Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Haziran '12

 
Kategori
Dil Eğitimi
Okunma Sayısı
2306
 

Türkçede anlatım bozukluğu

Türkçede anlatım bozukluğu
 

CADDEBOSTAN KİTAP GÜNLERİ, ARALIK 2011


Bu bölümde, tümcede yer alan düşünceyi, duyguyu  ortaya çıkarmak tümcenin anlatmak istediği konusunda amacına ulaşıp ulaşmadığını belirlemek, tümcenin öğelerinin  Türkçe anlatımca yerinde kullanılıp kullanılmadığını araştırarak dilbilgisel bakımdan tümceyi incelemek ele alınacak  konular arasında olacaktır.

Türkçe anlatımdan, Türkçenin temel nitelikleri olan   açıklık, duruluk, doğruluk anlamsal, anlatımsal olarak konuya ilişkin duyguların, düşüncelerin Türkçenin  sözdizimine   göre anlatılması olduğu anlaşılmalıdır.Tümcede sözcüklerin   gereksiz, özensiz, eksik ve çelişkili kullanılması, tümcenin  duruluktan, anlam açıklığından uzaklaşmasına neden   olur.Anlatım yanlışı bulunmayan bir tümce şu özellikleri  taşır:

Açık anlatım:Tümcedeki yargının kolay anlaşılması, tek    anlam taşımasıdır. Sözcüğün, deyimin, ekin, noktalama  işaretlerinin yerinde kullanılması, anlamca çelişen sözcüklerin bir arada kullanılmaması, karşılaştırmaların doğru yapılması ve dilbilgisi kurallarına uygunluk anlatımda açıklık sağlar.

Duru anlatım : Tümcenin gereksiz sözcük ve ekten arınmasıyla sağlanır. Aynı anlama gelen sözcük, sözcük  öbeklerini aynı tümcede kullanmamak; eklerin, yardımcı eylemlerin tümceye kattığı     anlamı gözetmek, onlarla aynı anlamı katan sözcüğü birlikte kullanmamak duru anlatımı sağlar.

Doğruluk: Tümcenin dilbilsel kurallara uygunluğu ile sağlanır. Öğe uyumsuzluğu, eksiği, tamlama yanlışları, sözcüklerde yapı bozuklukları,düşüncenin yanlış sıralanması,yanlış bağlaç   kullanma vb. yanlışlar tümceyi dilbilgisel kurallara aykırı yapar.Bu da tümcede anlatım bozukluğına yol  açar. 

Bu nedenle anlatım bozukluğuna yol açmadan duyguların, düşüncelerin nasıl dile getirilmesi  gerektiği, bu konuda ne gibi yanlışlıklar yapıldığını görelim.

ANLATIM BOZUKLUĞUNU GİDERME YOLLARI

Sözlü ve yazılı anlatımda duygu, düşünce, tasarım ve  gözlemlerimizi tümceyle anlatırız.Tümce, yargı bildiren sözdizisi olduğu “Türkçede Tümce” başlığı altında incelenmişti. Şimdi bu yargılı anlatımda yapılan anlatım yanlışlarının neler olduğunu, bunların nasıl giderilmesi gerektiğini örnek tümcelerden yola çıkarak görelim.

Anlatım bozuklukları şu alanlarda görülmektedir:     

 -Biçimce Anlatım Bozukluklar

1. Öğelerin tümcede yanlış sıralanışı (açıklık)

2. Tümcede öğe eksiği (doğruluk)

3. Tamlama yanlışları (doğruluk) 

4. Özne ile yüklemin sayı ve kişice uyuşmaması (doğruluk)

 5. Özne ile yüklemin olumluluk, olumsuzlukça uyuşmaması (doğruluk)

6. Çatıca uyumsuzluk (doğruluk)

7. Gereksiz sözcük, ek kullanmak (duruluk)

Anlamca Anlatım Bozuklukları

1.Anlamda belirsizlik (açıklık)

2.Anlamda tutarsızlık (açıklık)

3.Tümceler arası anlamca karşıtlık (açıklık)

4.Yazım yanlışları (doğruluk)

 5.Yapıları yanlış olan sözcükler (doğruluk)

 

                                    ANLATIM BOZUKLUKLARI  /  UYGULAMA   

Yazılı anlatımda görülen dil yanlışlarının anlatım bozukluğuna yol açtığını Anlatım             Bozukluğunu Giderme Yolları başlığı altında görmüştük.

Şimdi öğrendiklerimize dayanarak anlatım bozukluğunu içeren uygulamayı örnek tümceler             üzerinde görerek bu konudaki eksiklermizi giderelim.

1.Sen ne bana muhabbet gösterbilirsin, ne de merhamet.                                                                                                                                  (Ömer Seyfettin)

 Bu tümceyi olumsuzlaştıran “ne” ler “muhabbet” ve  “merhamet” sözcükleriyle ilgilidir.             Bundan ötürü birinci “ne”,  ”muhabbet” sözcüğünün önünde yer almalıdır. Yani, “ne bana   ne de       başkasına” değil “ne muhabbet ne de merhamet”  olmalıdır.

2. İnsan geceleyin nasıl yola çıkmaya cesaret edebilir.

                                                                                       (Ahmet Haşim)

 Bu tümcede “nasıl” belirteci temel tümcenin yüklemiyle    ilgili olduğu için yüklemin önünde    yer alması gerekir. Oysa, yukarıdaki tümcede “nasıl”, “yola çıkmak” yükleminin belirteç  tümleciymiş gibi kullanılmıştır. Yani “nasıl” belirteci, “nasıl cesaret edebilir” sıralamasında yer  almalıdır.

3.  Bu teneffüsten itibaren çocukları o bahçeye çıkaracak,başlarında o bulunacak ve sınıfa o sokacak.   ( Peyami Safa )

Bu tümce bağımsız sıralı tümcedir.İkinci ve üçüncü bağımsız tümcelerde önemsenen öğe öznedir. Bu nedenle   yükleme yaklaştırılmıştır.

Bu kurala göre birinci bağımsız tümcedeki “o” (özne)  yerinde kullanılmamıştır.Yani, “o”,             “çıkaracak” yükleminin  önünde yer almalıdır. Oysa, “bahçe” (dolaylı tümleç)  sözcüğünün önüne  getirilerek onun niteliyeni (önad) gibi gösterilmiştir. İşte bu yanlıştır.

 Tümceyi düzelterek yeniden yazalım:

  Bu teneffüsten itibaren çocukları bahçeye o çıkaracak, başlarında o bulunacak ve sınıfa o             sokacak.

4. Atatürk’ün Trabzon’a yetmişinci geliş yıldönümü  kutlandı.

 Yukarıdaki tümcede “yetmişinci” sözcüğü “geliş” sözcüğünün önadı değil. Bu sözcük,             “yıldönümü” sözcüğünün önadıdır.Bu nedenle, “yıldönümü” sözcüğünün önüne yazılmalıdır.             Çünkü, Atatürk Trabzon’a 70 kez gelmedi. Gelişinden bu yana 70 yıl geçtiğini anlatmamız gerekiyor. Bunu şöyle anlatabiliriz:

 Atatürk’ün Trabzon’a gelişinin yetmişinci yıldönümü kutlandı.

 Tümcemizdeki yanlışı “... gelişinin  yetmişinci   yıldönümü...” karma tamlamasında önadı             “yetmişinci”, belirtili ad tamlamasının tamlananı “yıldönümü” önüne yazarak    gidermiş olduk.

5. Büyük köy evi yıkıldı.

 Yukarıdaki tümcede koyu yazılan “büyük”  sözcüğü  acaba kimin önadı.görevinde             kullanılmıştır? Tümcede yer   alan “köy”, “ev” sözcüklerinden hangisinin önadı.Bu         anlaşılmazlığı gidermek için “büyük köy evi” sözcük öbeğini belirtili ad tamlaması durumuna getirelm; “köyün.....             evi.....” belirtili ad tamlamasında “büyük” sözcüğü hangi sözcüğün önüne gelmesi gerektiği daha iyi görülüyor.

Köyün büyük evi yıkıldı.

Yukarıda anlatım bozukluğu düzeltilmiş tümce  bulunmaktadır.Bu tür tümceleri düzeltirken             tümcenin öğelerinin yerinde kullanılıp kullanılmadığını, öğelerin yüklemle ilişkisini, sözcük öbeklerinde önadın hangi sözcüğü belirtip ya da nitelediği irdelenir.

 6. Köy ile kent arasındaki ayrıcalığı kısaca belirtelim.

Tümcede üstünlük anlamındaki “ayrıcalık” sözcüğü  yanlışlıkla özellikleri ayrı olan             anlamındaki “ayrılık”  yerine kullanılmıştır. Tümceyi düzelterek yeniden yazalım:

 Köy ile kent arasındaki ayrılığı kısaca belirtelim.

 7. Katilin ressamımız tarafından çizilmiş fotoğrafı yan  sütundadır.

Tümcede “fotoğraf” , “resim” sözcüğü yerine kullanılmıştır. İkisi birbirinin yerine   kullanılamaz. Çünkü ayrı      kavramları karşılar.”Fotoğraf”, fotoğraf makinasıyla çekilen, “resim” elle    çizilen.

 8. Büyük hastalıklarda uzun süre yatmak, hastaya fayda yerine zarar sağlamaktadır.

 “Sağlamak” olumsuz durumları anlatmak için kullanılmaz; “büyük” sözcüğü de hastalığın niteliğini anlatmak amacıyla önad görevinde.Hastalığın niteliği bu sözcükle anlatılamaz.Bunun   yerine, “onulmaz, iyileşmez”  sözcükleri kullanılabilir.

 9. Çocuğun saçları ve tırnakları büyümüş, yüzü güneşten yanmıştı.

Tümcede “büyümüş” sözcüğü “uzamış” yerine  kullanıldığından yanlıştır.

 10. Başkanın elini sıkmaktan alıkoyulmuş olanlar öfkeliydi.

“Alıkoy-“ eyleminin edilgeni “alıkonulmuş”  olduğundan “alıkoyulmuş” yanlıştır.

 11. Bundan aşağı yukarı tam bir saat önce gelmişti.

 Tümcedeki yargı kesinlik bildirdiğinden olasılık bildiren “aşağı yukarı” ikilemi yanlış kullanılmıştır.Bu ikilem   tümcede olmamalı.

12. Büyük apartmanlar, birbirine yaklaşık yapılmıştır.

  Ölçülen değerler birbiriyle karşılaştırma yapıldığında “yaklaşık” sözcüğüyle anlatılır. Burada ise nesnelerin birbirine olan uzaklıkları anlatıldığından “yakın” sözcüğüyü  kullanılmalıydı.

 13. Yeni aldığı makineyle üç poz resim çekti.

 Tümcede “resim” sözcüğü “fotoğraf” sözcüğünün  yerine kullanılmıştır.Karşıladıkları             kavramlar ayrı olan iki  sözcük birbirinin yerine kullanılamaz.

 14. Geçen yıl ektiğimiz çamlar büyümüş.

 Tümcede “ektiğimiz” sözcüğü “ektiğimiz çamlar”  tamlamasında yanlış kullanılmıştır;    çünkü, “çam ekilmez, çam  dikilir”.

 Tümceyi düzeltirsek:

”Geçen yıl diktiğimiz çamlar büyümüş.” olur.

 15. Gönderdiğim paketi, eminim bugüne kadar almış  olmalısınız.

 Tümcede, “eminim” kesinlik, “olmalısınız” olaslık  bildiriyor. Bu  iki  durum  birbiriyle             çelişmektedir.Tümceyi  düzeltmek için “olmalısınız” yardımcı eylemini çıkarıp " almak” eylemini “almışsınızdır” olarak yazarsak  kesinlik  bildirmiş olur. Böylece tümcedeki anlatım bozukluğu             giderilmiş olur. 

Gönderdiğim paketi, eminim bugüne kadar   almışsınızdır.

 16. Ben kitabı Ali’den çok seviyorum.

 Tümce mantıkça yanlış. Bu mantık yanlışlığını düzeltip  tümceyi yeniden yazalım:

 Kitabı, Ali’nin sevdiğinden çok seviyorum.

 17. Geçen yılda da böyle olmuştu; yine o zaman da bir kısım milletvekilleri önergeler hazırladılar.

 Tümcede koyu yazılan sözcükler gereksiz. Ayrıca “hazırladılar” yüklemi geçmişle ilgili olacağından    “hazırlamışlardır” olarak çekimlenecektir.Tümceyi düzelterek yazalım:

 Geçen yılda böyle olmuştu; yine bir kısım  milletvekilleri önergeler hazırlamışlardı.

18. Sanığa yumruk atan ve ağlayan şoföre engel olunarak   odadan çıkarıldı.

 Tümcede “...yumruk atan ve ağlayan şoför” ön ad  tamlamasınde ad öğesi ad durum eki “-e” yi alarak “şoföre” olarak yazılmış. Ayrıca, “engel olunarak”tümcede aykırılığa yol   açıyor.Bunu “engellenerek” diye yazarsak düzeltilmiş olur.

 Sanığa yumruk atan ve ağlayan şoför engellenerek odadan çıkarıldı.

 19. Cephane nöbetcisinin silahı elinden alındı ve soyuldu.

 Örnek  sıralı tümce olduğundan yüklemleri “alındı”  öznesi   “cepane nöbetcisinin silahı”,               “soyuldu” yükleminin öznesi tümcede yok.  Yükleme “soyulan ne?” diye sorduğuımuzda             “cephanelik” uygun düşmektedir.Bu  açıklama doğrultusunda tümceyi yeniden yazalım:

 Cephane nöbetçisinin silahı elinden alındı ve cephane soyuldu.

 20. Buna ancak okurlar karar verir ve  uygular.

 Sıralı tümce olan soruda “uygular” yükleminin nesnesi yoktur.Bu nedenle nesne             istemektedir.Tümceyi düzelterek  yeniden yazalım:

  Buna ancak okurlar karar verir ve kararı uygular.

  21. Bu vesile ile ....... Bankasını hem tebrik etmek ve hem de teşekkürlerimi bildirmek benim             medeni bir borçtur.

                        ......tebrik etmek         (1. yan tümcenin yüklemi)

                        ......bildirmek              (2. yan tümcenin yüklemi)

                        ......medeni bir borçtur (temel tümcenin yüklemi) 

 Bileşik tümcemizde yer alan 2. yan tümcenin yüklemi dolaylı tümleç alması gerekirken             almamıştır.

                        ......yöneticilere bildirmek..........

İkinci yan tümcenin yüklemi “bildirmek”, “yöneticilerine” dolaylı tümlecini alarak anlatım  bozukluğu giderilmiştir.

Bileşik tümcemizde bir başka sorun “hem de” sözcüklerinin gereksizliği.Bu sözcükleri             tümceden çıkardığımızda yanlışlık düzeltilmiş olur.

 Tümcenin doğru yazımı:

 Bu vesile ile....... bankasını hem tebrik etmek ve   teşekkürlerimi yöneticilerine bildirmek benim için medeni bir borçtur.

 22. Sıcaklık sıfırın altında eksi otuz dolayındadır.

 Tümcede eşanlamlı “sıfırın altı”, “eksi”   kullanılmıştır. Eşanlamlı sözcükler birlikte             kullanılamayacağından  sözcüklerden biri kullanılırsa yanlışlık   giderilmiş olur

Tümcenin doğru yazımı:

 Sıcaklık sıfırın altında otuz dolayındadır.

Sıcaklık eksi otuz dolayındadır.

23. ...... hücumlarına devam ve bağırarak şunları  söylemiştir....

 Yukarıdaki tümcede yardımcı eylem “et-“ eksik Tümcede şöyle olmalıydı:

 ........hücumlarına devam etmiş ve bağırarak şunları  söylemiştir......

 24. Kitabımızın 1. bölümünde.....kompozisyon  türilerinden bahsettik.Bu bölümü yazarken   .......’in ...... adlı eserinden faydalandım.

 Yukarıdaki tümcede iki eylemi de aynı kişi yapmasına   karşın aynı kişilermiş gibi    yazılmış.

                        ......bahsettik       (biz)

                        ...... faydalandım  (ben)

 Bu eylemleri 1.tekil kişi (ben), ya da 1. çoğul kişi olarak yazarsak tümceyi düzeltmiş oluruz.

  . Kitabımızın 1. bölümünde ........ kompozisyon    türilerinden bahsettim. Bu bölümü             yazarken .....’ın ...... adlı eserinden faydalandım.

. Kitabımızın 1. bölümünde..... kompozisyon        nevilerinden bahsettik. Bu bölümü                        yazarken ......’ın ....... adlı eserinden bahsettik.

 Düzeltmelerde ikinci düzeltmede yüklem 1.çoğul kişi   eki almasının nedeni övünmekten             kaçınıp okura saygılı  olmak amacı güdülmüştür.

 25. Göl kıyısındaki manzara ve görünüm hepimizi büyülemişti.

 “Manzara, görünüm” sözcükleri eş anlamlı olduğundan   biri kullanılmalıydı. Seçim kişinin  dil bilincine göre değişebilir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 1064
Toplam yorum
: 308
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 702
Kayıt tarihi
: 24.03.12
 
 

Türkay KORKMAZ, umuda yolculuğu ertelemez. Mermeri delenin damlanın sürekliliği olduğunu bilir. Y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster