Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Mart '07

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
3346
 

Türk sazı: Ney

Türk sazı: Ney
 

Ney, yetiştiği kamışlıktan kesilerek ayrılmış, vücudunda ateşle veya bıçakla delikler delinmiş, altına ve üstüne yani başına ve ayağına hatta boğumları arasına teller sarılmış madeni halkalar geçirilmiş kupkuru, sapsarı bir hale gelmiş içi boş bir kamış parçası... Ney böylesine içi boş, ancak; neyzenin sedası ile dolan bir kamış parçası...

“Ney”’in M.Ö. 5000 yılından itibaren kullanıldığı sanılıyor. Günümüze ulaşan en eski ney, M.Ö. 2800-3000 yıllarına ait. Bugün Amerika’da Phledelphia Üniversitesinde sergileniyor.

Esrarengiz, cezp edici, tatlı ve ahenkli sesi, “Ney”i her devirde, her toplumda önemli bir çalgı haline getirdi. Çoğu toplumlarda din ve ayin müziklerinde kullanıldı. Şamanizm, Animizm ve Totemizm gibi İslamiyet öncesi dinlerde törenler, müzik eşliğinde yapılırdı. Örneğin, Şamanizm’de din adamları dini mesajlarını musiki yardımıyla iletirdi.

Türklerin X. Yüz yılda başlayan İslamlaşma süreci Türk tasavvuf anlayışının temellerini atar. Hoca Ahmet Yesevi (1103-1166), Hacı Bektaş-ı Veli (1209-1271)ve Mevlana Celaleddin-i Rumi (1207-1273)bu anlayışın Türk toplum hayatına geçmesini sağlar.

Hoca Ahmet Yesevi’nin ana hatlarını belirlediği Tasavvufi hareket, Hacı Bektaşi Veli ile “Bektaşilik” denen bir gönüllü seferberliğe dönüşür. Anadolu insanının yaşam biçimleri, inançları ve kültürel değerlerinin sentezinden oluşturduğu, Anadolu Alevi ve Bektaşi inancı ve yaşam felsefesi yaygınlaşır. Bektaşiliğin özünde engin sevgi, birlik, kardeşlik yatar. Bu birlikte, insanın Tanrıya yaklaşmasını, maneviyatıyla yüzleşmesini ve maddiyattan uzaklaşmasını sağlayan Saz ve Semah Töreninin önemli bir yeri vardır.

Büyük filozof, şair ve düşünür Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin de etkisiyle XIII. Yüzyıldan itibaren “Ney”, İslam tasavvufunun en büyük sembolü olmuştur. Mevlana’ya göre Musiki Allah’ın lisanıdır. Hangi milletten, dinden, dilden olursa olsun, insanlar mûsikî ile aynı duyguları paylaşabilirler. Musiki, ruhu kir ve paslardan temizler, ferahlatır ve yüceltir. Gerçek musiki insana “sonsuz varlık” ı hissettirir, sezdirir. Bu sezgiyle onu O’na(Allah’a) yaklaştırır ve nihayet ulaştırır. Bunda en etkili ses ise “Ney” sesidir.

Mevlana’ya göre “Ney” olgunlaşmış insanın sembolüdür. Yetiştiği kamışlıktan kesilerek ayrılmış, delikler delinmiş içi boş bir kamış parçası olan “Ney” ile insanı birbirine benzetir. Ney ve İnsan, geldiği, kopartıldığı yerlere özlem duyan, birbirlerine sırlar fısıldayan iki dosttur.

Şamanların “Semah”ı, Mevlevilerin “Sema” törenleri ve Alevi-Bektaşi kültürünün “Semah” törenleri birbirlerine benzerlik ve aykırılıklarıyla günümüze kadar uzanır. Hangi isim, din ve kültüre göre yorumlanırsa yorumlansın, özünde; insanın Tanrı’ya yakınlaşması, maneviyatıyla yüzleşmesi ve maddiyattan uzaklaşması vardır. Aşk ve özlemi içine alan bu törenlerin varış noktası “İlahi aşk”tır. Bu törenler izlenmeye değer güzelliktedir. Sema ve Semah gösterilerini icra eden Semazenlerin kostümleri ve hareketleri ayrı birer anlamı vurgular.

Semazenlerin hareketlerine yön veren enstrümanın, “Ney”in simgesi, insana can veren kutsal nefestir. “Ney”in çıkardığı sesler İlahi aşkın ateşleridir. Ayrılığa isyan feryadıdır, sessiz bir başkaldırıştır.

Dilsiz nefesli çalgılardan olan “Ney” dokuz boğumlu, yedi deliklidir. Kamıştan imal edilir. “Ney”i, uhrevi hayatı dünyevi hayata yeğleyen “Neyzen”ler üfler. Her “Ney” üfleyene “Neyzen” denilmez, “Neyzen” olmak için “Ney”in ruhundan anlamak gerektiği söylenir.

“Neyzen”ler hemen hemen her dönemde neylerini kendileri imal etmişlerdir. Bunun nedeni; Mevlevilik kültüründen gelen bir gelenekle “Ney” satmanın “Neyzen”lerce hoş karşılanmamasıdır. Türkiye’de yeni bir meslek dalı olan ney yapımcıları, sayıları çok olmasa da Türk Musiki Sanatına hizmet vermektedir.

Bugün Türkiye’de alanlarda olduğu gibi, Türk Musikisi alanında da eğitimler sürmektedir. Başta okulların konservatuar bölümleri olmak üzere, pek çok yerel yönetim birimleri ve özel sanat kuruluşları geçmişten gelen bu mirasa sahip çıkarak, “Ney”i yaşatmakta ve yaygınlaştırmaktadır.

Günümüz Türk Sanat Müziği’nde pek çok eşsiz enstrümana eşlik eden “Ney”, teknolojinin gelişmesi ve müzikte yeni arayışlar nedeniyle sayısız başarılı müzikal denemenin de kahramanıdır.

“Türk sazı” olarak anılan, insan sesine çok benzeyen “Ney”, bugün tüm dünyada beğenilerek dinlenen bir çalgıdır. Her tür müziğe zenginlik katan büyüleyici tınısının kulaklarımıza kazınması dileğiyle...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

oysa buradaymışsın. Ne sevindim bilsen, tam bir haftadır mailimden bu linki silmemiştim. Farklı şeyler, bana bilgi verecek şeylere mutlaka zaman yaratır okurum... ve sen olduğunu yeni fark ettim iyi ki silmemişim iyi ki duradasın... sevgiler.

Ruksan İLDAN 
 06.04.2007 11:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 73
Toplam yorum
: 102
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 859
Kayıt tarihi
: 30.12.06
 
 

Yazmadan duramaz. Öğrenmeden duramaz. Sevmediği yerde durmaz.   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster