Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ocak '20

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
13
 

Türkçe

İki yüz milyon kişinin kullandığı dil; Türkçe.

Arapça ve farsça karışımı olan Osmanlıca Saray’ın, Türkçe halkın dili olmuştur.  Halkın okuma yazma sıkıntısı olması maalesef bir cihan imparatorluğunun da sonunu getiren etkenlerden biri sayılır. Ama Türkçe bütün bunlara direnmiş halk ozanlarıyla birlikte zenginliğini artırmıştır. Bu topraklarda yapılan 1928 Harf ve 1932 Dil devrimi ile hak ettiği saygınlığına erişmiştir. Ama son yıllarda yozlaşma kültürü Türkçemizi de etkisi altına almıştır.

Günümüzde ise ciks giyinmiş brolar ve get off olmuş sisterlar bize Türkçe için oh my got! ,dedirtiyor. Dil bilimci değilim ama bu konuşma tarzının bir dile ne kadar zarar verdiğini görebiliyorum. İki büyük devrimden sonra acaba neyi beğenmedik?  Havalı ve güzel giyinmeyi ciksle, kardeşimi bro ve sisterla değiştirmek için sebeplerimiz neler? Get off diyecek kadar iyi İngilizce konuştuğumuzu gösterme çabası mı yoksa bunlar?

Biz konuşma dilimizi yabancı kelimelerle havalandırınca çevremizde şekillenmeye başladı. Oturduğumuz mekânlar için yeni adlar oluştu. Hatta bence İngiliz dil bilimi bu isimleri incelemeli çünkü gerçekten yaratıcılar. Geçenlerde internet ortamında karşılaştığım bir reklam beni çok heyecanlandırdı mesela. İki dil için büyük kardeşlik örneği; ‘’Bulgurking”. İngiliz dil bilimcisi ve türk dil bilimcisi bir araya gelip bu kardeşliği kutlamalı! Peki, gerçekten neden böyle bir isim? Türkçe o kadar ezik bir dil mi? Hayır, ben bunu kabul etmiyorum. Bulgurking ’ten daha yaratıcı mekân isimleri biliyorum.

Biz üreten bir toplum olma özelliğimizi maalesef kaybettik. Yediğimizden içtiğimize, kullandığımız teknolojik aletlere kadar birçok şeyi dışardan alan bir ülkeyiz. Dışardan alımın içinde gelen kurtçukların sonucudur dilin yozlaşması. Önce dilini sonra kültürünü ve en sonunda benliğini alacak bir yozlaşma. Yozlaşmayla baş etmenin ilk adımı bunun farkında olmaktır. Umudunuzu kestiğinizde gençlere yüzünüzü çevirin. “Uyan” ve “Türkçe Bir Şeyler Alır Mıyız?”  kısa filmlerini izlerseniz ne demek istediğimi anlarsınız.

Dilimizi öğrenmekten ve onu kullanmaktan utanmayın. Tıpkı iki yüz milyon insan gibi. Hem ne güzeldir insanın dilinden şiir okuması.Dil öğrenmeye ilgili ise bütün mesele ben dil öğrenmeye karşı değilim. Dil öğrenmek güzeldir. Ne güzel yazmış Bedri Rahmi Eyüpoğlu;

En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde
Ana avrat dümdüz gideceksin
En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde düşünüp rüya göreceksin
En azından üç dil
Birisi ana dilin
Elin ayağın kadar senin
Ana sütü gibi tatlı
Ana sütü gibi bedava
Nenniler, masallar, küfürler de caba
Ötekiler yedi kat yabancı
Her kelime arslan ağzında
Her kelimeyi bir bir dişinle tırnağınla
Kök sökercesine söküp çıkartacaksın
Her kelimede bir tuğla boyu yükselecek
Her kelimede bir kat daha artacaksın

En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde
Canımın içi demesini
Kırmızı gülün alı var demesini
Nerden ince ise ordan kopsun demesini
Atın ölümü arpadan olsun demesini
Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur demesini
İnsanın insanı sömürmesi
Rezilliğin dik alası demesini
Ne demesi be
Gümbür gümbür gümbür demesini becereceksin

En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde
Ana avrat dümdüz gideceksin
En azından üç dil
Çünkü sen ne tarih ne coğrafya
Ne şu ne busun
Oğlum Mernus
Sen otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğusun.

Perihan T.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 21
Kayıt tarihi
: 16.01.20
 
 

2006-2012 ÇÜ Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü 2018- devam ediyor Adana Büyükşehir Belediye Kon..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster