Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ocak '08

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
12564
 

Türkçe "OFF" - Feyza Hepçilingirler

Türkçe "OFF" - Feyza Hepçilingirler
 

***Everest Yayınları***



Bilgisayar ve hızlı haberleşme ağlarının günlük yaşantımıza girmesiyle birlikte, sanki hayat akışımız daha da hızlandı. Uzun uzun süslü cümleler yerine, kısaltmalar, "kestirme" tabir edilen yarım yamalak söylemler, sokak dili ya da gençlik dili diye adlandırılan iletişimsel konuşmalar iyice yaygınlaştı. Bir de kendini genç gören ya da modaya yatkın olduğunu düşünen ebeveynler de, bu hızlı gelişen çağa ayak uydurma telaşına girişince, ortalıkta yepyeni dil aileleri ve yeni bir eğilim oluşmaya başladı.

Neredeyse onları anla(ya)mayanlar veya öyle konuş(a)mayanlar çağdışı olarak kabul görecekler!..

Her etki bir tepki doğurur ,derler. Bu yozlaşmaya karşı, haklı tepkiler gösteriliyor artık. " Dil Zabıtası " olarak kabul ettiğimiz bazı değerli yazarlarımız (Hakkı Devrim, Oktay Sinanoğlu, Şiar Yalçın, Yalçın Küçük vs.gibi) çalıştıkları gazetelerdeki köşelerinde, kitaplarında ve katıldıkları TV programlarında, Türkçemizdeki bu yozlaşmayı ve çözüm yollarını dile getirmeye başladılar. Feyza Hepçilingirler de bu yazarlarımızdan birisi, bir Edebiyat Öğretmeni.

"Bunca sorun durup dururken dille uğraşmayı gereksiz bulanlar var mıdır, bilemiyorum. gereksiz değildir; çünkü dildeki bozulma, hem o sorunların göstergesidir hem de dolaylı olarak nedeni. Türkçe'nin bu kadar kötü kullanılıyor olması, bütün işlerin kötüye gidiyor olmasından bağımsız mı? " Feyza Hepçilingirler

Böyle diyor Türkçe "off" isimli kitabın yazarı ve bu kitabında, günlük yaşantımızda her yerde ve her alanda sık sık yapılan dil yanlışlarını ayrıntılı bir şekilde gözler önüne seriyor.

409 sayfalık bu kitabın, Everest Yayınları tarafından 30. baskısı yapılmış. Okunmaya ve dikkate alınmaya değer bir ürün. Biz bu kitabı, kızımın Türkçe Öğretmeni, sınıfına okunmasını önerdiği için satın almıştık, birlikte okuduk. İlköğretim sınıflarında okutulması zorunlu olmalı bence, ne kadar erken verilirse dil eğitimi, o kadar kalıcı olur...

 Ataların deyimiyle ağaç yaş iken eğilir.

Yazar bu kitapta, yazılı ve görsel iletişim araçlarında ve politikacılardan sanatçılara kadar medyatik kişilerin, gerek bilinçli olarak gerekse dil sürçmesi şeklinde ortaya çıkan dil yanlışlarını, doğru kullanım şekillerini de örnekleyerek veriyor. Özellikle haber spikerlerinin ve canlı yayınlanan program sunucularının nelere dikkat etmesi gerektiğini, siyasilerin meydanlarda atıp tutarken nasıl davranmaları gerektiğini vurguluyor. Konuşma dilinde ve ayrıca yazı dilinde yapılan dilbilgisel yanlışlara da yer veriyor.

Kitabın son bölümünde, birçok tanınmış yazarın kitapla ilgili görüşleri ve eleştirileri de yer alıyor. Ayrıca okuyuculardan gelen eleştirilerden de örnekleri görebiliriz.

YAYINEVİ NOTU:

Yalnızca bir iletişim aracı olarak görmeye alıştırdığımız, belki de bu yüzden hafife almaya başladığımız dil, aslında yaşamımızı belirleyen en önemli kültürel etken. Dilimizin yoğurduğu bir zihinle düşünüyor, hissediyor ve bunları yine dili kullanarak aktarıyoruz. Dildeki bozulma, yaşamı algılayışımızı, kurgulayışımızı, yaşama sahip çıkışımızı etkilediği gibi, iletişim kazalarına da yol açabiliyor.

Feyza Hepçilingirler bu kitapta, bir yandan dilimize sahip çıkmanın anlamını tartışırken, bir yandan da doğru Türkçe’nin bilgisini sunuyor okurlara. Dilimize ayna tutarken yaşadıklarımıza da tanıklık eden bu yazılar, Türkiye’yi birçok boyutuyla yansıtıyor.
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yıllar önce okuduğum harika bir kitap...Aklımda kalan en canlı örnek KARINIZI BENİMLE PAYLAŞIR MISINIZ? ?- KÂRINIZI BENİMLE PAYLAŞIR MISINIZ?... Bir de BÜTÜN GÜN BOMBOŞ EVİN İÇİNDE OTURDUĞUMU MU SANIYORSUNUZ? Ev mi bomboş yoksa oturan mı? Ne yazık ki dilimizi doğru kullanamıyor ve doğru kullanmak adına gerekli özeni göstermiyoruz. Üzerinde titizlikle durulması gereken bir konuyu, güzel örneklerle dile getirmiş Hepçilingirler. Medya'da karşımıza çıkan insanların özensiz türkçelerine dem vurmuş biraz da. Ben çok severek okudum, şimdi bloğunuzda görünce tekrar okuyasım geldi, kitaplığıma baktım ama bulamadım. Ödünç verip geri alamadıklarım listemde buldum !!! Dilimiz gibi emanet kavramını da mı kirlettik yoksa?

Pınar Yeşiltay SEVİM 
 28.01.2008 0:01
Cevap :
Hoş geldin Pınar! Nerelere kayboluyorsun,bizi yazısız bırakıyorsun. İyisindir umarım. Beğenmene sevindim...teşekkürler ve sevgilerimle...  28.01.2008 11:01
 

Sanırım hala anlatamamışım derdimi. Buna üzülüyorum. İnan ki bu güne kadar "tabii ki vardır imla hatalarım, yok demiyorum" ama inan kendi adıma yazılmış bir blog değildi o. Burada yazmaya hevesli bir çok gönüllünün yanlış bir üslupla heveslerinin kırılmasıydı o bloğa konu olan. Murat Beyin koyduğu son noktayı görmedin sanırım. Olayın özü o. Fakat herkes kafasına göre algıladı yazıyı. Bazı kuyruk acıları olanlar sayfamı kullanarak kuyruk acılarını çıkarttı. Bir arkadaşımız imla kuralları hakkında ironi hakkını gizli tutarken bizim bu konuda yazmamızı topa tuttu. Vs. vs. İmla kuralları hakkında ironi yapılıyorsa, tartışılabilirde bana göre. Ben de Karga'mıza ironi yaptım:)) O küsmez, küsemez bana. Bilirsin asıl dostlar acı söyler bizim geleneklerimizde:) Bu güne kadar da cevap vermeyişimin nedeni cevabın bana onay için gelmemesi. Merak ettim de ancak gördüm. Bak bu da size ve bazılarına tanınan bir ayrıcalık sanırım:)) ama ben bunu sorun yapmam mesela. Takdirdir. Sevgilerimle.

Ayrıntıda gezinmek 
 25.01.2008 22:58
Cevap :
Aynurcuğum, yorumun sonlarında ne anlatmak istediğini anlamadım, benim bir çok yorum cevabım e- postaya gelmiyor, benim yazdıklarım da onaylanmıyor..Cevapsız hiç bir yorumum olamaz. Aslında ben de halide'nin başına gelenlerden sonra senin tarzında bir yazı yazdım. Okumadın belki. İmla kuralları bir yere kadar, içerik daha önemli sanki...sana kızmam mümkün değil..Karga'yı ben de çok severim, torpilli o.. ona kızamam...sevgilerimle...  26.01.2008 15:32
 

Dil bizim özümüz. Özümüz gibi korursak amenna. Onu korumalıyız. Korunması gereken tüm diğer değerlerimiz gibi bizi ve toplumu ayakta tutan . Fakat toplumun ekonomik, sosyal, kültürel, adli eşitsizliklerini de aynı biçimde koruyamazsak, dil de onlar gibi kirlenmeye mahkumdur. Çünkü seninde vurguladığın gibi bir etki tepki meselesi vardır ortada ve açık açık yapılan her türlü adaletsizliği, adaletli dönemlerin saf cümleleriyle açıklayamaz, vurgulayamaz, tepkinizi yeterince ifade edemezsiniz karşı tarafa. Üstelik toplum bilimciler, siyasiler, sosyologlar yükselen bu tansiyonu dengelemek için buna tolerans bile tanırlar, göz ardı edebilirler bir süre. Ta ki artık o cümleler bile yetmeyip, millet uçmaya başladığında. Benim gibi:) Sevgi ve saygılarımla.

Ayrıntıda gezinmek 
 15.01.2008 17:55
Cevap :
Bak şimdi ne güzel yazmışsın Aynur'um. Özellikle mi dikkat ettin yoksa? Hiç imla hatası yok, demek ki isteyince yazılıyor,istemek ve alışkanlık kazanmak gerek...(Karga'ya niye taş attın, kanadı kırılmış yazık! Elimizde bir kuş kaldı, o da küsmesin, göçmesin Afrika'ya-:))) Selamlar-sevgiler bol güneşli Antalya'ya..  16.01.2008 12:19
 

"Bunca sorun dururken dille uğraşmak" nasıl gereksiz olsun sevgili hocam. Dil; anlaşmanın, anlamanın, anlatmanın kaynağı olduğuna göre değil sadece bir kaç kitapla bununla ilgili kampanyalar, reklamlar da yürütülmeli...Dilimizin güzellikleri,faydaları anlatılan programlar yapılmalı(sadece radyoda duyuyorum bu programları. TRT) ,çocuklarımızın izleyebileceği öğretici çizgi filmler de yapılmalı.Türkçenin güzel kullanıldığı şarkılar yapılmalı çünkü, çocuklar boş kaset gibi hemen eşlik ediveriyorlar yeni şarkılara.Gelin bunların beyinlerine pırıl pırıl bir türkçe işleyelim.Kıyıda köşede bırakılmış bu büyük problemi gün yüzüne çıkarttığın için tekrar tekrar teşekkürler.SEVGİLER

Lavinya 
 14.01.2008 11:37
Cevap :
Çok teşekkür ederim ÖZLAVİNYA, öz eki sonda pek bir anlam ifade etmiyor bence ya da Lavinya'nın Özü olsun! Türkçe'ye uyduralım...Selam ve sevgilerimle...  14.01.2008 13:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 480
Toplam yorum
: 2957
Toplam mesaj
: 478
Ort. okunma sayısı
: 2016
Kayıt tarihi
: 27.03.07
 
 

Üstkimliği ile insan, altkimliği yeterince kalabalık birisi; Eş, anne, öğretmen emeklisi. Doğa, H..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster