Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Haziran '07

 
Kategori
Telekomünikasyon
Okunma Sayısı
798
 

Turk Telekom'un Zavallılığı

Turk Telekom'un Zavallılığı
 

Ülkenin haberleşme altyapısını elinde tutan bir kurumun, hele hele ADSL sistemini işletiyorsa bir de, çağı yakalama iddiasındaysa üstüne üstlük, ofislerine gitmeden her türlü hizmeti vermesini de beklersiniz değil mi?

Öyle değilmiş maalesef!.. İyi ki Antep'ten Antalya'ya taşındım, anamdan emdiğim süt burnumdan geldi resmen. "Abonelik İşlemleri Yapılır" diye kocaman kocaman yazan bir TT Abonelik Merkezi'ne gittim. Hah hah haa, yeni abonelik işlemlerini yapamıyorlarmış maalesef!.. Ellerinden gelen tarife değiştirmekten ibaret. Bir de ADSL bağlayabiliyorlar. "TT anlaşmayı öyle yaptı ağbi, Kzıltoprak'taki Telekom Müdürlüğü'ne gitmeniz gerek." dediler.

Antep'ten telefonumu kapattırdım, burada yeni bir hat alacağım. Antep'te hattımı kapattırırken ADSL hattımı da kapatmak istedim. (Ayrı bankoda hizmet verseler razıyım, dışarı çıkıp ayrı bir kapıdan girip, başka bir kata gitmem gerekti o işlem için). (Bu arada öğrendim ki, diğer ülkelerde ADSL hattı telefon hattından bağımsız olarak verilebiliyormuş ama bizde TT bunu yapmıyormuş). Oradaki adam zamanla ADSL'in eski müşterilere ödül niteliğinde kampanyalar yaptığını, Antalya'da herşeye yeniden başlamamak için hattımı kapattırmasam da olacağını, Antalya'da bir telefon hattı bağlatır bağlatmaz ADSL tanımlamamın da yapılacağını söyledi. Kapatmamaya ikna etti beni. (Kendim kaşındım, kabul ediyorum. Türkiye'de yaşadığını nasıl unutursun a dangalak)!!!

Antalya'da evimi kiraladım, TEDAŞ aboneliğini almak için gittim, dönüşte de Kızıltoprak'a uğradım. Mahşeri bir kalabalık toplanmış. Ben zaten mesaimden zar zor izin almışım, bir de orada sıra nedir bilmez bir kalabalığın içinde beklemeye başladım. Güya güvenlikçiler var, hatta bir de teşrifatçı var ama kimse insanları sıraya sokmanın derdinde değil. Hak hukuk guguktur diyerek, fırsatını bulunca ben de bankoya yanaştım, başvuru belgemi bıraktım, ismim okununcaya kadar yarım saatten fazla bekleyip o arada çıkan iki kavgayı seyrettim. Sıra bana gelince ne deseler beğenirsiniz? "Sizin oturduğunuz bina yeni. Biz bunu sıraya alcaz, müteahhit firma yeterli başvuru olunca gelip bağlantı yapçak!.. Biz sizi arıycaaz!.." (Bunu diyeli 2 ay dolmak üzere).

Eh, sürenin uzayacağı belli, bari ADSL'i kapattırayım. I ıh, onun için de Gaziantep'e başvurmak gerekiyormuş. Ah benim salak kafam, ne diye o adama kandım ki?!? Apar topar arkadaşları aramaya başlıyorum, Antep'te kim bana yardımcı olur diye. Biri ortalarda yok, diğeri telefonumu duymuyor, 3. arkadaşa ulaşıp yardımcı olabileceğini öğreniyorum. Hemen noterden vekaletname çıkartıyorum, yolluyorum. Yolluyorum da, herif de kapı duvar oluyor anında. Telefonu sürekli kapalı, arayıp sorduğu da yok. Bir tek kargoyu ve içinden çıkan vekaletnameyi aldığını öğreniyorum. Geçen gün bir başka ortak arkadaşımızı arayıp keyifli keyifli söyleştiğini öğrenince ortamdan yarılıyorum tabii. ADSL halen kapanmamış. Gaziantep'i arayınca soruyorum, "Bu iş faksla filan olmaz mı?" diye. Adam köpürüyor, "Yönetmelikte de yazar beyfendi. Antalya'dan o işi halletmeleri gerek." diye yüksek perdeden atıp tutuyor. E yapmadılar işte, sana yalan mı söyleyeceğim?!? Tam faksa ikna olmuşken, gene tutturuyor yönetmelik diye. Sanki ben işi yapmamışım gibi "Antalya işlerini de biz burdan geri çevirsek hoş olacak mı?" filan diye garip sorular soruyor. Oradan torpil yapabilecek bir isim veriyor, kendi telefonunu veriyor, kapatıyor telefonu.
Bugün (az önce) gene gidiyorum Kızıltoprak'a. Hayret, bu defa işi yapıyorlar. Ama nasıl yapmak: Ben dilekçe yazıyorum, ayrı bir yere gidip para ödüyorum, sonra ellerindeki telefon numarasına faks çekiyorlar ki numaranın yanlış olduğu anlaşılıyor. Ordan başka bir yer öğreniyorlar, orası da asıl numara değil. Faks karşıya ulaşınca başka bir yere göndermek gerekiyor. Başıma ağrılar girerken, adam "Tamam, biz bunu hallederiz. Bir sorun çıkarsa da ararız." deyip gönderiyor beni. Gecikmelerden ötürü 2 aydır boşuna para verip bir de gecikmeye girdiğime mi yanayım, milyon dolarlık reklamlar yaptırıp hızlı hizmet veremediklerine mi, hâlâ telefon ve internet bağlantımın olmadığına mı?!?

Cem Yılmaz'a milyon dolar verip iğrenç reklamlar yaptırmak marifet değil TT yetkilileri!.. Bir online sisteme geçememişsiniz!.. İnterneti geçtim, siz kendiniz online olarak işlemleri yapın ona da razıyım!.. Daha ne kadar bekleriz acaba, var mıdır bir yanıtınız?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Nedense yazdıklarınız süpriz olmadı. Ben de İzmir'e taşınırken telefonumla ilgili ilginç sorunlar yaşamıştım. Neyse ki ADSL yoktu bende. Hem "sen-ben" olmazsak reklam paralarını nasıl ödeyecekler değil mi. Bu arada reklamı da kıskanmayalım lütfen(!) Hadi sıkmayın canınızı, o güzel şehirde; İzmir kadar olamasa da:)) Sevgiler, maviyle...

derinmavi.. 
 21.06.2007 13:57
Cevap :
Doğru söze diyecek bir şeyim yok. Bu arada yanlış anlaşılmasın, Cem Yılmaz'a taparım, DVD, VCD, hatta kem küm ederek söylüyorum o korsan İzmir kaydı bile var elimde ve ayda bir izlemezsem kurtlanırım hemen. Ama reklamlar kötü yaa!.. Peluş ve Mayk nerde, Doritos nerde, Telekom nerde?!?  22.06.2007 8:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 39
Toplam yorum
: 91
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 2098
Kayıt tarihi
: 05.03.07
 
 

Bankacılığı bırakıp kendini reel sektörün kollarına atmış bir adamım... Kitaro başta olmak üzere ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster