Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Şubat '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
734
 

Türkiye, süper güç?

Türkiye, süper güç?
 

Yıldızımız parlıyor...


George Friedmann, "The Next 100 Years” adlı kitabında jeopolitiğe dayanarak politikacıların hiçbir zaman özgür aktörler olamayacaklarını söylüyor. Politikacıların üstün zekalı, okumuş ya da yüksek ahlaklı olma zorunluluklarının bulunmadığını da vurgulayan siyaset bilimci, onları bir ülkenin başına getiren en önemli şeyin “yönetme yeneteği” olduğuna dikkat çekiyor.
Bir yöneticinin yapması gereken tek şey, halkın genel nabzını tutmak ve dizginleri ele geçirmektir diyor. Yönetimde gayet tabi hata yapabileceklerini ve topluma alay konusu olabileceklerini ekliyor. Yapılan hataların sebebini aptallıklarına değil, ortamın gerektirdiklerine bağlıyor. Nasıl ki İzlanda başbakanı ne kadar yetenekli olursa olsun, ülkesini dünyanın süper gücü konumuna getiremeyecekse, antik bir Roma imparatoru da ne kadar kötü özelliklere sahip olmuş olursa olsun, imparotorluğun devliğini zedeleyememiştir, örneğini veriyor.
Yazarın bu görüşlerine aynen katılıyorum. Türkiye'de hükümetlerden yakınmanın en baştaki sebebi, ülkenin büyük bir kısmının hala arzuladığı refah ve özgürlük seviyesine ulaşamamış olmasıdır. Ama bunun sorumlusu tek tek hükümetler değil, sadece ve sadece içinde bulunulan koşullardır. T.C. kurulduğundan bu yana belirli bir gelişme süreci içindedir ve bu süreç henüz tamamlanmamıştır. Bu aşamada ayak bağı olan sosyolojik etmenlere girmek istemiyorum ama iki de bir islam konusunu -takıntım varmış gibi- dile getirmem bu yöne dikkat çekmek istemem ve ülkemin insanının imgesinde bu yönde daha fazla bir hoşgörü oluşmasını dilememdir.
Ne var ki İslam dininin ayağımızda bir pranga olmasının tam aksine, lehimize kullanılabileceğini gösterdi AKP. Evet, Türkiye bütün İslam dünyasına gururla liderlik yapmak durumundadır. Ilıman İslam imajı dünyada saygı görmektedir. Türkiye Halkı sahip olduğu büyük potansiyeli ile daha fazla ilerleyecektir (bunu her zaman hissetmiştim dememe gerek yok, her birimiz hissetmekten öte biliyoruz!)
George Friedmann'la devam edecek olursak, ona göre ulusallık günümüzde hala büyük önem taşımakta ve yaşanılan coğrafya insanların karakterini kaçınılmaz olarak etkilemektedir. Her topluluğa, her ülkeye belirli bir rol düşmektedir burada ve A.B.D., A.B.D. olmak zorundadır, Japonya Japonya, Meksika Meksika; Türkiye'nin Türkiye olma zorunluluğu gibi! Çünkü sonuçta bir ulusu, milleti ya da ülkeyi şekillendiren değerler ve coğrafya kısıtlıdır.
21. Yüzyılda dünyadaki kargaşalar, çalkantılar, savaşlar, sorunlar, aşk ya da nefret devam edecek diyor yazar sonra. Hatta Çin, zenginle yoksul arasındaki büyük farklılıklar yüzünden çıkacak iç savaşlar nedeniyle dünya haritasından silinecek iddiasında bulunuyor. Bu pek iç açıcı olmayabilir ama gelin şimdi şu müjdeye bakın: Türkiye, dünyanın yeni süper gücü olacak! Türkiye, evet Türkiye, süper güç olarak yükselecek ve tüm dünyada yazgıyı belirleyecek!
Bu,  A.B.D.'nin sonunun geldiği şeklinde anlaşılmamalı tabi. Ki yazar, Avrupa devrinin kapandığını ve Amerikan toplumunun olgun ya da mükemmel olmasa dahi egemenliğinin sürdüreceğini bildirmiş. Ama Türkiye'nin Kafkaslardaki ve Arap dünyasındaki lider rolü tartışma götürmeyecek. Amerikan dostu olmanın meyvelerini göreceğiz demek ki sonunda. Temennimiz odur ki, islam ne denli ılıman olursa olsun bu ülkede laik Atatürk ideolojisinin varlığı küçümsenmemelidir. Osmanlıdan sonra süper güç olunacaksa bunun temellerini atan Kemal Atatürk olmuştur. Şu an sosyeteye dahil edilmiş olsa dahi, İslam pek çok kere olduğu gibi Türk halkının içinde yatan egemenlik hırsının sadece bir aletinden ibarettir, amacı değil. Aksi takdirde, kendi kazdığımız kuyuya düşeceğimiz açıktır ama artık bu tehlikeden sıyrılmış, hoşgörülü, evrensel bilinçlerin varlığı endişemizi bir oranda azaltmaktadır.
Georg Friedmann hakkında: Macaristan doğumlu Politikbilimci. 1950'de A.B.D.'ye göç etmiş. Çeşitli üniversitelerde profesörlük yapmış. 1996'da jeopolitik, stratejik ve güvenlik konularında kehanetler yapan bir birim olan Stratfor'u kurmuş. Daha önceki kehaneti olan A.B.D ile Polonya'nın, Japonya ile Türkiye'ye karşı savaşacağı, kehanetlerinin doğruluğunda şüphe uyandırmış ama ben Türkiye'nin süper güç olacağı kehaneti konusunda haklı olabileceğini düşünüyorum ki bunu söyleyen tek kişi o değil.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

aferin bizim toplum muhendislerine super guc Turkiye ha!

Newyorker 
 01.02.2013 18:15
 

Türkiye süper güç olur mu olmaz mı bilemem ve aslında süper güç olmak gibi bir idealin peşinde de değilim. Friedman'ın politikacılar ile ilgili düşüncelerine katılmıyorum çünkü bence jeopolitik koşullardan çok daha önemlisi ülkeleri yöneten siyasetçilerin nitelikleridir. Aptal bir siyasetçi tarafından yönetilmek istersiniz, yoksa akıllı bir siyasetçi tarafından mı? Yoksa fark etmez mi? Benim için önemli olan siyasetçinin elbette ki zekası ve vizyonudur, hedefleri ve amaçlarıdır. Atatürk muasır medeniyetler seviyesine erişmeyi temel hedef olarak ilan etmiş ve ona göre bir eğitim politikası izlemiştir. Şimdiki başbakanımız ise dindar bir gençlik hayali kurmakta ve bu doğrultuda siyaset yapmaktadır. Süper güç olalım veya olmayalım, bu önemli değil. Önemli olan soran, sorgulayan, bilinçli ve dünyaya objektif bir gözle bakabilen insanların oluşturduğu bir ülkede yaşamaktır. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 01.02.2013 13:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 32
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 684
Kayıt tarihi
: 15.06.10
 
 

Antalya doğumluyum. Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü mezunuyum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster