Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Temmuz '12

 
Kategori
Dil Eğitimi
Okunma Sayısı
3420
 

Türkçede anlama, anlatma

Türkçe  öğretimi, anlama yeteneğini geliştirip anlatma becerisini kazandırmayı amaçlar. Bu, yazınsal ve öğretici nitelikli  metinlerle gerçekleştirilir. Bu metinler Türkçe öğretimin temel araçlarıdır. Anadilin akıcılığı, yalınlığı, deyimleme, değişmece gücü ile donatılan, duygu ve düşünce zenginliğinin yansıtıldığı metinler öğrencilere yaşantı zenginliği yanında dengeli, sağlıklı kişilik de kazandırır .        

Anadili öğretimi alıcı dilsel etkinlik olan anlama (dinleme, okuma ) ile verici  dilsel etkinlik olan anlatma ( konuşma, yazma ) gibi becerileri geliştirmeye dönüktür. Bu etkinliklerin bütünü Türkçe öğretiminin beceri ve alışkanlıklar dersi olduğunu gösterir. 

Anadili öğretimi bilim değil, sanat gibi öğrenilmelidir.1    diyen  dilci Doğan Aksan beceriye öncelik tanımaktadır. Bir başka deyişle  anadili öğretiminin  sanat öğretiminde olduğu gibi  ele alınması gerekmektedir demek istiyor. Bu nedenle, anadili   bilgi alarak değil, yaparak, uygulayarak öğrenilir. 

Türkçe öğretimde anlama yeteneği ile anlatma becerisini  kazandırma şu etkinliklere dayanmaktadır:

1  .  Alıcı dilsel etkinlik ( anlama )

a . Dinleme

b . Okuma

2  .Verici dilsel etkinlik (anlatma )

a . Konuşma

b . Yazma

 Şimdi anadili etkinlik alanlarını tanıyalım: 

1 .  DİNLEME

Dinleme; İletişimin, öğrenmenin en temel yoludur. Söze dönüştürülen bilgi, düşünce, duygu, gözlemin algılanıp adlandırılması birtakım beceri  ve alışkanlıklar gerektirir.

Dinleme, yaşamın her alanındaki ilişkileri kuşatır. Bu okul öncesi dönemde kendiliğinden doğal biçimde edinilir. Ancak, bu beceriler öğrencileri anlayan, ayıran, değerlendiren kişiler durumuna getirmez.

2 . OKUMA

Okuma; sözcüklerin, sözcük öbeklerinin, tümcenin, paragraflardan oluşan metnin algılanıp anlamlandırılması, kavranması, yorumlanmasıdır.                                                                         

Okuma etkinliği karmaşık bir süreçtir. Görme, anımsama, seslendirme ve değerlendirme gibi girişik eylemleri içeren  bir etkinlikler zinciridir. Bu etkinliğin genel nitelikleri şöyle özetlenebilir:

a  .  İletişim       :  Anlamı okura aktarma

b  .  Algılama    :  Anlamlandırma

c  .  Öğrenme    :  Yazılı kaynaklardan yararlanarak bilgi edinme

d   .  Bilgilenme :  Duygusal ve devinimsel boyut

Anlamaya dayalı okuma eylemi bilgilendirme süreciyle birlikte kişinin duygusal boyutlu davranış kazanmasında ve beğeni düzeyini yükseltmesinde etkili olur. Okuma, bilgilenme, duygusal boyutları yanında devinimsel boyutu dediğimiz sesli ve sessiz okumayı da içerir.

Görüldüğü gibi, girişik birçok eylemi içerir okuma. İletişim, bireyin öğrenme ve gelişim sürecinde  belirleyici bir etkendir. Kalkınmış toplumların bireylerinin bu özellikleri taşıdıklarını söyleyebiliriz . Okumada,güdüleme, olanak ve zaman ayırmak,yaratıcı eğitim yöntemlerine başvurmak ( yetenek, istek, gereksinimler göz önüne alınarak )  nitelikli okumayı gerçekleştirir. 

Özetle, dinleme ve okuma  “anlama” gücünü geliştirir. Ancak söyleneni, yazılanı anlayabilmek kadar duygu, düşünce ve tasarımları “anlatabilmek “ de önemlidir. Bu da   “konuşma “ , “yazma “ ile  sağlanır.

3 .KONUŞMA

Konuşma, bir konuyu zihinde tasarladıktan sonra karşımızdakine sözle iletmektir. Konuşma, anlatım ve anlama aracıdır. Kaçınılmaz olan demokratik bir toplum yaratmada konuşma temel hak ve görevdir.

Eğitilmiş bir sesle tümce ve sözcük vurgularını doğru yapan, duygu ve düşünce yönlerini sesiyle ayıran, konuşma içeriğini vurgu ve duraklarla  aydınlatan, bedensel devinimi, el ve yüz eylemlerini konuşmaya katarak sözün anlamını güçlendiren bireyler yetiştirmek Türkçe öğretiminin sorumluluğundadır.

4 . YAZMA 

Yazma, duyduklarımızı, düşündüklerimizi, tasarladıklarımızı, yaşadıklarımızı yazı ile anlatmaktır.Konuşma gibi, başkalarıyla iletişim kurmanın, kendimizi anlatmanın bir  yoludur.                                                          

Duygu ve düşüncelerin düzgün, etkili biçimde yazıyla anlatılması anadilde yazma becerisini elde etmekle sağlanabilir. Bu beceri, önce düzenli düşünme alışkanlığı kazandırır. Anlatımı tam ve açık olmayan birey, açık seçik düşünemiyor demektir.

Yazma becerisi, sözcüklerin tümcelere, tümcelerin paragraflara, paragrafların metinlere dönüştürülmesiyle gerçekleşir. Başka bir söyleyişle, yazılı anlatım, sözcük, cümle, paragraf  düzeyinde uygulama alanına konur.  

Bu nedenle, anadili öğretimi,  tek boyutlu bir bilgi ve beceri alanı olmayıp, çok yönlü, girişik etkinlikler içeren beceri ve alışkanlıklar edinmedir diyebiliriz. Dinleme, okuma, konuşma, yazma becerileri bu çok boyutlu  uygulamada bir denge içinde geliştirilmelidir. Çünkü, bu dört etkinlik  alanının ilişkileri anadili öğretiminin amaçlarını kapsar.

SONUÇ

Anadilin iletişim etkinlikleri arasındaki ilişkiler her etkinliğin birbirini var kılma amacına yöneliktir. Bu dört becerinin bütünsellik içinde gelişmesi başkalarıyla doğru, açık ve etkili bir iletişim kurmamızı sağlar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1064
Toplam yorum
: 308
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 710
Kayıt tarihi
: 24.03.12
 
 

Türkay KORKMAZ, umuda yolculuğu ertelemez. Mermeri delenin damlanın sürekliliği olduğunu bilir. Y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster