılıyor… Futbolcular da yerden yere vuruluyor, acımasızca eleştiriliyor…

     Doğrusu, Fatih Terim’in bazı tavır ve davranışları benim de hoşuma gitmiyor… Tüm bunlara rağmen eleştirileri yersiz, haksız, gaza gelmek olarak algılıyorum… Fatih Terim, teknik adamlar içinde en yüksek üçüncü- dördüncü- ücreti almış olabilir… Bunu eleştirebilmek için, Dünya’da veya Avrupa genelinde oluşan Teknik adam borsasında oluşan fiyatları bilmemiz gerekiyor.  Sosyal medyada Fatih Terim’in aldığı ücret, asgari ücretle karşılaştırılıyor. Bu durum gerçekleri bilememekten, sadece Fatih Terim’e karşı olan kalıp yargılardan-önyargılardan- kaynaklanmaktadır… Futbol takımınız, Uluslararası alanda bir yarışa çıkmışsa bunun da bir takım bedelleri vardır. Fatih Terim’de bu takımın başına Dünya teknik adam borsası da göz önüne alınarak bir ücretle takımın başına getirilmiştir. Geçmiş dönemlerde yabancı teknik adamlara da yüksek ücretler vererek Milli takımımızın başına getirdiğimiz gibi…

     Futbol, yanlışlar oyunudur. Şans faktörünün önemli olduğu bir oyundur. Çok iyi kaleci de olsanız topu ellerinizin arasından kaçırabilirsiniz. Çok baskın oyun sergilersiniz, çok sayıda gol pozisyonuna girersiniz, attığınız şutlar direklerden, kalecilerden dönebilir. Rakip takım sahanıza bir kez gelir golü bulur sizi mağlup edebilir… Furbolcular, birer makine değildir, maçın atmosferi, kendi duygusal durumları, maçın heyecanı, atmosferi, fazla motive edilmelerinin yükleri nedeniyle hatalar yapabilir, başarısız bir oyun sergileyebilir. C. Ronoldo’nun Portekiz adına kaçırdığı penaltı  gibi…

     Şimdi gelelim, Türk Milli takımının oynadığı maçlarda ortaya koyduğu oyuna…

İlk maçımız olan Hırvatistan maçında etkili bir oyun ortaya koyamadık, mahkûm oynadık. Orta sahayı Hırvatlara teslim ettik.  En önemlisi de, Milli takımın maçı kazanmak için bir isteği, arzusu, heyecanı yok gibiydi. Ekranlardan bize yansıyan durum buydu… Futbolcuların fiziksel ve düşünsel olarak bu maçlara hazırlanmadığı algısı yine ekranlardan bize aksediyordu… Arda’nın, Burak’ın, Caner’in ve diğer bazı futbolcuların kendi takımlarında yeterince oynamamış olmaları önemli bir etkendi…

     Fatih Terim, uzun yıllardan beri Milli takımımızın başında ama yeterince dersini çalışmamış gibi gözüküyor. Savaşan, takım oyunu oynayan bir takım kurma yerine, popüler futbolcuları, kendi takımlarında bile doğru dürüst oynamayan futbolcuları seçmiş olması eleştirilerin en önemli odak noktasını oluşturuyor. Futbolcuların aşırı motive edilmesi, her maçın ölüm kalım maçı gibi algılanmasının futbolcular üzerinde olumsuz etkiler yaptığını düşünenlerdenim… Futbolcuların sahada rahat olmadığı,  sahalardan ekranlara ve bize yansıyor… Futbolcu potansiyeli yönünden güçlü bir ülkeyiz. Özellikle yurt dışında Avrupalı anlayışlarla yetişen Türk futbolcuların çokluğu ülkemiz için çok önemli bir avantajdır…

Devamlı deneme tahtasına dönen, maçtan maça birbirine alışan ve tanıyan futbolcuların oluşturduğu takımların başarılı olması oldukça zordur. Alman Milli takımına dikkat ettiğimiz zaman, takım birbirini ezberlemiş gibidir. Saha içinde kimin hangi hareketi yapacağını futbolcular biliyor. Takım oluşturulmasında takımın yenilenmesinde de takımı bozmadan yeni futbolcu monte etme anlayışları da başarılı olduğu için takım başarılı oluyor…

     Futbol sonuç oyunudur. Aldığınız sonuç iyiyse başarılı değilseniz başarısızsınız. Türk Milli Takımı da büyük potansiyeline rağmen başarısız olmuştur. Başarısız olunca Teknik Direktörün aldığı maaş, tutum ve davranışları da eleştirilir hale gelir. Türk Milli takımı şampiyon olsaydı, ne Fatih Terim’in maaşı ne de tavır davranışları eleştiri konusu olurdu…

Öncelikle teknik adamların başarısızlığı kendinde görerek, istifa kapılarını açmaları gerekir. Bu başarısızlıkları savunmaya gitmek veya başarısızlığı başarı olarak görme yanlışları, teknik adamın daha çok eleştirilmesine neden olur.

     Sonuç olarak, Türk Milli takımı olarak galibiyet aldığımız Çek Cumhuriyeti maçı dâhil tüm maçlarda iyi bir futbol ortaya koyamadık, mahkûm bir oyun sergiledik. Önümüzdeki Dünya kupası elemelerinde, daha istekli, daha planlı bir yapılanmayı sağlayabilecek, yeni teknik kadro ve futbolculara ihtiyacımız vardır… Futbolumuz gibi eleştirilerimizde birbirine benziyor, oysa futbol evrensel anlayış ve düşüncelerle oynanıyor…  

 

Erdal Ceyhan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1373
Toplam yorum
: 1901
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1016
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster