Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Şubat '14

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
535
 

Türkiye, deniz suyu arıtma çalışmalarını hızlandırmalı...

Türkiye, deniz suyu arıtma çalışmalarını hızlandırmalı...
 

Deniz Allah'ın öyle bereketli bir nimetidir ki, dara düştüğünde, suyunu da içebilirsin.


Bir yanda, " İstanbul'un 35 yıl daha su sorunu yok." diyen Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu; öte yanda, " İstanbul'da 120 günlük su rezervimiz kaldı." diyen konunun uzmanları...

Siyasiler, daima gelecek seçimleri düşündüğünden, topluma haddinden fazla iyimserlik aşılarlar. Hele de iktidardaysalar!... Ama sorumluluk sahibi bir uzman, devlet ciddiyetinin farkında bir bürokrat; sırtında seçim küfesi taşımadığından!; doğruya daha yakın durur. Bir siyasetçidense, uzman kişilere güvenmek, akla daha yakın gelir.

Sanılanın aksine, Türkiye, su fakirliğinin sınırlarında gezinen bir ülke... Ve giderek çölleşmekte... Hatta bazı bilimadamlarına bakılırsa, su yüzünden yaşamak zorunda kalacağımız şehir savaşları; kapımızda... Başta İstanbul olmak üzere, taşıyabileceğinin çok üzerinde nüfusu olan büyük şehirlerimiz; sınır komşusu olduğu illerinin su kaynaklarını da kullanmak, belki de kurutmak zorunda kalacak.

- Metropollerimize her geçen gün hızlanarak artan iç göç,

- Plansız ve gelişigüzel şehirleşme anlayışı,

- Doğal kaynakların bilinçsiz ve hoyratça tüketimi,

- Su kaynaklarının, rüzgar ve güneş enerjisinin yeterince verimli kullanılamaması,

- Küresel ısınmanın tüm dünya gibi ülkemizi de giderek daha fazla olumsuz yönde etkilemesi,

- Erezyon, yetersiz ağaçlandırma, sit alanları ve su havzalarının korunamaması, bilinçsiz ve kanunsuz bir şekilde hızla kirletilip, tüketilmesi,

- Yeraltı su kaynaklarımızın hızla yok olması,

- Geri dönüşüm teknolojilerinin ancak ülkemizin çok kısıtlı bir bölümünde sistematik bir düzenle  uygulanıyor olması,

- Çevre bilincinin ülke düzeyinde çok düşük seviyelerde seyretmesi,

- Özellikle İstanbul'un önemli bir cazibe merkezi haline gelmesi ve Türkiye'nin her şeye rağmen Ortadoğu'nun en güvenli ülkesi olarak algılanması nedeniyle, başka ülke vatandaşı olan milyonlarca insanın birbirlerinden farklı amaçlarla da olsa, çok hızlı ve dengesiz bir biçimde ülkemize göç etmesi

Ve benzeri nedenler, tatlı su kaynaklarımızın hızla tükenmesine yol açıyor.

Yukarıda saydığım tüm bu olumsuzluklar, ülkemizin tatlı su kaynaklarının geleceği açısından çok karanlık bir geleceğe işaret ediyor.

112 milyar metreküp tatlı su rezervine sahip Türkiye'de, tarımda kullanılan yanlış sulama teknikleri yüzünden, yılda 19 milyar metreküp suyumuz boşa gidiyor. Ülkemizin yıllık yağış ortalaması, her yıl biraz daha düşüyor. Bu gidişle, 2030 yılından sonra su fakiri ülkeler arasına gireceğiz. Bu fakirleşmeden en çok, tarım sektörümüzle, evsel ve endüstüriyel tüketim alanlarımız etkilenecek.

Günümüzde; birçok Ortadoğu ülkesi, Çin, Hindistan, A.B.D., Avustralya, İngiltere, İspanya arıtılmış deniz suyu kullanıyor. Deniz suyu arıtma teknolojisi; hızla ucuzluyor, giderek daha ekonomik hale geliyor.

Dünyada durum böyleyse, tatlı su sıkıntımız daha fazla büyümeden, gereken önlemleri almalıyız.

Avşa Adası Deniz Suyu Arıtma projesi, bugüne kadar yapılmış en önemli ve başarılı çalışma olarak önümüzde duruyor. Adanın tüm tatlı su ihtiyacı, Marmara denizi'nden arıtılan sudan gideriliyor. Öte yandan, Terkos Barajı'nın yanına İstanbul'un en büyük deniz suyu arıtma tesisi de yapılmaya başladı. Bunlar elbette olumlu gelişmeler; ancak yetmez.

Nüfusu 80 milyona yaklaşan Türkiye, en başta adaları olmak üzere, tatlı su rezervlerini desteklemeye uygun her deniz kenarında benzer arıtma tesislerini kurmak zorunda. Kuşaklar boyu " tatlı su sorunu " yaşamak istemiyorsak, bir yandan kendi ulusal arıtma projelerimizi geliştirirken; bir yandan da bu konuda en üst bilgiye sahip ülkelerden gerekli, yeterli bilgi teknolojilerini transfer etmeliyiz.

Aklın yolu bunu gerektirir. Su hayattır çünkü.

Not: Yazıda kullanılan görsel internetten alınmıştır.

 

NAHİDE ÇELEBİ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgili Gülen Kardeşim, güldürme beni, birbirimizi yemekten deniz suyunu arıtmaya sıramı gelir, hangi parayla? Sevgiler, sağlık ve mutluluklar.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 22.02.2014 16:59
Cevap :
Onlar yaparız desin, parasını ben veririm! Cemce sevgilerimle...  23.02.2014 11:14
 

Deniz suyundan tatlı su elde etmek çok pahalı bir olay. Onun yerine, mesela... Yağmur duasına çıkabiliriz. (Çünkü asıl çaresini ben söylemiştim, kimse dinlemedi..) Şimdi eteklerimiz zil çalıyor... Esenlikler.

Erdal Ceyhan 
 22.02.2014 16:18
Cevap :
Olur hocam, onu da deneriz. Şu kıtlık, kuraklık hele bir başımızdan gitsin de... Cemce sevgilerimle...  23.02.2014 11:12
 

camsari , deniz suyundan tatli su elde etmenin maliyetleri hakkinda ne kadar bilgi sahibisin? Bu tesislerin ekonomik umurlerinin azami ne kadar olabilecegini bilirmisin ? Su anda ulke en dogrusunu yapiyor ekonomik acidan!

Newyorker 
 22.02.2014 15:27
Cevap :
Arıtma maliyetlerinin, ton başı 60 centin altına indiğini biliyorum. O tesislerin kullanım süresiyle ilgili net bir bilgim yok. Yazarsan memnun olurum... Bir de... Hemen hemen her teknoloji, başlangıçta yüksek maliyetlidir. Kullanıldıkça, yaygınlaştıkça ucuzlar. Cemce sevgilerimle...  22.02.2014 16:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1340
Toplam yorum
: 3600
Toplam mesaj
: 73
Ort. okunma sayısı
: 1675
Kayıt tarihi
: 30.01.11
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler veTanıtım, A.Ö.F. Adalet Yüksek Meslek ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster