Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mayıs '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
262
 

Türkan Hocamıza yanlış yapılmadı!

Türkan Hocamıza yanlış yapılmadı!
 

Bir koca çınar daha göçtü…

Gölgesinde binlerce insanın soluk aldığı o heybetli gövde, artık toprağa veriliyor.

Şair Baba, yıllar önce vatan hasretini şöyle dökmüştü satırlarına::

“Ben bir çınar ağacıyım,

Gülhane Parkı’nda,

Ne sen bunun farkındasın,

Ne de polis farkında…”

Prof. Dr. Türkan Saylan’ı herkes farkındaydı.

Cüzamlı hastaları da, bu hastaların eğitimlerini üstlendiği çocukları da, tüm gerçek Türk aydınları da, yurt dışındaki bilim çevreleri de, Atatürkçüler de ve tüm yurt sever insanlarda…

Ve tabii ki, savcı Zekeriya Öz ve arkadaşları da…

Basın da Türkan Saylan hocamızdan söz edilirken, başarıları, nitelikli kişiliği, özverili çalışmaları ve aydın kimliği övgülerle karşılanırken, konu dönüp dolaşıp Ergenekon soruşturmasına getiriliyor ve şöyle deniyor:

- Türkan Saylan gibi birisinin Ergenekon soruşturmasına dâhil edilmesi büyük bir yanlıştı…

Bu sözü edenler ve bu satırları yazanlar, neyi nereye kadar doğru söylediklerinin bir muhasebesini yapmak durumundadırlar.

Türkan Saylan’ın Ergenekon soruşturmasına dâhil edilmiş olması “neyin” ve “kimin” yanlışıdır?

Prof. Dr. Erol Manisalı’nın bu malum soruşturma kapsamına dahil edilmesi de yanlış mıdır?

Prof. Alemdaroğlu’nun, Türk Silahlı Kuvvetlerinin saygın generallerinin, milli güvenlik kurulu başkanının, Atatürkçü Düşünce Derneği başkanının, diğer üniversite hocalarının, İlhan Selçuk’un, Mustafa Balbay’ın, Türkiye’de tam bağımsızlığı tavizsiz bir biçimde savunan bir siyasi partinin lideri olan Doğu Perinçek’in… Bütün bu saygın, önemli ve değerli Türk aydınlarının… Bu soruşturma kapsamına dahil edilmiş olması da yanlış mıdır?..

Eğer bütün bu kişilerin o malum soruşturmanın içinde olması yanlış değilse… Niçin, Türkan Saylan hocamızın bu soruşturma kapsamına dahil edilmesi yanlış oluyor…

Bizce doğru olanı yapmışlardır.

Aksine bir tutum, Türkan Saylan’ı, Türkiye’nin bağımsızlıktan, cumhuriyetin değerlerinden ve hukuk devleti ilkesinden yana olan aydın potansiyelinin dışına koymak olurdu…

Ve gerçekte de yanlış, o zaman yapılmış olurdu.

Türkiye’nin aydın potansiyeli içinde olmak önemlidir…

Ama, o katta bulunmanın da belirli bir bedeli vardır.

Tarih, bu bedeli şerefleri ile ödeyenleri yazacak ve gelecek genç kuşaklar, bu namuslu insanların yaşam öykülerini kendilerine örnek alarak yetişecek ve içlerindeki vatanseverlik ülküsünü yeşerterek, güçlendireceklerdir.

Türkan hoca, ülkemizin namuslu aydın profilinin değerli bir simgesi olarak toprağa verilmektedir.

Önemli olan da budur.

Gün gelecek, herkes gidecektir… Önemli olan, ardında böyle bir namus halesi bırakarak gitmek… Ve tanıdık tanımadık, bütün milletin ardından gözyaşı dökebildiği bir “insan” olarak yaşayabilmektir…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 911
Toplam yorum
: 360
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 467
Kayıt tarihi
: 30.01.09
 
 

1942 yılının Şubat ayında Bursa'da (Mehmet Kemalettin'den olma, Emine İffet'ten doğma olarak) dün..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster