Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ocak '21

 
Kategori
Dil Eğitimi
Okunma Sayısı
20
 

Türkçeyi Yaşanır Kılmak

Türkçe'yi yaşanır kılmak

Uygarlaşma Sürecinde Türkçe Konulu Söyleşi, Köy Hizmetleri Anadolu Lisesi, Kartal, 02 Nisan 2014


Dil, düşünce özgürlüğünün, duyarlığın, yaratıcılığın belirleyicisidir. Bilimsel buluşlar, sanatsal yaratışlar dil içinde var edilir; dille kuşaktan kuşağa aktarılıp yaşatılır. Kültürel değerlerin başlıca taşıyıcısı olan dil, ulusal varlığın temelidir.

Türkçe'yi yaşanır kılmanın yolu, yabancı dillerin etkisinden koruyup geliştirerek olumsuzluklara karşı durabiliriz. Yazar, ozan, bilim adamı yapıtlarını Türkçeyle okura sunmalı. Türkçe'yi geliştirmek için Türkçe'den yana olan herkesin görevli olduğu unutulmamalı.

Bugün, bilgisunar (internet) ağıyla dilimiz başta İngilizce'nin etkisi altındadır. Ülkemizin ekonomik durumu nedeniyle yurt dışından gelen her mal, işletme adıyla gelmektedir. Buna dur demek yabancı kökenli sözcüklere karşı Türkçe sözcükler türetmektir. Bugün, “bilgisayar (computur), belgegeçer (fax), inerçıkar (asansör), sesyayar (mikrofon)” diyorsak  dilimize duyduğumuz duyarlılıktan gelmektedir.

Bu arada yerel örgütlere de görev düşmektedir.”shovroom, plaza, market, cafe, patisserie vb” benzeri sözcüklerin iş yerine asılmasına izin vermemeli, bunların yerine Türkçe sözcükler bulup kullandırmalıdır. İşte burada Türk Dil Kurumu’na görev düşüyor ama etkisiz, duyarsız!

Büyük Atatürk'ün kurucusu olduğu Türkiye Cumhuriyeti, ulusculuğu Türkçe'nin ulaştığı gelişmişlikle kanıtlıyor. Bu onur kalesinde bulunmak, yaşamak yetmiyor; bize görevler de yüklüyor. Ne mutlu dününü unutmayıp geleceği için bilinçle yurtseverliğini ertelemeyenlere!.. 

BİR YAPITI ÇÖZÜMLEMEK, KAVRAMAK

 

Peguot adlı bir balina gemisinin son yolculuğunu, balinaların nasıl avlandıklarını, geminin, sonunda nasıl battığını anlatan Moby Dick, ilk bakışta denizlerde geçen bir macera romanı sanılabilir. Ama insan, Moby Dick’i okudukça, okuduklarını düşündükçe, kitabın derinliğini, gerçek anlamını sezmeye başlar. Gerçi bu derinliği, bu gerçek anlamı sezemeyenler, balina avıyla ilgili, heyecanlı bir macera romanı olarak gene de Moby Dick’in pekâlâ keyfini sürebilirler.

Zaten bazı büyük eserler, adeta iki katlı gibidir. Üst kat, yani düzeydeki kat, çoğunun anlayacağı cinstendir. Eserin asıl büyüklüğünü, alt katın anlamını ise, herkes kolay kolay kavrayamaz. Ne demek istediğimizi daha iyi açıklamak için, birçok eseri, bu arada Hamlet’i örnek verebiliriz. Hamlet’in kendisi, psikolojik bakımdan, dünya edebiyatının en kompleks, en çapraşık karakterlerinden biridir.

Shakespeare’in tragedyası yoğun bir şiir ve düşünceyle yüklüdür. İncelenmesi, anlaşılması güç bir eserdir. Ama kendi ülkemizde de, dünyanın her yerinde de, Hamlet ne zaman oynansa, herkes tiyatroya taşınır. Çünkü, Hamlet’in gizli alt katı, okumuşları ne kadar sarıyorsa, kolayca göz önüne serilen üst katı da en bilgisiz insanları aynı şekilde ilgilendirebiliyor.

Hamlet’in konusunu bir düşünelim. Bir adam kendi öz kardeşini, kulağına zehir dökerek uykusunda öldürüp, yengesiyle evleniyor, kardeşinin tahtına yerleşiyor yani hem zina, hem cinayet. Öldürülen kral hortluyor, oğlunu öç almaya zorluyor. Güzelim genç kız ıstıraptan çıldırıyor, derelerde boğuluyor. Boğulan kızın erkek kardeşiyle âşığı, kızın mezarının içinde, cenaze töreni sırasında dövüşüyorlar, ucu zehirli meçlerle düellolar yapılıyor, zehirli şarap kadehleri hazırlanıyor, altı kişi gözümüzün önünde can veriyor v.s. İşte Hamlet’in üst katı, bu, tüyler ürpertici melodramdan başka bir şey değil. Aynı şekilde Moby Dick’in üst katı da, avcılar için fena biten bir balina hikâyesi, bir macera romanından başka bir şey değil.   

Mina URGAN

AÇIKLAMALAR

Yazar, eleştirel bir yaklaşımla Moby Dick adlı romanı çözümlüyor, yorumluyor. Romanın iki katlı olduğunu değerlendirirken benzerlik gösteren Hamlet’le  de örnekliyor. Böylece, her iki yapıtta olduğu gibi diğer yapıtlar da üst, alt olmak üzere iki kattan oluşur genel yargısına varıyoruz.


Moby Dick ‘in (Beyaz Balina) yazarı Herman Melville, dilimize kazandıran Sabahattin Eyüboğlu. Yazar, yapıtının alt katında kinin ve tutkuların tutsağı bir insanoğlunun çıkmazını anlatıyor. Bunu doğrulamak için aynı nitelikleri taşıyan Hamlet’i örnek seçiyor.

Bu çalışmamız,  Hamlet,  Moby Dick’i  bize  daha iyi kavratacaktır, yeter ki yapıtları bir kez okuyalım

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1064
Toplam yorum
: 308
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 699
Kayıt tarihi
: 24.03.12
 
 

Türkay KORKMAZ, umuda yolculuğu ertelemez. Mermeri delenin damlanın sürekliliği olduğunu bilir. Y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster