Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mayıs '13

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Türk olma da ne olursan ol!

Ne acı ne sevinç nidalarına izin var; Reyhanlı katliamını kınamak suç oldu mesela, oysa bir ülke vatandaşı için bir katliamı kınamak insanlığın neresinde, kınamamak neresindedir ki kınamayanlar iyi insan kınayanlar kötü insan olup da biber gazı ile dağlansınlar?

Nasıl bir zihniyettir ki katliamın olduğu gün düğün derneklerine devam edip de bir hafta sonraki 19 Mayıs kutlamalarını, yine aynı katliam nedeniyle, kısmen iptal etmektedir?

Bir duruşu olur insanın, üzülerek protesto edeni biber gazı ile dağlayıp, yaka-paça içeri atacaksın, sonra da aynı katliam için bir hafta sonrasını yas ilan edeceksin!

İlk günü eğleneceksin, takip eden altı günde de hayat devam edecek ama 19 Mayıs günü geldiğinde bir anda yas duygun devreye girecek; peh!...

Bir karar verin yani; Reyhanlı yas durumuysa kınayanlara müdahale etmeyin, değilse 19 Mayıs kutlamalarına karışmayın!

Bu kadar basit; yani oturduğum yerden ben bunu diyorsam milletin güvenoyunu alıp da o koltuğa oturdunuzsa ve milleti temsil ediyor, üstelik bundan dolayı da acayip kazançlar elde ediyorsanız ki bu kazançları ömür boyu sürecek bir sigorta kapsamına dönüştürmek istiyorsanız bu kadarını yapın bari; hani ayıp olmasın babında…

(Hoş, ayıp falan da görmüyor sizin seçmenler ya, neyse… Hani, yeni seçmen peşindeyseniz diye dediydim…)

******

Ne acı ne de sevinç için içmeye de izin yok; 100 metre okullara, ibadethanelere, kurslara falan yaklaşma! İçtiğin de görülmesin; cam önü yasak!

Valla; hani ibadethaneden bile saymadıkları cem evleri var ya, onları dahi ibadethane sayacaklar bu gidişle! Benden söylemesi!...

(Bu arada şahsi fikrimi de ifade etmeliyim: İnancım ben ve Allah, Yaradan, Tanrı, adına ne derseniz deyin, aramızda özel bir duygudur; o duygudur ki ne din tanır ve de renk; ne cinsiyet ne de coğrafya… Başka din diye bir olgu, başka inanç diye bir soru düşmez aramıza; ben ve inancım, ben ve vicdanım, ben ve benliğim biz bir arada gayet iyiyiz!)

Şekerim, güzel bir manzara karşısında bir kadeh içki içmek, o bir kadeh eşliğinde karşındaki ile sohbet etmek güzeldir!

O hafif alkol insanı rahatlatır, kendini kasmayı da bırakır insan; kendi gibi olur; tam da insanlık haliyle… Karşısındaki de onu öylece tanır; belki en naif, belki en canavar haliyle…

İçki içmekten çekinen insanları şöyle sıralarım: Bir: Kendini kontrol etmesi gereken bir kişi, artık neyi saklıyorsa, bu yüzden içmek istemiyor!

İki: Alkol tedavisi görüyor…

Üç: Günah diye içmiyor!

Dört: Hakikaten sevmiyor…

Bu dört gruptaki insanları ille de tek gruba dahil etmeye çalışmak niye?

******

Bırakın insanlar kendi tercihlerini yapsınlar; devletin görevi yasak üretmek mi yani?

“Abartıyorsunuz sayın yazar” diyeceklere de bir sözüm var: Reyhanlı’da onca insan öldü, acısı olanlar içlerini dökmek istedi, neden yasak geldi?

“Ne ilgi ne alaka?” derseniz: Yasak üretmek istedikten sonra bahane çok! Karşı koymak için de… Yasak üretenler karşı koyanları cezalandırıyorlar: Bir soru dahi soramıyor insanlar: “PKK’lıyız, yirmi kişi öldürdük ve gördüğünüz gibi silahlarımız omuzumuzda gidiyoruz. Kılımıza zarar gelirse hesabını devletiniz verecek!” diyenlere el sallayanlar niye öğrencilere biber gazı sıkarlar?

Böyle bir soru sorulamıyor, yıllarca içeride yatanların hesabı sorulamadığı gibi…

Bir ulusal yas için toplananlar gözaltına alınıyor ve bir hafta sonrasında kutlanacak olan 19 Mayıs Gençlik Bayramı kutlamaları insani anlamda zararlı bulunuyor!

******

Kürtaj, sezaryen, sigara, içki; efendime söyleyeyim kızgınlıklar, Atatürk bayramları falan hepsi merdiven altına iniyor; insanlık adına! (!)

Yine insanlık adına Hatay’a Suriye’den insan yığını yapıyoruz; kendi vatandaşımıza asla verilmeyen yardımlar onlara yapılıyor: Nedeni insanlık! Yahu, insanlığını önce kendi halkına yap!

Haa, oy verenler seslerini çıkarmadıklarına göre onlara sağlanan bazı insani(!) yardımlar var; bazı insanlar ise bihaber; yoksa ne diye ağlaşıp dursunlar?

Ağlaşıp duran vatandaşlar “Türküm” demeseler, mesela, “Kürtüm”, ya da “Suriyeliyim” deseler valla, bak, hem hastanede yer bulurlar hem de maaş bağlanır; çocuklarına ne OKS sorarlar ÖSY falan, istedikleri okula yerleştirilirler…

Sınır dışına çıkmak da sorun değil; al eline silahı, bağla başına poşuyu… Olmadı Suriye Kurtuluş taraftarıyım de, yeter!  Tüm sınır kapıları emrine amade!...

Kanser misin, at elindeki T.C. kimliğini, Suriyelim de, en iyi hastanede en iyi ilaçlarla ve en iyi doktorlarla tedavi edilmezsen bana namert de!

(Becerikli birçok doktorun Güneydoğu’da hizmete çağrıldığını size söyleyeyim; acayip bir destek çalışması var ve tahmin edin bakalım bu hekimlerimiz kimleri kurtarmak için oradalar? Suriye’ye gece gidip, giderken yanlarında etkiledikleri Türk gençlerini götürüp, muhtemelen Türk gençleri oralarda ölürken kendilerini attıkları Türk sınırında tedavi etmek üzere devlet tarafından konuşlandırılmış Türk doktorlarının ellerine kendilerini bırakıyorlar, güvenle!...)

İşte; insan en çok bu konularda sıkışıp-kalıyor!

Bir ülke ki adı Türkiye Cumhuriyeti; cumhuriyetin tüm kaynakları kullanılıyor ama halk için değil!

“Türk” adı rahatsız ediyor, Suriyeli, Kürt daha sempatik geliyor ama rahatsız olan adamlar rahatsız olduğumuz bu isim altında çalışmak istemiyoruz diye istifa etmiyor!

Beğenmediği yerde çalışmaz insan; beğendiğin yerde yaşa şekerim, ille de senin beğendiğini beğenmek zorunda değiliz ki!

Haa, ille de benim beğendiğim, istediğim şekilde olacak diye tutturuyorsan; eee sen de haklısın, başkanlık, olmadı Türk usulü başkanlı falan diyeceksin de…

“Türk” usulü lafı fazla komik kaçıyor; “Türk” demek neredeyse yasak ya; yani, oturduğum yerden ben bile böyle bir hata yapmam, değil ki siz bir ordu danışman, bir ordu yardımcı, bir ordu yandaş, bir ordu koruma ile gezenlersiniz; sizinkiler laf söylemez ama diğerleri ne kör ne sağır ve de ne de aptal!

Hani, haberiniz olsun!

 

http://twitter.com/Gulgunkaraoglu

gulgun_2006@hotmail.com

 

SAHAFÇA bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Reyhanlı halkının en büyük faciası bence duyarsızlaştırılmış bir ülkede yaşamalarıdır. Büyük geçmiş olsun. 19 Mayıs Gençlik Bayramı iktidara inat görülmemiş bir coşkuyla kutlanmalı. Sağlıcakla... (cepten)

Asi Güvercin 
 17.05.2013 11:58
 

Muhteşem bir yazı Düşüncelerime tercüman olmuş.Doğru söz ancak alkışlanır Gülgün hanım ama görenler tarafından. Kaleminize kelâmınıza bereket diyelim Önerilerime alıyorum müsaadenizle Sevgiyle

SAHAFÇA 
 17.05.2013 8:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1336
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster