Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Temmuz '07

 
Kategori
Audio / Video
Okunma Sayısı
2795
 

Türk videoculuğunu kim kurdu? (2)

Türk videoculuğunu kim kurdu? (2)
 

Hulki Abi bir çuval negatif filmi önce İngiltere’ye götürmüş ve orada U-Matic magnet kayıt yaptırmış. Kızı İngiltere’de tahsil ediyordu o sıralarda. Herhalde onun yardımıyla yaptırdı bu işleri. Cin gibi adamdı maşallah.
Ama her fâni gibi o da bir gün bu dünyadan göçüp gitti. (20. 07. 2005)

Yurtdışında yaşayan, çalışan Türklerin en yoğun olduğu ülke Almanya olduğu için almış, başrollerini Ferdi Tayfur ve Necla Nazır’ın paylaştığı kendi yapımı olan BATAN GÜNEŞ filminin magnet bandını gelmiş Almanya’ya ve İrfan Sezer arkadaşım kanalıyla da bana.

İşe ne şekilde başlayacağımızı konuştuk. Epey bir zaman aldı bu. Film başına benden ne kadar istediğini vs. belirtti. Benim cebimde nakit olarak fazla bir para yoktu o sırada. Eli mahkûm oturdum pazarlığa. Her ne pahasına olursa olsun Hulki Abi’yi ve önüme gelen bu video fırsatını kaçırmak istemiyordum. İlk etapta hazır olan BATAN GÜNEŞ bandını bırakacak ve 10 film daha gönderecekti. Ben telif hakkı olarak film başına 10 bin DM olmak üzere 110 bin DM ödeyecektim. 10 bin DM peşin 100 bin DM da 6-7 adet senet.

Gelen filmlerin negatiflerinin magnet kayıt haline getirilmesi ve gümrüklenmesi bana aitti. Almanya’ya gönderme ücretini Hulki Abi ödeyecek ben de çuvallarla negatifleri geri gönderme ücretini ödeyecektim. İlk konuşmamızda İrfan Sezer arkadaşım da ortak olmaya karar verdi. Hulki Abi’ye yaptığımız ilk ödeme olan 10 bin DM’ı da İrfan ödedi.

Hulki Abi BATAN GÜNEŞ bandını ve film için hazırlattığı kendinden yapışan mini etiketleri bıraktı gitti. İrfan Sezer daha sonra işe zaman ayıramayacağını, gazetecilikte çok yoğun olduğunu düşünüp aldı 10 bin DM’ını ayrıldı ortaklıktan. Ben gazetelere ilan vererek bayiler aramaya başladım. Tamamen bilinçsiz ve salakça bir şekilde başladım işe. Bunu bilhassa belirtiyorum ki ticareti bilmeyen insanlar belki düşünürler diye…
Yoksa ''Sen akıllı bir adamsın ya, estağfurullah!’’ diyerek beni teselli etmenizi beklemiyorum.

Uyandırdım diğer insanları. Gazetelere ilan vermeden önce filmleri hazırlayıp arabamın bagajına koyacaktım. Süratle Almanya’yı dolaşarak Türk eksport firmalarına tek tek pazarlayacak, hemen paramı alacaktım. Bu arada onlarla bayilik anlaşması da yapıp paraları cukkaya atacaktım. Sahtekârlık yok. İş ciddi ve acil. Hemen harekete geçmek gerekiyor, diğer insanları uyandırmadan. Ama ben derin uykudakileri bile uyandırdım.

Babadan ticaret öğrenmedim ki. Her ne öğrendiysem kendi gayretimle oldu.
Ticaretin en önemli temel taşı gizliliktir. Öyle ona buna her şeyi, yaptıklarımızı, yapacaklarımızı anlatarak ticaret olmuyor. Bizden daha uyanıklar da var tabii. Güler yüzle, en zararsız halleriyle sizin sırtınızı sıvazlayıp, hemen harekete geçiyorlar. Çoğu kez de sizin fikirlerinizi çalarak, yapacaklarınızı sizden önce yapıyorlar.

Belirttiğim gibi eksportları teker teker dolaşırken yanıma bir de video aleti alıp dükkanlarında gösteri yapıverseydim, filmlere ilgi duymayan kimse olmazdı. Bu işi daha sonra yapan ve benim filmlerimi kopya çekerek yüzbinlerce DM kazanandan da behsedeceğim öteki bloglarda. Bu kişi şu anda paraya para demeyecek zenginlikte bir iş adamı.

Belirttiğim gibi bir çalışma yapsaydım hem 1-2 bin adet video kaseti satardım hem de bayilik anlaşmalarından para toplardım ki yekün 400-500 bin DM ederdi. Bu para beni süratle video kralı yapardı. Ben gazete ilanlarıyla filân oyalanıp, popomu oturduğum yerden kaldırmayarak iş yapmakla uğraşırken, sinema artisti birisinin torunu Mustafa E… arkadaşımız büroma sık sık uğrayıp beni tebrik ederek sırlarımı çaldı. Daha doğrusu çalmadı ben aptalca verdim kendisine. Onun samimiyetine inandım ve bu işi yapacağını aklıma bile getirmedim. Zira işi gücü olan birisiydi.

Ben gazete ilanlarında anlaşmasını yaptığım 11 adet filmin ismini veriyordum.

1. Batan Güneş (Ferdi Tayfur-Necla Nazır)
2. İntizar (Neşe Karaböcek-Engin Çağlar)
3. Süreyya (Emel Sayın-Cüneyt Gökçer)
4. Pembe Panter (Müjdat Gezen-Esen Püsküllü)
5. Derbeder (Ferdi Tayfur-Canan Perver)
6. Almanya’da Bir Türk Kızı (Neşe Karaböcek-Engin Çağlar)
7. Turist Ömer Boğa Güreşçisi (Sadri Alışık-Erol Büyükburç)
8. Bak Yeşil Yeşil (Ahmet Özhan-Hale Soygazi)
9. Çilekeş (Orhan Gencebay-Perihan Savaş)
10. Kadın Asla Unutmaz (Hülya Koçyiğit-Ediz Hun)
11. Yadeller (Ferdi Tayfur-Canan Perver)

O ne yaptı biliyor musunuz? Belirteyim ne yaptığını. Hiçbir film anlaşması olmamasına, hiçbir prodüktörle konuşmamasına rağmen 100 adet Film ismi yazdı ve bu işi benden büyük çaplı yapan adam durumunda, benim gazeteye tam sayfa ilan verdiğim gün o da verdi.

kiraladığı bir Mercedes araba ile hemen yola çıktı. Ben eksport yetkililerinin Münih’teki büroma gelmelerini beklerken, onlar için hukuki geçerliliği olan, matbaada kaliteli kâğıtlara basılmış anlaşma hazırlamış iken, bu vatandaş, bu sahtekâr fotokopiyle çoğalttığı, hiçbir hukuki geçerliliği olmayan, uyduruk anlaşmalarla piyasadan 500 bin DM topladı.

Benim ilanım üzerine Münih’e gelmeyi düşünenler de onunla sözde anlaşma yaptılar. Benim işlerimde aksamalar oldu tabii, bu sahtekâr yüzünden. Daha sonra yaptığı anlaşmaların hiçbirini yerine getiremedi. 5-6 uyduruk film çıkardı ve sahtekârlıktan sayısız şikâyet üzerine 4 yıl hapis yattı. Paraları ne yaptı bilmiyorum. Ama değerlendirmiştir. Zira hapisten çıkyıktan sonra Türkiye’ye temelli dönüş yapmak zorunda bırakıldı.

Not: Devam edecek. Sıkılmayanlar devamını da okurlar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

SİZE INANIYOR HAYATINIZIN GERI KALAN BOLUMUNDE BASARILAR DILIYORUM

arda OZKIR 
 02.10.2007 11:07
Cevap :
Sevgili Arda ÖZKIR, Ben zaten yazılarımın devamını tüm bunları ve daha birçok olayı isim vererek açıklamamak için şimdilik yazmadım. İnandığınız için teşekkür ederim. Saygılarımla.  02.10.2007 11:13
 

supermıs hıkayelerınız , bizde merak ediyorduk kucukken bu beta kasetlerı bize kım caktı almanyadan diye keza butun dunya o zaman vhs varken tek turkıyede beta kullanıyorduk , biz tahmın edıyorduk almancıların bunu turkıyeye yaydıgını ama şahsen tanımıyorduk tanımıs olduk saygılar

arda OZKIR 
 01.10.2007 16:53
Cevap :
Yazınızda biraz kinaye sezinledim. Sanki suçlu benmişim gibi yazmışsınız. Yazı serime devam edersem etraflı açıklayacağım ama içimden gelmedi yarım bıraktım. Haklısınız, herkes VHS sistemi kullanırken Türkiye Betamax kullandı. Münih'te HAUPTBAHHOF karşısında VARDAR EXPORT isimli bir firma vardı. Bunlar o yıllarda TIR kamyonlarıyla Türkiye'ye kaçak SonySL C7 video aletleri soktular. Sony de betamax sisteminin mucidi firma idi. O zamanlar VHS sistemi mucidi JVC ile rekabetteydi. Büyük mafya olayları. Türkiye'de kaçakçılığın en yoğun olduğu dönemler. Benim ortağım Ümit Bey de bunların arkadaşıydı. Benim işimi de bitirdi. 3 yıl suçsuz yere içeride yattım. Hulki Saner rahmetli o sıralar AMPEX marka kalitesiz 1/4 Zoll video kassetler kulanmamızı isterken ben daha pahalı olan Sony, JVC, FUJI kassetleri kullanıyordum. İdealist birisi olduğum için de 3 yıl suçsuz yere yattım ve başkaları benim telif hakkı ödediğim filmlerle zengin oldu. Yani BETAMAX kassetlerde benim parmağım yok. Saygılar  01.10.2007 18:30
 

Başınıza gelenlere çok üzüldüm.

Eşit Ağırlık 
 06.07.2007 10:44
Cevap :
Sevgili Harun, tamamını okursan belki çok daha fazla üzülürsün. En iyisi ben devamını yazmayayım. Saygı ve sevgiler.  06.07.2007 11:34
 

Mutlaka yazmalısınız Mustafa Bey, çünkü okuyorum, ve sanıyorum okunuyorsunuz. İlginç, bilmediğim dünyayı tanıtmış oluyorsunuz. Elinize sağlık Saygı ve sevgiyle

ZAKKUM 
 04.07.2007 18:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 325
Toplam yorum
: 2858
Toplam mesaj
: 684
Ort. okunma sayısı
: 3156
Kayıt tarihi
: 10.04.07
 
 

06. 06. 1945 İzmir doğumluyum ve İzmirli olmaktan da gurur duyuyorum. 1968 yılında birkaç yıllığın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster