Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Şubat '08

 
Kategori
Türkiye Ekonomisi
Okunma Sayısı
440
 

Türk tarımı ve üniversiteler

Türk tarımı ve üniversiteler
 

Türk tarımı gelişme potonsiyeline sahiptir


Türkiye tarımsal alan itibariyle çok uygun şartlara sahiptir.

Karadeniz bölgesi en bilineniyle çay ve fındık üreticisidir. Ege üzüm, zeytin ve incir, İç Anadolu ise dünyanın beğendiği kaysıyı üretmekte çok iyi. Akdeniz’in turunçgil, muz ve pamuk üretiminde çok iyi olduğunu kabul etmeliyiz.

Bu ürünlerin yıllık ihracat değeri 4 milyar dolar civarında.

Aslında dünyada en büyük üreticisi olduğumuz fındık ve incir’de çok daha iyisini yapabiliriz ve buna ülkemizin potansiyeli var. Fakat nedendir bilinmez elimizdeki bu zenginlikleri değerlendirmede isteksiz davranıyoruz.

Ülkemizde yetiştirilen 17 çeşit fındıktan bahsedilir. En randımanlı 3-5 çeşit hangisi ise bunun yaygınlaştırılması için neler yapılıyor tam olarak bilemiyorum. Giresun Fındık Araştırmaları Enstitüsü fındığımızın gelişmesi ve daha çok ihraç yapılabilmesi için çalışmalar yapıyorsa ve bunun için yeni tarım arazileri oluşturuyorsa (ki Adapazarı, İzmit, hatta İç Anadolu illerinin kuzey kesimleri dahi bu ürün için ideal olabilir) Türk tarımının gelişmesini beklemekte haklıyım demektir.

Ürettiği en kaliteli zeytin ve zeytinyağı konusunda dünyada söz sahibi olması gereken ülkemiz acaba zeytin üretimi konusunda çiftçimizi bilinçlendirip üretimi artırıcı tedbirler mi alıyor yoksa bu ürünler toplama, işleme ve satış sorunları yüzünden sürekli geriliyor mu?

Bu konuda doğrudan gelir desteği verilmesi köylümüzü biraz rahatlatmış olsa bile ben ürünün gelişmesi ve üretimin artırılması için bunun yeterli olmadığını düşünüyorum.

Bu ülke coğrafi yapı olarak tarımın en sevdiği bölgedir. Bize düşen dünyanın en iyi portakal, muz, limon, üzüm, zeytin, fındık, kaysı, incir vs. ürünlerini yetiştirerek her yıl 10 milyar doları ülkemize katmaktır. Toprak ıslahı, aşı ve haşere mücadelesi, toplama, işleme ve satış konusunda hatta ihracatı kolaylaştıran yöntemlerle köylüye doğrudan destekler sağlanmalıdır.

Ziraatı önemseyen enstitülerle Türkiye’nin her yerinde o yöreye mahsus araştırma merkezleri kurulmalı. Ücretsiz inceleme ve önlem alma konusunda uzmanlar çalışmalıdır. Kaysıya ilişen pas ve kurtlar iyi bir mücadeleyle yok edilirken, incirin kurutulmasında uygun yöntemler ve tesisler kurulması sağlanabilmelidir.

Üniversitelerin bu konudaki araştırma ve destekleri sanayicilerimizin üreteceği cihaz ve araçlarla hayata geçirilmeli, bilinçlendirilmiş köylümüz toprağından altın değerinde ürünler almalıdır.

Nasılsa karnımız doyuyor anlayışı küçük düşünen köy halkımızda vardır. Onları müteşebbis yapmak için devlet-üniversite-sanayi işbirliği sağlanmalıdır. Bu sacayağı aslında pek çok alanlarda işbirliği yaparak ülkenin zenginliğini 10 yılda on kat artırabilir diye inanıyorum.

Çünkü buna maden işleme, mermer işleme, hayvancılık, ağır sanayi, bölgesel gelişme projeleri ve istihdam konusunda bulunacak çözümler içinde ihtiyaç var. Doğu Anadolu pancar üretiminde çok iyi ama pancar ekimi devlet tarafından sınırlıdır. Bunu yakıt olarak kullanma imkânı olduğuna göre ülkemiz neden bu konuda dünyanın en çok pancar üreten ve bu üründen akaryakıt ihtiyacının %50 sini sağlayan ülke olmasın. Trakya’da mısır ve ayçiçeği üretimi yeterince bilinçli yapılıyor mu? Onlara kim yol gösterecek ve üretim rekoltesini yağ hammaddesi ihraç edecek düzeye getirecek. Bu üçlü. Bu konuda üniversitelerin araştırma yaptıklarını ve ülkemiz tarım ve sanayisine çok önemli katkılar sağladığını da duymak istiyorum.

Her ay ilmi bir dergide (ulusal veya uluslar arası fark etmez) onlarca üniversitemizden birer buluş icat ve gelişme duymak istiyorum. Bunu, geçenlerde günümüz ışıklandırma sistemlerinde kullanılan ampulü ortadan kaldıracak ve ondan on kat daha az elektrik tüketen ampulü bulan üniversitemizle gurur duyarak yaşadım. Ardından bir üniversitemizde rüzgârgülü yerine yelken şeklinde bir kanatla rüzgârdan elektrik enerjisi elde edileceğine dair çalışma olduğunu duydum. Havalara uçtum. Demek çok daha az rüzgâr esintisi ile çok daha verimli elektrik enerjisi üretimini enerji açığı oldukça fazla olan ülkemiz bulmuş. Hemen patentini almışlar ve denemelere de başlamışlar diye okuyunca bu üniversiteye araştırmalar için gerekirse 2 maaşımı bağışlayayım diye düşündüm.

Ülkemiz gelişecek bunda hiç şüphe yoktur, zaten ümitsizlik şeytanın hilesidir ve artık bizden adam olmaz deyip yatmayı teşvik eder. Gayret ise son anda bile hezimeti zafere çevirir.

Doğu Anadolu’ya, güneydoğu Anadolu’ya giden doktorlarımıza, sanayicilerimize ve işadamlarımıza bu çok değerli gönüllü faaliyetleri için teşekkür ederim.

Dünya çapında işler yapan bir ülke için gönülden çalışmalıyız, hep beraber güzel günlere.

Muammer MURAT

5.2.08

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 163
Toplam yorum
: 140
Toplam mesaj
: 62
Ort. okunma sayısı
: 4442
Kayıt tarihi
: 03.09.07
 
 

1965 yılında Erzincan'da doğdu, İzmir'de yüksek eğitim alıp, devlet memuru oldu. 5 yıl süreyle bi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster