Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mayıs '10

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
231
 

Türkçe üzerine

Dilimiz öyle güzel ki güzelliğinin sınırı yok! Uzayıp giden ufuklar kadar sonsuz, bir çiçeğin kokusu kadar duru, akarsularımız kadar coşkulu, susuzluktan yanmış yüreklere sunulan bir pınar suyu kadar cana can katıcı. Ancak, güzellik ilgi ister, sakınılmak ister.

Zarar vermek isteyenlere karşı üstüne titrenmek ister. Dilimiz ne kadar güzel! “ Sulh” yerine “ barış” var; barış demek ne güzel. “Muallim” yerine “öğretmen”, “ talebe” yerine “ öğrenci” demek de öyle. “İnkîlap” demekte zorlanırken “devrim”i ne kolay söylüyoruz. “Sınav”lar terletse de “imtihan” sözcüğünü söylemek kadar zor gelmez. “Mesuliyet” duygusunu “sorumluluk” olarak bilmek daha güzel. “Özgürlük, özlem, dayanışma, bağımsızlık” ne güzel, ne sıcak. “Sevgi” ne güzel… Türkçe üzülüp sıkılıyoruz gönlümüzde, Türkçe dile getirelim, “stres”e gerek yok. Türkçe seviniyoruz; duygular Türkçe yansıyor gönlümüze; sevgi, özlem, umut… Gönlümüzden dilimize de Türkçe aksın. Yurdumuzda, el yurdunda gibi dolaşmayalım; dilimize sızanları ayıklayalım: “Fullemek, nonstop, perfonmans, global, inisiyatif, imitasyon, sansasyon, demagoji, center, finiş, kalifiye, kaos, laptop, varyasyon” dendiğini duyduğumuzda; “ garden-cafe, hobby-shop” yazılarını gördüğümüzde içimiz titremiyor mu? Bir kez yurdumuzdan ayrı düşersek içimizde duyarız bu sızıyı; hiçbir şey dindiremez.

Dilimiz, bizim geçmişimiz, geleceğimiz. Çağları aşıp gelen sesimiz, kimliğimiz. Dilimiz varsa varız biz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1734
Kayıt tarihi
: 22.05.10
 
 

1956 yılında, Mart ayının 19. günü, Manisa/Kula’da doğmuşum. Kurtuluş Savaşı’nda süvari üsteğmeni ol..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster