Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ağustos '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
62
 

Türkiye, kendim ettim kendim buldum şarkısını yaşıyor!

Türkiye, kendim ettim kendim buldum şarkısını yaşıyor!
 

Yazıyoruz yazıyoruz…

Bir sürü şey söylüyoruz gelişmelere dair.

Köşe yazarları her gün görüşlerini paylaşıyor köşelerinde.

Ben naçizane bir blog yazarı olarak düşüncelerimi paylaşıyorum.

Yazmak da kesmiyor artık. Yaşanan olaylar o kadar vahim ki yazınca da hiçbir şeyin düzelmeyeceğini bilmek beni kahrediyor.

Ülkem her gün sıcak bir gelişme yaşıyor. Bir günün olayı ertesi gün eskiyor, gündemden düşüyor, çünkü onun yerine konuşulacak vahim başka bir olay peyda oluyor.

Art arda o kadar çok vahim olay yaşadık ki artık sözcükler boğazımızda düğümleniyor. Hayatı cehennem halinden başka bir hale taşımanın çarelerine, yaşadığımız üzüntüler nedeniyle odaklanamıyoruz.

Ölüm yanı başımızda artık. Bunu dillendirmek istemesek de durum bu.

Başsağlığı mesajları, bizi yıldıramayacaklar hamasetleri başımızı döndürüyor artık.

Yurt dışı kaynaklı düşmanları yerden yere vura vura bir hal olduk.

***

Gerçekçi bir devlet politikası izlemememiz gerekiyor. Bunu da Amerika düşman, Rusya düşman, Avrupa düşman diye yapamayacağımızı anlamak bu kadar zor mu?

Kendim ettim, kendim buldum şarkısını yaşıyor bu ülke ama hala yurt dışı düşmanlarıyla durumu açıklıyor.

Mesela FETÖ denilen yapılanma zamanında demokrasi düşmanı görülüp alnı secdeye değenlerden kurulu bir devlet yapılanması değil de alnı secdeye değsin değmesin liyakat sahibi insanlardan kurulu bir devlet yapılanması arzu edilseydi soru çalarak kul hakkına girmeler, haksız yere insanları mahkum etmeler, 15 Temmuz darbe girişimi olmayacaktı.

Bu durum kendim ettim kendim buldum, değildir de nedir? Kendi yanlışını görme, buna zemin hazırla, sonra da suçu ABD’ye yık!

ABD’nin bunun arkasında olup olmamasından ziyade, ABD’yi bunun arkasında yapacak zemini niye hazırladığımıza, neden kurnaz olup zeki olamadığımıza odaklansak daha evla olurdu.

PKK’nın şiddet eylemlerini arttırmasını da yurt dışına bağladık mı bütün analizleri yapmış oluyoruz değil mi? Yurt dışı ayağı hiçbir zaman inkar edilemez. Ancak yine konunun etrafından dolaşıp gerçekleri görmemek için PKK’yı safi yurt dışı destekli düşman olarak görmek akıl karı değil.

Yurt dışı destekli bu terör örgütünün ayakta durmasını sağlayan öncelikle tabanıdır. Bu tabanı ortadan kaldırmadıkça emperyalist güçlerin oyuncağı olmaktan kurtulamayız. Bu tabanı ortadan kaldırmakla kastım da kökünü kurutmak, değil. Kökünü kurutamadığımızı yaklaşık 40 yıl anlayamadıysak söylenecek söz yok. Yani Kürt sorununun demokratik kanallarla çözümünden başka çare olmadığını anlamak için gören göz lazım. Ayrıca demokrasiyi PKK için güçlendirmeyeceğiz, insanlarımız için bunu yapacağız. PKK da kendine taban bulamayacak artık!

DAİŞ sorunu da Suriye politikamız sonucu. Suriye konusunu Esed gitsin’e kilitledik ve hiç de gerçekçi olmayan bir Suriye politikası izledik. Sınırdan denetimsiz geçirdiğimiz Suriyelilerin içinden IŞİD çıkacağını mı hesap edemedik yoksa IŞİD de mağdur, bize bir şey yapmaz diye safça düşünerek mi 3 milyon insanı denetimsiz Türkiye’ye soktuk.

Şimdi de Suriye’nin toprak bütünlüğünden yana olmak hiç gerçekçi değil. Toprak bütünlüğü mü kaldı Suriye’nin. En az üçe bölünecek bir ülkedir artık orası.

Demem o ki, daha da ayakları yere basan bir Suriye politikasına ihtiyaç var, şu anda.

Üstelik de ABD düşman, Avrupa düşman diyerek bu dünyada hiçbir yere varamayacağımızı bilememek nasıl bir ruh hali? Ülkeler arasında sevgi-dostluk yoktur, çıkar ilişkileri vardır. Bunu da bir anlasak artık da o dost değil, bu dost değil diye ağlamasak hiç de fena olmaz.

Can güvenliğimizin bir an önce sağlanması lazım. Bunun için de güçlü istihbarat şu andaki önceliğimiz olmalı. Ne kadar güçlü olduğumuzu yapılan üçüncü köprüden anlamayacak çok insan var şu anda. Yollar, köprüler, barajlardan önce can güvenliğine, huzura ihtiyacımız var.

Sonuç olarak, şu an ne yaşıyorsak öncelikle bizden ötürü.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 272
Kayıt tarihi
: 27.03.16
 
 

Eğitim: Mimar Sinan Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı /  İlgi Alanları: Okumak, yazmak, gezmek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster