Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mart '16

 
Kategori
Dil Eğitimi
Okunma Sayısı
37
 

Türkçe

Türkçe
 

TÜRKÇEDE ANLAM ANLATIM
***********************************
ANLAM
 
Her kişi kendi diliyle düşünür; olayları, sorunları yine kendi diliyle açıklayabilir. Bu gerçek, insan doğasının bir zorunluluğudur. Bunun için Türkçenin başarıyla kullanıldığı, kişinin dil yeteneğini geliştiren Türkçe metinler seçilmeli. Metinden yola çıkıldığında birey “anlama” yeteneğini geliştirirken “anlatma” becerisini de kazanmış olur. Bu metinler, kişinin kendine özgü yargılara varmasını sağlar. 
 
Birey, düşündüğünü, gözlediğini, yaşadığını sözlü ve yazılı anlatımla yaşama geçirir. Sözlü ya da yazılı anlatım, kişinin anadilini kullanarak tümce kurmasını, bir başkası konuşurken dinlemesini, metni okurken noktalama işaretlerine uyarak
vurgulama ve tonlamaya özen göstermesini kavratır.
 
Bilge eğitimci F.W.Foerster, “Biz dünyaya anlamak için geldik.” * derken bilinmezi bilinir kılacak yapıcılığı, yaratıcılığı dile getiriyor.
 
Anlam işi, kişinin anadilini tanıması – kullanması – ile yaşam bulur. Anadilini kullanamayan, kurallarıyla birlikte uygulayamayan kişi, anadilinden uzaklaşacağı gibi anlam işini de gerçekleştiremez. Kısaca, anadilinden uzaklaşan kişi anlama gücünü yitirir.
 
Türkçe sesçil bir dil olduğundan anlaşılması kolaydır. Türkçe, yalın, özü biçimine, biçimi özüne uygun bir dildir. Bu kolaylığı başarabilmenin yolu kuşkusuz anadili bilincinden geçmektedir.
 
Anlama olayı, dinleme ya da okuma yoluyla metin / düzyazı, paragraf, tümce, sözcük boyutlarında edilgen biçimde gerçekleşir. Şimdi sırasıyla anlamanın bu birimlerde nasıl gerçekleştiğine bakalım.
 
ANLATIM
 
Anlatım etkin bir eylemdir. Bu gerçek, anadili doğru kullanabilmeyi zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle uygun sözcük ve tümcelerle anlatıma konu olanı amacımıza uygun bir yöntemle karşımızdakine iletebilmeliyiz. Türkçe anlatımla bunu nasıl sağlayacağız? Türkçe'nin anlatım olanaklarını, sözdizimini kavrayıp, yazılı anlatımla ilgili teknik bilgi, yöntem ve becerileri edindiğimizde Türkçe anlatım gerçekleşir.
 
Günümüzde anadilini kullanabilmek becerisini kazanmak gerekliliği herkes için bir zorunluluk olmuştur. Sözlü ya da yazılı anlatımda buna özen göstermek ulusal bir görev olarak durmaktadır.
 
Bir dili bilmek, -hele ulusdilimizse- o dille söyleneni, yazılanı anlayabilmek; isteklerini, duygularını ve düşüncelerini anlatabilmek demektir. Bizler Türkçe anlatımda yeterli miyiz? Bu soruyu kendimize sormaktan kaçınmamalıyız.
 
Anadilini bilmeyen bir kişi yaşamın diğer alanlarında da başarılı olamaz. Örneğin, bu kişi öğrenciyse Türkçeyle birlikte diğer derslerinde, yok eğer öğrenci değil de yaşama atılmış ve bir iş alanında görev yapıyorsa işinde başarılı olamaz.
 
Anlatım, dilden dile, kişiden kişiye göre değişir. Kişi sayısı kadar anlatımda ayrılıklar vardır diyebiliriz. Bunun yanında
bilgi alışverişini kalıcı kılan yazılı anlatımda -konuya ve kişinin amacına göre- anlatım biçimlerini, anlatım yollarını ve düşünceyi
geliştirme yöntemlerini yerinde kullanabilme becerisi anlatımı etkin kılar. Yani anlatım bu yol ve yöntemlerle gerçekleşir.
 
* İyi İnsan – İyi Vatandaş , Çeviren, M.Hekimoğlu, İst. 1964, s. 34
 
Şahin ÖZŞAHİN bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1064
Toplam yorum
: 308
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 713
Kayıt tarihi
: 24.03.12
 
 

Türkay KORKMAZ, umuda yolculuğu ertelemez. Mermeri delenin damlanın sürekliliği olduğunu bilir. Y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster