Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ocak '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
202
 

Türk olmanın zorluğu

Türk olmanın zorluğu
 

Türk Olmak Zordur


İnanın ki bazı şeyleri anlamakta güçlük çekiyorum. Bir cinayete kurban giden Agos Gazetesi Yayın Yönetmeni Hırant Dink'in katillerini yargılayan mahkeme sonunda kararını vermiş ve katile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası vermiş. Yani yasalarımıza göre bir suçluya verilebilek en ağır cezayı vermiş. Ama yine de binlerce insan sokakta ve bu kararı protesto ediyor. Efendim, neden bu olayda bir çete olduğu hükmüne varılmamış? Neden bu suç örgütlü bir suç olarak kabul edilip örgüt üyelerinin tamamı mahkum edilmemiş?..

***

Sevgili okuyucu, bana göre bu bakış açısı çok da sağlıklı değildir. Bu dava için söylemiyorum ama bu çete cinnetinden de kurtulmak gerekir. Bir şeyi birden fazla kişi de gerçekleşse bunu hemen örgütlü bir suç olarak değerlendirmeyi çok da doğru bulmuyorum.

Bu olayda neler olmuştur bilmem, ama birden fazla insanın hasta bir düşünceyle, sırf kendisi gibi düşünmediği, davranmadığı, ya da inanmadığı için katledilmesine elbette ki karşıyım, ama kendimizi yargıç yerine koyup insanları mahkum etmeyi de haddini aşmak olarak görürüm.

Bir şeye karar vermemiz lazım; yargıya güvenecek miyiz, güvenmeyecek miyiz? İşimize geldiği zaman “yargıya güvenmek gerekir, adalet hepimiz içindir” falan gibi laflar edip işimize gelmediği zaman sokaklara dökülerek Türk adaletine küfretmeyi yakışıksız bulmanın da ötesinde son derece tehlikeli buluyorum.

***

Bu yürüyüşlerde başka bir şey daha var; bu meselede hep aynı pankartları görüyorum. Sürekli olarak “hepimiz Ermeniyiz” pankartları taşınıp bu slogan hep bir ağızdan haykırılıyor. Pardon yani, bir Ermeni katledildi diye ben neden Ermeni oluyormuşum?

Bu ülkede neredyse “Türk'üm” demenin bile suç sayıldığı bu günlerde, Atatürk'ün bizi birbirimize bağlayan bir mozayik olarak ortaya koyduğu “Ne Mutlu Türk'üm Diyene” söylemini ırkçı bir ifade olarak tanımlayanlar kendilerini Ermeni olarak ifade etmekte bir sakınca görmüyorlar.

***

Televizyonda başbakan yardımcısını dinliyorum, mahkeme kararını eleştirmenin ötesinde adeta ayıplıyor. İnanmakta güçlük çekiyorum, çünkü aynı Sayın Bakan yeri geldikçe yargı kararlarına saygı sözcüğünü ağzından düşürmüyor.

Başbakan ve Cumhurbaşkanı bile ifadelerinde açıkça ifade etmeseler de sanki bu kararın haksız olduğunu ima eder gibi konuşarak hukuki sürecin tamamlanmadığından söz ediyorlar. Bu durum Yargıtay aşamasında adil yargılamayı etkilemez mi?

***

Mahkeme başkanı dosyada çete oluşumunu kanıtlayan delillerin olmadığını ifade ederken savcı delillerin dosyada olduğunu iddia ediyor. Buraya kadar her şey normaldir. Savcı iddia makamı olarak elbette ki iddiasında ısrar edecektir. Ama burada sayın savcı bir adım daha ileri gidip kararı veren yargıçlara adeta hakaret ediyor. Bunu kabul etmek mümkün değil. O ifadeleri sıradan bir yurttaşın bile etmesi doğru değilken yargıya olan güveni ve mehkemerin saygınlığını zedeleyecek böyle bir ifadeyi bir yargı mensubunun, bir savcının etmesini talihsizlik olarak görüyorum. Üstelik onların konuşacakları yer mahkeme salonları olmalıdır. Yargılamayı salonlardan çıkarıp televizyon ve gazetelere taşımalarını kendi mesleklerine bir saygısızlık olarak görüyorum.

Tabi mahkemenin bir sanık hakkında karar vermeyi unutmasını da anlamakta sıkıntı çekiyorum. Böyle bir şey nasıl mümkün olabilir? Bu olay doktorun hastasını, öğretmenin öğrencisini unutması gibi bir şey. Senelerce süren bir yargılamada sanık unutulur muymuş?

***

Sormadan edemeyeceğim bazı sorular da var elbette. On binlerce vatan evladı otuz yılı aşkın bir süredir şehit edilirken sokaklara dökülmeyen bu sözde adalet arayıcıları bugün nasıl oldu da topluca Ermeni olmaya karar verdiler?

Öldürülen bir Ermeni yurttaşımız için “hepimiz Ermeniyiz, hepimiz Hırant'ız” diye sloganlar atıp pankartlar taşıyanlar yıllardır Ermeni terör örgütü ASALA tarafından şehit edilen diplomatlarımız için neden “hepimiz Türküz, hepimiz Mehmet Baydar'ız, Bahadır Demir'iz, Daniş Tunalıgil'iz, İsmail Erez'iz...” şeklinde sloganlar atarak sokaklara dökülmemişlerdi?

Galiba bu ülkede en zor olan şey Türk olabilmek.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 114
Toplam yorum
: 116
Toplam mesaj
: 23
Ort. okunma sayısı
: 530
Kayıt tarihi
: 18.11.09
 
 

Emekli öğretmenim. Üç yıldır Söke Ekspres gazetesinde günlük yazılar yazıyorum. 2008 Yılında röpo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster