Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Mart '10

 
Kategori
Çocuk Psikolojisi
Okunma Sayısı
920
 

Türkçeyi Çok Seven Oğlum

Türkçemizi seven oğlum

Sevgili oğlum,

Senin en çok sevdiğim ve takdir ettiğim yönlerinin başında Türkçemizi sevmen gelmektedir. Sınavlarda Türkçeyi o kadar sevdiğin belli olmakta ki, sınavlarda Türkçeden yanlış yaptığın zaman üzülmekte, Türkçe sınavında okulda tam puan aldığın zaman çok sevinmekte, evde annen ve bizlerle bu sevincini paylaşmaktasın.

Canım oğlum,

Mesleğin ne olursa olsun, sen Türkçe konuşulan bir milletin içinde yaşamaktasın ve yaşayacaksın. Türkçe konuşacak, Türkçe yazacaksın. Bu yüzden ben her meslek sahibinin başarısı Türkçeyi güzel konuşmasında ve yazmasında görmekteyim.

Canım oğlum,

Hayatta öyle meslek sahiplerine rastlamaktayım ki ne güzel Türkçe konuşabilmekteler, ne de güzel Türkçemizi yazabilmekteler. Bunun ezikliğini de insanlardan özellikle güzel Türkçe konuşan insanlardan, güzel Türkçe yazan insanlardan uzak kalarak göstermekteler. Ben onları gördükçe acımaktayım. Sosyal olmayan, aynı dili konuştukları insanlarla yazılı ve sözlü olarak tam anlaşamayan insanların mesleklerinde başarılı olması, onların toplumdan kaçan, kendi dünyalarında yaşayan insanlar olmasına sebep olmakta.

Canım oğlum,

Bizler bir toplumda yaşamaktaysak eğer, bu toplumun tüm fertleri ile yazılı ve sözlü iletişim halinde olmalıyız. Medeni olmamızın, insan olmamızın bir gereğidir bu. Atalarımız bile “İnsanlar konuşa konuşa, hayvanlar koklaşa koklaşa anlaşır” dememişler boşuna.

Canım oğlum,

Türkçe konuşmaya başlayınca, yazmaya başlayınca sevilir ve öğrenilir. Bunu öğretecek olan da önce Türkçe konuşan , Türkçe yazan anne ve baba olmalıdır. Çocuk ana dilini evde öğrenemezse, okulda öğretmeni Türkçeyi sevdiremezse, çocuk Türkçeyi nasıl sevecek? Nasıl anlayacak? Dedim ya sana Türkçeyi, Türkçe konuşan anne ve baba sevdirecek insana. Bizim sana sevdirdiğimiz gibi.

Canım oğlum,

Hani düşünmekteyim de, anne ve babalar, çocuklarına helal haram demeden servet yığacak ev, araba, başka şey sevgisi aşılamak yerine, çocuklarının toplumda etkili olmalarını sağlayacak olan, güzel konuşma, güzel yazma, Türkçe konuşma, Türkçe yazma, öğretse, çocuklarda ilerleyen yaşlarında toplum ile güzel anlaşacaklarından, işleri de iyi olacak ve evleri ve arabalarını da kendileri alacaklar, hem de topluma faydalı olmanın sevincini yaşayacaklar.

Canım oğlum,

İşte bunları düşündükçe, Türkçemizi öğrenme, onu hayatına uygulama ve Türkçenin gücü ile insanları etkileyen, insanları ikna eden, insanlara bilgi aktaran bir oğlun babası olduğumdan sevinç duymaktayım. Bazen çevreme baktığım zaman milliyetçi geçinip de çocuklarına güzel konuşma, güzel yazma ve toplum ile güzel Türkçemiz aracılığı ile güzel iletişim kuramamış insanları gördükçe senin Türkçeyi sevmene, bunu da kardeşine de aşılamandan büyük huzur duymaktayım. Bence gerçek manada milliyetçi insan çocuklarının toplum ile bütünleşmesini sağlayacak Türkçe sevgisini çocuklarına aşılamadıktan sonra milliyetçi diye ortalıkta dolaşmamalı.

Canım oğlum,

Karamanoğlu Mehmet bey bundan 700 yıl önce Türkçe’nin her yerde okunması için ferman çıkarmıştı. Aradan geçen 7 asıra rağmen, Türkçemiz ne yazık ki , istenildiği kadar insanımıza sevdirilememiş. Çevreme baktığım zaman konuşmak yerine birbirinden kaçan insanlara, güzel konuşmak yerine argo konuşan insanlara, karşısındakini anlamak yerine küfürleşen, karşısındakini suçlayan insanlara çokça rastlamaktayız. Bunu da başka insanlar değil, Türk olduğunu iddia eden insanlar ne yazık ki Türkçe adına yapmaktalar. Bunlara şahit olunca insan ister istenmez üzülmekte.

Canım oğlum,

Kürsülerde karşılarındaki insanlara güzel Türkçe ile konuşmak dururken, sanki sağırlara hitap eden insanlara rastlamaktayız. Sen Türkçe adına neden bağırmaktasın ki? Bir insanda Türkçe sevgisi yoksa, bağırmak ile ona sevgi kazandıramayız ki. Sevmek yüksek sesle dinlemekle değil, ancak Türkçe sevgisini kalbe yerleştirmek, onu hayatta kullanmak, argolardan, küfürlerden arındırmakla olur. Türkçemizi işte bu yüzden sizler yaşatacaksınız. Sizin çocuklarınız yaşatacak. Bunun için de Türkçe okumak, Türkçe yazmak ve notlarınızın içinde Türkçenizin de en az tarih kadar, din kadar yüksek olması gerekmekte. İşte sende buna azmi dikkat göstermektesin oğlum. İşe bu yüzden senin Türkçe sevmeni, en azından insan olman, benim oğlum olman kadar sevmekteyim.

Canım oğlum,

Seninde mesleğin ne olursa olsun güzel Türkçemizi sevdiğin için ilerde güzel yazan bir yazar, Türkçemizi güzel konuşan, etkileyici olarak insanlara hitap eden güzel bir hatip olacağına candan inanmaktayım. Kimseleri etkileyemezsen bile senden sonra gelecek olan çocuklarına bu sevgiyi aşılamak bile sana yeter. Kendi çocuklarına Türkçe sevgisi aşılayamayan ama kürsüde insanların halk ozanı olmasını aşağılayan akademik unvan olman neye yarar. Ama Türkçe alanında akademik kariyer yapıp da, çocuklarına güzel Türkçe konuşma ve yazma sevgisi aşılamayan hocalara rastlamak ile hüzün duymaktayım. Ama sizin gibi Türkçe seven insanlar inşallah Türkçemizin gücünü tüm dünyaya göstermek için çaba harcayacaklar.

Canım oğlum,

Güzel konuşamayan insan, derdini de başkalarına tam anlatamaz. Bizlerde zamanında derdimizi anlatamamanın sıkıntısını çok yaşadık. Anne ve babamızın Türkçeyi tam kullanamaması, yani iyi öğrenememiş olmaları, kültür seviyesi düşük toplumda yaşamamız bizim dertlerimizi anlatmamızı zorlaştırmıştı. Ama sizler hem bizlerden daha eğitimli anne ve babaya sahipsiniz, hem daha güzel okullarda, daha bilinçli ve Türkçe seven öğretmenlerin elinde Türkçeyi daha çok sevmektesiniz. Bu da sizlerden, bu ülkeye faydalı olacağınız konusunda beklentilerimizin, umutlarımızın, hayallerimizin de olumlu olarak artmasına sebep olmakta . “ Ben Türküm” diyen bir babanın Türkçe seven bir oğlu olması, Onun da Türkçeyi tam öğrenmeye gayret ederek Türkçeden yüksek not alması, bunun da onu sevince boğması gerçekten benim açımdan büyük olaydır.

Canım oğlum,

Benim sana yazdığım bu mektupların da etkili olması, bizim Türkçeyi sevmemiz, Türkçe okumamız, güzel yazan yazarları çok beğenerek, çok kabullenerek okumamız sayesinde olmuştur. Güzel yazan insan ne kadar etkili olmaktaysa, güzel konuşan insanlarda gençlere o kadar etkili olurlar. Türklük ve Türkçe “Ben Türküm” veya “ Ben Türkçeyi severim” demekle olmuyor. Bunu yaşamak güzel kelimeler seçerek konuşmak, Türk gibi yaşamakla oluyor. Bir şeyi iddia etmekle yaşamak arsında dağlar kadar fark varıdır. İddia etmek, konuşmak kolay, yaşamak zordur . Türkçeyi hem sevmek, hem yaşamak her kişinin değil er kişinin eseridir. Güzel Türkçemiz de er delikanlı insan demektir. Bu yüzden biz ölenlere de “er kişi niyetine” diyerek saf tutar askerde de rütbesi olmayan ama vatanını hakiki manada seven insanlara er deriz. Yani er demek Türkçe sevmek demektir bana. Sen de er kişi, delikanlı kişi olarak devam edersin hayatına.

Canım oğlum,

Her kötülüğün başı insanlarla güzel diyalog kuramamaktan gelir insanın başına. Yanlış anlaşılmak da güzel Türkçe bilmemek, karşımızdaki insanın kültürüne göre Türkçe kelimeler bularak kullanamamaktan meydana gelmekte. İletişim hataları bizleri birbirimize düşman etmekte işte. Bunun çaresi de işte Türkçemizi sevmekten, Onunla konuşmaktan, onunla yazmaktan, hatta insanları bile Türkçe sevmekten, Türkçe düşünmekten geçer. Hatta rüyalarımız bile Türkçe olursa daha net rüya görürüz.

Canım oğlum,

Türk milletine hizmet etmek sen yaşta daha İlköğretimde Türkçeyi güzel öğrenmek, güzel yaşamak ile elde edilir. Sen bu yaşta yola bir başladın pir başladın. Türkçeyi sevmek yolunda yolun açık olsun daima derim.

Muhabbetle Türkçe ile “ Seni çok seviyorum” diyor, seni Türkçe kucaklıyorum.

TURAN YALÇIN-TOKAT

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazının yarısı,Türkçe olmayan sözcüklerden ve Türkçe dilbilgisi yanlışlarından oluşuyor:)))

Necdet  
 17.03.2010 13:49
 

Türkçe üzerine oğlunuza yazdıklarınızı ilgiyle okudum. Ulus olmamızın temeli olan dilimizi, onun sağladığı birliği bozmaya çalışanlar giderek çoğalıyor. Emekli Türkçe-Edebiyat öğretmeni olarak "Ben de böyle düşünüyorum." diye okudum. Teşekkür ederim.

Numan Kurt 
 13.03.2010 19:20
 

Saygıdeğer Turan Yalçın Bey'in Sevgideğer oğlu, sevgili baban bu konuda yerden göğe kadar haklı... Sana hitaben yazdığı bu e-güncesinin anlamını, anlam ötesini, satır aralarını ve satır ötelerini iyi oku, iyi anla ve iyi uygula lütfen. Ben de Mehmet Amcan olarak senden özellikle rica ediyorum. Baba saygı, sana sevgiyle... MS ( Bir de, yazım kurallarında sıkça yaplıan hataları yapmamak için şu uyarılarımı oku lütfen : blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=41220 :-) )

Mehmet Sağlam 
 13.03.2010 18:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1101
Toplam yorum
: 347
Toplam mesaj
: 293
Ort. okunma sayısı
: 1539
Kayıt tarihi
: 28.12.07
 
 

1967 Tokat'ın  Pazar ilçesi doğumluyum. İşitme engelliyim. İstanbul Üniversitesi iktisat Fakültes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster