Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ekim '20

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
57
 

Türk-Yunan NAVTEX Savaşı...

B a ş l a r k e n...

Son yıllarda, Doğu Akdeniz havzasında,keşfedilen zengin enerji kaynakları, yalnızca Doğu Akdeniz'e sınırdaş ülkeleri ilgilendiren bir konu olmasına rağmen, uluslararası bir "paylaşım sorunu" haline geldi...

Bölgedeki, enerji kaynaklarının birinci derecede paylaşımında hakkı olan ülkeler: Güney-Kuzey Kıbrıs, İsrail, Mısır, TÜRKİYE, Libya, Suriye ve Filistin'dir.

Bunların dışında, bölgenin enerji kaynaklarından yararlanmak; ama, aslında, Türkiye'nin bölgedeki etkinliğini engellemek ve Türkiye'yi saf dışı bırakmak için uğraşan ABD, Rusya, AB ve AB destekli Fransa ve Yunanistan vardır...

Bu ülkeler arasında, Türkiye'nin esas kavgası Yunanistan'ladır... Lozan Antlaşması'ndan günümüze değin devam eden kavganın nedenleri; Kıta sahanlığı, Karasuları, Ege Adaları'nın statüsü ve şu anda konumuzla fazla ilgisi olmayan Hava Sahası konularıdır..

Bu konularda, Türkiye ve Yunanistan arasında, başlangıcından günümüze kadar geçen sürede karşılıklı olarak epeyce NAVTEX yayını teati edildi; daha doğrusu "NAVTEX" restleşmesi yapıldı.

Bu restleşmeyi,Yunanistan ile Türkiye arasında, daha baştan beri "hava sahası" ihlalleri nedeniyle karşı karşıya gelen savaş uçaklarının "it dalaşı" olarak adlandırılan tacizlere benzetmek istemen. Bloğumun başlığında kullandığım "savaş" sözcüğünü de "mecaz" anlamda kullandım. Aynen "it dalaşı" gibi

*

Türkiye'nin en son yayınladığı NAVTEX(x).

-- Türkiye, Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi'nin, Doğu Akdeniz'de çalışma yürüttüğü alan için daha önce yayınladığı NAVTEX'in süresi 22 Ekim'de sona erdiğinden, çalışmanın 27 Ekim'a 2020'ye kadar sürmesi için yeni bir NAVTEX yayınladı

Bu yeni NAVTEX'in başlıca nedeni, Semadirek, Limni ve Bozbala adalarının, Lozan Antlaşması'nda belirlenen "askeri statüsünün" ihlal edilmesiydi--(1).

Şimdi,Türkiye ve Yunanistan arasındaki NAVTEX Savaşı'nın(!), Doğu Akdeniz Sismik Araştırmaları ile yakından ilgisi olan "Kıta Sahanlığı" ve "Ege Adaları Sorunu" konusuna değinmek istiyorum...

Bu arada, NAVTEX ilanının anlam içieriğinde bir "egemenlik" anlayışı da vardır...Bu da dikkatlerden uzak tutulmamalıdır... 

*

K I T A   S A H A N L I Ğ I...

--Tanımı şöyle yapılmaktadır: Kıta platformu olarak da bilinir. Bir kıtayı ya da kara parçasını çevreleyen görece sığ ve eğimli deniz tabanı...

Kıta sahanlıkları genel olarak kıyıdan 100-200 metre arasındaki derinliklere kadar uzanır...Uluslararası hukukta kıta sahanlığı kavramı ilk kez 1945'te ABD tarafından ortaya atılmıştır. Bunun nedeni, Texsas'taki petrol yataklarının  deniz altına uzandığının anlaşılmasıydı. 

Kendi kıyılarından yararlanmak isteyen öteki devletler de çok geçmeden bu kıta sahanlığı kavramını benimsediler. 1958'de BM Birinci Deniz Hukuku Konferansı'nda hazırlanan Kıta sahanlığı Sözleşmesi'yle adaların da kıtalarla aynı haklara sahip olması ilkesi benimsendi. Türkye sözleşmeyi imzalamayarak antlaşmaya taraf olmaktan kaçındı.  

Daha sonra, Yunanistan, Türkiye ile bir antlaşma yapmadan, kendi kıta sahanlığı olarak belirlediği bölgede yabancı şirketlere petrol arama izni vermeye başladı. Yunanistan, kıta sahanlığının başlangıç sınırlarını adalarının sınırları ile belirlediğinden, Ege Denizi'ni kıta sahanlığının tamamen kendisinin saymaya başladı.

Yunanistan'ın bu uygulaması karşısında Türkiye de, kendi kıta sahanlığının, Ege Denizi'nin en derin noktalarından geçen hatta göre sınırladığından Ekim 1973 te ilgili şirketlere petrol arama izni vermeye başladı.

25 Mart 1987'de de, Semendirek(samothraki), Limni(Limnos), Midilli(Lesbos) ve Sakız(Khios) adalarının çevrelerinde Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı(TPAO)'na petrol arama ruhsatı verdi.

Bu gelişmeler üzerine, Türkiye ve Yunanistan  arasında tırmanan gerginlik, iki ülke başkanlarının karşılıklı mezajlarıyla zaman zaman bir yumuşama gösterdiyse de, Doğu Akdeniz'de ortaya çıkan "enerji kaynkları rezervi" yüzünden karşılıklı yayınlanan "NAVTEX"lerle eskisinden daha çok gergin bir hale geldi--(2).

Bloğumun başlığını,"Türk-Yunan NAVTEX Savaşı" olarak atmam boşuna değildi...

*

E G E   A D A L A R I N I N   S İ L A H L A N D I R I L M A S I...

--Türkiye ile Yunanistan arasında Ege'ye ilişkin bir diğer sorun da, Yunanistan'ın Ege AdalarınıLozan Antlaşması'na(1923) aykırı olarak silahlandırmasıdır. 

Lozan Antlaşması'na göre, Ege Denizi'ndeki bazı adaların ve bölgelerin silahtan arındırılmış olmasına gerekirken, Yunanistan Montreaux Sözleşmesi'nin(1936) Lozan Antlaşması'nın ilgili hükümlerini geçersiz kıldığını, statünün değiştiğini ve bazı istisnalar dışında, adaların silahlandırılabileceğini iddia etmekte ve bu yönde uygulamalarda bulunmaktadır.

Ancak, Türkiye bu yorumu ve uygulamayı kabul etmemektedir--(3).

Yukarıda, aktardığım gibi, Türkiye'nin son yayınladığı NAVTEX'in nedeni de, "bazı adaların, Lozan Antlaşması'nın belirlediği askeri statüsünün Yunanistan tarafından ihlal edilmesi" değil miydi?

*

S O N U Ç :

Siyaset biliminde ve uluslararası hukukta en tartışmalı konulardan biri de "egemenlik" kavramı ve "devlet bağımsızlığı"dır.

Ben, Türkiye ve Yunanistan arasındaki "NAVTEX" restleşmesini de buna bağlıyorum. Bana göre, bloğumun bir yerinde de ifade ettiğim gibi, NAVTEX  ilanlarının nedenleri içeriğinde bir "egemenlik" anlayışı vardır. Bu da dikkatlerden uzak tutulmamalıdır...

Irak ve Suriye'nin kuzey bölgeleri ile neden ilgileniyorsak; Doğu Akdeniz'de de aynı nedenle bulunuyoruz.

Çünkü oralarda henüz bitmemiş işlerimiz var...

 

cdenizkent

 

---------------------- :

(x) NAVTEX(Navigational): Denizcilere meteoroloji tahminleri, seyir bilgleri, aciliyet, emniyet ve denizde çalışma yapılan sahalar hakkında bilgi veren,  bir "haberleşme cihaz sistemi"dir. Bu cihaz, seyir  halindeyken pek çok verinin alınmasına da olanak sağlar.(hurriyet.com.tr> Gündem Haberleri, "Navtex nedir?", 25 Temmuz 2020). 

NAVTEX, örneğin, ülkelerin Deniz Kuvvetleri'nin, yapacağı eğitim ve tatbikatların bilgisini önceden duyurarak bu sahalara girilmemesini konusunda uyarması için yayınlanır.

(1) sabah.com.tr>Gündem>Son dakika>20 Ekim 2020 ve www. habertuk.com.tr> Haberler> Gündem> 21 Ekim 2020

(2) AnaBritannica, Cilt-11 ve Cilt-19

(3) A. g. y.(Aynı Ansiklopedi'nin, bu iki cildinden okuduğum bilgileri, bazen kısaltarak bazen de kendi ifadelerimle eklemeler yaprak, aktardım; ama içeriğine sadık kalarak...)

 

.

ali açıköz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Konu ile son haber: Türkiye ve Yunanistan, Ege'deki sorunları diyalog ile çözümden yana olduklarını göstermek için, bir defaya mahsus olarak, Türkiye 28 Ekim, Yunanistan da 29 Ekim'i kapsayacak şekilde ilan ettikleri NAVTEX'lerini karşılıklı olarak iptal ettiklerini açıkladılar.(sabah.com.tr>Gündem Haberleri>26 Ekim 2020,Güncelleme saat:17:40) cdenizkent

cdenizkent 
 26.10.2020 19:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 937
Toplam yorum
: 2432
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1381
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster