Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Aralık '14

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
198
 

Türkiye, Ortak Akıl’la, Orta Gelir’den Üst Gelir grubuna yükselerek “Büyük Devlet” Olacaktır.(3)

Türkiye, Ortak Akıl’la, Orta Gelir’den Üst Gelir grubuna yükselerek “Büyük Devlet” Olacaktır.(3)
 

Çağımızda bilgi ve bilgiden yeni bir bilgi üretebilme yeteneği en büyük zenginlik kaynağıdır.


2.Dünya Savaşı’nda, ABD savaş gemilerine zarar veren serseri Japon mayınlarına bir çözüm aranmaktadır. Ortalıkta serbestçe dolaşan çok sayıda mayın dalgalarla gemilere sürüklenmekte ve büyük hasarlara neden olmaktadır. Bir gemi komutanı çözüm üretilmesi adına görevlileri ile bir toplantı düzenler. Toplantıda bulunanlardan bir er; “Güverteye çıkar ve mayınlara doğru birlikte üflersek bizden uzaklaşırlar” der.

Dinleyenlerini güldüren bu yöntem, gerçekte çözüm için bir fikre babalık edecek, basınçlı su kullanılarak, serseri mayınlar gemilerden uzaklaştırılacaktır.

...

Bir sorunun çözümü ile ilgili bir kişi düşünürse, ortada bir;

Bir sorunun çözümü ile ilgili bin kişi birden düşünürde, ortada bin farklı çözüm olacaktır.

Bu doğrultuda çok katılımlı toplantılarda elde edilen bilgilere, “Ortak akıl” denilmektedir.

...

İlk iki bölümünde yazılanlar kısaca hatırlanırsa;

-Kızıl genç “bakın dostum, Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethettikten sonra Papa Roma’dan kendisine bir elçi göndererek ‘Gel Hıristiyanlığı kabul et. Ben de seni, Doğu Roma İmparatoru olarak takdis edeyim!’ teklifini gönderiyor. Sultan bu teklifi reddediyor. İşte o andan itibaren siz Avrupa’da partiyi kaybettiniz. Bugün demokrasi derler, yarın Kürtlere özgürlük, Ermenilere toprak vs.

-“PKK” veya Kürt Sorunu‘nda tüm suçu Avrupalılara (yabancılara) atmak pek doğru olmayacaktır.

-Sırbistan, Fatih Sultan Mehmet tarafından alındıktan sonra, Osmanlı İmparatorluğu’na bir eyalet olarak katılmış, Sırp köylüsü toprağın gerçek sahibi kalmıştı. Bundan başka Sırplara din ve dil hürriyetiyle kendi kendilerini, geleneklerine göre, idare etmek imtiyazları da verilmişti.

-Sırplar, Türk idaresinden memnundular ve 18 inci yüzyılın ikinci yarısına kadar Osmanlı devletine önemli denebilecek bir gaile açmadılar. Avusturya ve Rusya ajanları Sırplar arasında milliyetçilik ve istiklâl fikriyle duygularını uyandırmaya çalıştılar.

-Sırbistan’da kanunnamelerle kurulmuş olan âdil rejim zamanla bozulmuştu. Sırplar, kalelerde oturan yeniçeri dayılarının (subayların) keyfî muamelelerine maruz kalmaya başlamışlardı. Belgrat paşalığına bazan değerli valilerin gönderilmesi, yeniçeri dayılarının reayaya (Çiftçi, köylü, esnaf, tüccar) kötü muamelelerine karşı bir fren olabiliyordu.

-Nitekim Hacı Mustafa Paşa (1794-1801), reayayı koruyucu muamelesinden dolayı, Sırplar arasında baba diye anılmakta idi. 1801’de yeniçeriler Hacı Mustafa ile kavga çıkararak onu öldürdüler. Bundan sonra Pazvantoğlu’ndan kendilerine katılan bozguncu kimselerle Sırbistan’da bir terör rejimi yarattılar. Bu rejim Sırp isyanının yakın sebebini teşkil etti.

...

Yazılanlar bir cümle ile özetlenirse;

-Ülkenin, adaletli bir şekilde yönetilmemesi, halkın huzuru kaçırmakta, ülkenin parçalanmasında yararı olanlar için bu ortam (kışkırtılmaya) uygun hale gelmektedir.

...

Kalınan yerden devamla;

Türkiye, 2023 Yılına, hangi gerekleri yerine getirerek, Orta Gelir’den, “Üst Gelir” grubuna girebilmesinin yanında, “Küresel Güç” olabilecektir?

-Doğu ve Güneydoğu bölgesindeki işsizliğe çözüm olabilmesi, dolayısıyla refahın artırılmasına katkı sağlaması, yatırımların önünün açılması için, öncelikle, “PKK sorunu”nun halledilmiş olması;

-Türkiye’deki yüzbinlerce imalatçı işletmenin, “Reform yapması” ürün ve hizmet kalitesini artırarak, dünya genelinde 8-10 marka şirket ortaya çıkarılması, “markalaşması”;

--Küresel düzeyde, tüm unsurları ile,  güçlü bir ordu hazırlanması;

-Küresel düzeyde etkin, istihbarat kuruluşlarının kurulması;

-Küresel Düzeyde etkin medyaya sahip olunması;

-Küresel Düzeyde etkin Büyük Şirketlere sahip olunması;

Elbette tüm bu sayılanların gerçekleşmesi için, ülke ekonomisi'nin artarak büyümesi ile sürdürülebilir kalkınma yeteneklerine sahip olunması gerekmektedir.

Bu gerekleri Napolyon’un ifadesi ile verirsek; “Para... para... para!”ya, diğer ifadesi ile, “satın alma gücü”ne sahip olunmasıdır.

...

Bir devletin ve ekonominin büyümesinde “Ortak Akıl” nedir?

-Bir konunun taraflarını (paydaş) bir araya getirerek, belirli soruların cevaplanmasını sağlayan toplantılardır. (search conference, future search vbg adlarla anılır).

-Bu konu ticari bir şirket, bir vakıf ya da bir devlet kurumunun misyonunun ortaya çıkarılması, vizyonunun belirlenmesi ya da belirli bir konudaki politikasının esasları üzerinde uzlaşı arayışı olabileceği gibi, ulusal ölçekteki bir anlaşmazlığın taraflarının uzlaştırılması da olabilir.

-Ya da bu kurumların, belirli bir konudaki geleceği tahmin etme arzuları da (future search) yine arama toplantıları yoluyla tatmin edilir. (1)

Öztlenirse, "Ortak Akıl"; Ülke meselelerine, onu meydana getiren tüm üyelerinin (temsilcilerinin) ortak katılımıyla bir çözüm bulunması-geliştirilmesi yönetimidir.

www.canmehmet.com

Resim;http://www.internethaber.com/abd-vietnam-irak-turkiye-kuresel-guc-turk-ordusu-ucak-gemisi-f-35-savas-ucaklari-403860h.htm

Kaynak;

(1) daha fazlası için bakınız: http://tinaztitiz.com/profesyonel-hizmetler/ortak-akil-toplantilari/#sthash.bmz6B4kU.dpuf

gülsen tunçkal bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba, TBMM de 'ortak akıl' olabilir mi? selamlar.

Kadri KANPAK 
 02.01.2015 21:51
Cevap :
Değerli Kadri Bey, Bilirsiniz, akıl, bir terazi ve değerlendirme merkezidir. Bunu bir otomobile benzetirsek; otomobil akıl, bilgi/deneyim ise, yakıt deposudur. Nasıl ki, yakıtı olmayan bir otomobil hareket edemez, güç üretemezse; bilgisi olmayan bir akılda, (doğru) bilgi-fikir üretemez. Bu doğrultuda bizler çoğunlukla okumayan (bilgi üretemeyen) bir toplumuz, Bu Osmanlı döneminde de böyledir. Cumhuriyet döneminde de. Gelişmiş ülkelerin ancak yüzde onu oranında okumaktayız.(okunması gereken, 400 milyon kitap yerine; 40 milyon kitap okunmaktadır) Bu nedenle üetici değil de, "taklitçi toplum"uz. Konuya gelirsek, TBMM, "ortak akıl" için doğru bir tespittir. Elbette, devleti yönetenlerin meclisi "ortak akıl" olarak görmesi (dikkate alması) ve "meclis üyelerinin (okur-yazar-düşünür- donanımlı olması ile birlikte. Toparlarsak; Bizler yaklaşık 90 yıldır mecliste sadece kalkan elleri kontrol ediyor, değerlendirmiyoruz. Konuyu açan katkınız için teşekkür ediyorum. Sağlıcakla kalınız.   03.01.2015 11:10
 

Mehmet bey, Namık Kemal bir beytinde: "Durur ahkam-ı nusret ittihad-ı kalb-i millette/ Çıkar asar-ı rahmet ihtilaf-ı rey-i ümmetten" der. Yani, önce gönül birliği, ardından görüş farklılığı vurgusu yapar...Yani, gönüllerin bir olmadığı, ortak duygu paylaşımı bulunmadığı zaman ortak akıl da olmuyor. Dahası, duygusal saplantılar bütünüyle aklı ve mantığı ortadan kaldırıyor...Yani, köyüne rahat ulaşması için yeni yollar yapan bir iktidara, biz eskiden geze geze gidiyorduk niye yol yaptın, diyen kafayla hangi ortak akılda birleşilecek..Umudumuz şu ki, bu tipler epeyce marjinalleşti...Selamlarımla

ali açıköz 
 27.12.2014 23:00
Cevap :
Değerli Ali Bey, Bilirsiniz, (Sanayi Devrimi'nin arkasından gelen) Bilgi Toplumu'nun en önemli zenginlik kaynağı; ülkede, "Tartışma kültürü"nün yaygınlaşması, bilgi-hoşgörü temelinde -ortak akıl ile- sorunlara çözüm üretilmesidir. Bizler, son 10 yıl hariç, maalesef meselelerimizi tartışamamışız ve tartışılmasına izin verilmemiştir. Bugün, vatandaşın "görüşüm budur!" düşüncesi ile, söylediklerine (yazdıklarına), "nefret söylemi"nin hakim olması; uzun yıllardır sansür nedeniyle, devlete-hükümetlere aktaramadıklarını, şu an mevcut "düşünce-ifade hürriyeti" ortamından boşalmasıdır. Ki, (nefret birikiminin)bunun, gerçeğinde bu iktidarla çok ilgisi de yoktur. Her ne kadar isimler bunlara ait olsa da. Bunlarla beraber, bilgi eksikliği nedeniyle halkımız birçok meseleyi (şimdilik) doğru olarak değerlendirememekte, oluşturulmuş kanaatler'in arkasından yürümektedir. Ancak, gelişmekte tartışmakla mümkündür. Elbette, bilgi-hoşgörü-edep ile. Görüşleriniz için teşekkür ediyorum sağlıcakla kalınız.  29.12.2014 12:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1073
Toplam yorum
: 2681
Toplam mesaj
: 242
Ort. okunma sayısı
: 1707
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

Ticari ilimler akademisindeki öğrenciliğim sırasında, bir kamu iktisâdi kuruluşunda başladığım ça..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster