Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Aralık '14

 
Kategori
Dil Eğitimi
Okunma Sayısı
180
 

Türkçe varsıl dil

Türkçe varsıl dil
 

TÜRKÇEDE ANLAM ANLATIM KAYNAK KİTABIM SİZ OKURLARIMA, DOSTLARIMA SUNULUR.EDERİ 50 TL. 0535 390 58 24 BAŞVURUNUZ.POSTA ÇEKİ 11675224 POSTA ÇEKİ HESABINA YATIRABİLİRSİNİZ


Türkçe varsıl dildir,  yeter ki bilinçle işlensin.” Atatürk

Türkçe ile bilim ve felsefe yapamazsınız.” Recep Tayyip Erdoğan

İşte Türkçenin dünü, bugünü.Dahası Türkiye’nin dünü, bugünü.

Türkiye Türkçesi 1923’ten bu yana gelişmesini sürdürüyor.Türkçe, yaşamın  her alanında verilen yapıtlarla dünya dilleri arasında yerini almıştır.Eğer Türkiye Cumhuriyeti kurulmasaydı Türkçe dünyanın beş dili içerisinde yer alamayacaktı.

Ülkemizi kuşatan, toprağımıza el koyan bize yaşama hakkı tanımayacağı için Türkçe, unutulan beş bin dilden birisi olacaktı.Tarih güçlü olanların yenilgisine çok tanık oldu.İşte Büyük Atatürk’le başardığımız ulusal bağımsızlığımız bunun en somut örneğidir. Böylece toprağımızı kurtarmakla ulusal devletimizin kuruluşunu sağladık.

Bugün Türkçe kendi dil ailesi içinde en işlek dil olarak yazın, bilim alanında yapıtlar vermektedir.Dünya böyle bir dilin olduğunu onaylamakla kalmayıp Türkçeyi inceleyen Batılı bilginler dilimizdeki kural şaşmazlığıını öve öve bitiremiyorlar.

Max Müller,“Türkçe, insan bilincinin yontup düzelttiği anıt değerinde bir düşünce ve üretme aracıdır.Billûr kovan içinde bal peteklerinin oluşunu nasıl seyredebilirsek onda da düşüncenin iç oluşlarını öyle seyredebiliriz.” ( İngiliz, 1823-1900, Dilbilim)

Bir başka dilbilimci Jean Deny, “İnsan bu dilin yüce bir bilim akademyası müzakerelerinden çıkmış olduğu zannına düşmüş olabilir.” (Türk Dili Grameri, çeviren: Ali Ulvi Elöve) saptamaları dediklerimizi doğruluyor.,

 DİLDE SÜREÇ

Dil, toplumun yapısı, yaşantı düzeni, düzeyi dikkate alınarak incelenmeli.Toplum, göçebe, yerleşik, gelişen nitelikli yapısıyla dili belirleyici kılar.

Türkçe için de aynı süreç geçerlidir.Orta Asya’daki göçebe toplum yapısı sözcük sayısının sınırlı olmasını gerektiriyor.Çünkü göçebe toplumun kullandığı araçlar, yaşantının tek düzeliği dildeki anlamı, anlatımı daraltıyor. Bu düzeyde diğer toplumlardan sözcük alışverişi de gerçekleşmez.Dilin yabancı etkilerden uzak...olmasını toplum düzeni belirler.

Türkçe, değişik uygarlıklar yaşayan toplumsal sürecimizde inişli, çıkışlı yol alır.İnanç değişimi yeni toplumsal ilişkileri geliştirir.Aynı inancı paylaşan toplumlardan etkileşim başlar.Bunun böyle olması durdurulmaz bir yürüyüştür diyebiliriz.Üretim gücü toprağa dayalı toplumlarda dinin toplumsal yaşantıyı belirlemesi, toplumun kültürleşme yönünün dinin belirleyici doğrultusunda olması kaçınılmazdır.Bu inişli çıkışlı yol yaşanacaktır.Bütün toplumlar bu süreçten geçmek zorundadır.

Toplumda üretim araçları gelişince toplumun toplumsal düzeni, yapısı değişir.Toplum yaşamın bütün alanlarında gelişir.Diğer toplumlara açılım kolaylaşır.Böylece etkileşim dil, toplumsal değerler, yeni kültürler edinme doğrultusunda hızlanır.İşte diller arası sözcük alışverişi de önlemez bir doğrultuda gelişir.Gelişmiş toplumlar diğer toplumları etkilemede önde olurlar.

Eski Türkçe, yabancı etkilerden uzak bir dönemdir.Özellikle Köktürk Yazıtları bunu kanıtlayan  baş belgedir.Türkçenin yabancı dillerden bir iki sözcük dışında etkilenmediği bu belgelerde görülmektedir. Fakat Karahanlıca İslamiyetin etkisiyle Arapça ve Farsçadan etkilenmiştir.Anadolu Selçuklu döneminde Farsça resmi dildir.

                        Begler atın argurup / Kadgu anı turgurup

                        Mengzi anı sargarup / Körküm angar türtülür

Ölenlerin arkasından yakılan Sagu (ağıt) Eski Türkçenin anlaşılırlığını gösteriyor.

                        Tümen çeçek tizildi / Bükünden ol yazıldı

                         Öküş yatıp üzüldi / Yirde kopa adrışur

Doğadaki değişimi anlatan koşuk dilimizin bir başka ürünü olarak islamiyette önceki yazının özelliklerini  gösteriyor.Türkçenin  süreç içinde yol aldığını kanıtlıyor.

Osmanlı dönemine gelince, bu dönem, 13.yüzyıldan 20. Yüzyıla değin sürer.Bu altı yüz yıllık dönemde özellikle 14.yüzyıldan sonraki süreçteki yapıtlarda Osmanlıca denen üçüz (Arapç-Farsça-Türkçe) yapay dil kendinden söz ettirir.Osmanlıda resmi dil Türkçe de olsa yazışmalarda Saray Osmanlıcayı  yeğler.

                         Mikrası tig ile iltibası pürlemanından cüda kıldı.                                      

                                                          *

                        Dest busi arzusuyla ölürsem dostlar

                         Kuze eylen toprağımı sunun anınla yare su

12 Temmuz 1932’de Atatürk’ün öncülüğünde kurulan Türk Dil Kurumu; Tarama, Derleme sözlükleriyle ; Yazım Kılavuzu, Türkçe Sözlük yapıtlarıyla; Türk Dili dergisi ve bu derginin özel sayılarıyla ; Türkçe kök ve eklerle sözcük türetme, sözcükleri birleştirme yöntemiyle Türkiye Türkçesi’nin gelişimine büyük katkılarda bulundu.Böylece, Türkiye Türkçesi yazın, bilim alanlarında kendini kanıtladı.Dilimizdeki Türkçe kökenli sözcük oranı % 32’den günümüzde %72’ye ulaşmıştır

Nermi Uygur, Dildeki Felsefe adlı yazısında, “ ‘Dildeki dünya görüşü’ deyimi ‘ dildeki felsefe’ deyimiyle anlamdaştır.Dünya görüşü evreni, dünyayı ‘algılayışa’ verilen addır.Dil görünümleri dünya görüşü arasında özlü bir bağı açığa vurur.İkisi birbirinden ayrılmaz, iç içe girmiştir.Dünya görüşü dilde yansır.Benimizin derinliklerine uzanabildiğimiz her yerde dilimizden bir şeyler buluruz.Her dilin dünya görüşü başkadır.”Bu nedenle Türkçeyle örülmüş dünyamızda tüm toplumun buluşması geleceğimiz için kaçınılmazdır.

Türkçenin yazarlarca savunulmasının sonuç vermesi ulus devletimiz Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla gerçekleşti. Artık Türkçe, okullarımızda eğitim dili, yaşamımızın  her alanında başvurduğumuz iletişim aracı olarak yaşıyor, boy atıyor. Büyük Atatürk,“Türkçe varsıl bir dildir yeter ki bilinçle işlensin.” derken günümüzdeki cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, “Türkçe ile bilim ve felsefe yapamazsınız.” diyor.İşte geleceğimizi aydınlatan, karartan sözler.

Dünya Felsefe Kuruluşları Onursal Başkanı, Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı Prof. İoanna Kuçuradi’nin, “Biz Türkçe felsefe yapıyoruz.Türkçe yayınlanan 9-10 kitabım var. Makalelerim Türkçeden İngilizceye çevriliyor.” (Mehmet Türker, Sözcü, 27.12.2014) duyurusu Türkçeyle felsefe yapılamaz diyenlere sunulur.

Hasan Ali Yücel, 496 kitabı dilimize kazandırdı.Bunlar bilim, felsefe, sanat yapıtları.Türkçe, dilbilimcilerin, felsefecilerin ortaya koyduğu yapıtlarla tüm alanlarda yeterli olduğunu bugün kanıtlıyor. “Türkçem benim ses bayrağım” dizesinde Dağlarca, Türkçeyi  savunuyor. Büyük ozan geleceğimizi kurmada, ulus toplumumuzun sağlıklı gelişmesini gerçekleştirmede Türkçenin önem taşıdığını bildiriyor.

Türkçenin büyük ozanı böyle düşünüyor.Ulusal birliğimiz, dirliğimiz bozulmasın diyorsak Türkçe temelinde toplumu yükseltmeliyiz.Ancak bu alanda ne yapmamız gerektiğini düşünmede geç kalmayalım.

 

 

 

Şahin ÖZŞAHİN bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1040
Toplam yorum
: 308
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 682
Kayıt tarihi
: 24.03.12
 
 

Türkay KORKMAZ, umuda yolculuğu ertelemez. Mermeri delenin damlanın sürekliliği olduğunu bilir. Y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster