Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Nisan '07

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
698
 

Türkiye Cumhuriyeti'nin yeni cumhurbaşkanı

Türkiye Cumhuriyeti'nin yeni cumhurbaşkanı
 

Başvuru süresi bugün başlayan ve Türkiye'yi kritik bir süreç içerisine sokan Cumhurbaşkanlığı Seçimi, adaylıkların açıklanacağı son gün olan 26 Nisan tarihine kadar Türk siyasi hayatında çok farklı gelişmelere neden olacaktır.
Aylardır Başbakan Tayyip Erdoğan'ın adaylığı etrafında gelişen bu süreçte yapılan yorumlar ve tartışmalar bugün için halen devam etmektedir. Bu yazımda son günlerdeki mevcut siyasi gelişmeler bağlamında Türkiye Cumhuriyeti'nin onbirinci cumhurbaşkanının kim olacağı yönündeki tahmini yapacağım.

Son bir hafta içerisinde Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ve Cumhurbaşkanı A.Necdet Sezer'in açıklamaları sonrasında gerginleşen siyasi ortamda son olarak TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın 'dindar' cumhurbaşkanı isteği gündeme geldi.
Peki onbirinci cumhurbaşkanı kim olacak? Tandoğan meydanında toplanan yüzbinlerin dile getirdiği gibi 'laik' bir kişi mi, yoksa Bülent Arınç'ın temenni ettiği 'dindar' bir kişi mi?

Son dönemde meydana gelen bazı gelişmeler ışığında benim bu konudaki düşüncem, cumhurbaşkanlığı için toplumun büyük kesiminin karşı çıkmayacağı bir kişinin AKP tarafından aday gösterileceğidir. AKP'nin cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde izlediği politika bana göre şu şekilde gelişmekte: Öncelikli olarak toplumda tepki toplayan ve ülke genelinde kabul görmeyen isimler ön plana çıkarılmakta (kulislerde dile getirilmekte) ve toplumsal tepki ölçülmektedir. Bu sürecin ardından AKP yönetimi toplumda duyulan rahatsızlık ve endişe sonrasında öyle bir aday açıklayacak ki ülke genelinde yükselen tansiyon inecektir. AKP kurmayları bu durum sonrasında ekranlara çıkıp "ülkenin huzuru refahı için, toplumsal uzlaşı için bu ülkeyi herşeyden çok düşündükleri için" Tayyip Erdoğan'ın aday olmadığını beyan edecekler ve halk nezdinde yaptıkları bu propaganda sonrasında da yine Tayyip Erdoğan liderliğinde erken bir genel seçim yapacaklardır.

Özellikle siyaset kültürü çok fazla olgunlaşmamış ülkemizde böylesi bir hareket çok fazla prim toplayacaktır. Peki ama toplumun büyük kesiminin üzerinde uzlaşacağı bu aday kim olacaktır?

Benim görüşüme göre bu aday eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'tür.
Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek'e ait olduğu iddia edilen 'darbe günlükleri' olayı sonrasında Hilmi Özkök yaptığı değerlendirmelerde Özden Örnek'in açıklamalarına itibar edilmesi gerektiğini belirtmiş ama karşı tarafın iddialarına da saygı duyulması gerektiğini belirtmiştir.

Varlığı iddia edilen bu günlüklerde dönemin kuvvet komutanlarının darbe hazırlığına rağmen Hilmi Özkök ile anlaşmazlık içine düştükleri için aralarında bir ayrılık olduğu yönünde iddialarda mevcuttur.

Mevcut gelişmeler ışığında Hilmi Özkök bu ülkede cumhurbaşkanlığı için adı geçtiğinde toplum tarafından en fazla kabul görecek isimlerin başında gelmektedir.
Bülent Arınç'ın isteğinin aksine din merkezli bir siyaset çabası içinde olmayan bir cumhurbaşkanı tek dileğimdir. Aynen Bülent Arınç'ın ismini hatırlayamadığı ama tüm Türkiye tarafından çok takdir gören ve sevilen Ahmet Necdet Sezer gibi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yorumunuzun üzerinden yaklaşık bir yıl geçmiş ancak AKP kendiyle ters düşemeyeceğinden toplumsal mutabakatı sağlayacak bir aday yerine Sn.GÜL'ü tercih etmiştir. Sağlıkla Kalın.....

TEKBAŞINA 
 24.02.2008 16:48
 

Bu topraklarda yaşayan onlarca halk bulunmaktadır. Ve size göre bu halkların bütün samimiyetini ve insiyatifini yansıtaçak bir Cumhurbaşkanı seçmek olanaklımıdır ve seçilen Cumhurbaşkanın Ahmet veya Mehmet olması neyi değiştirir?

Peace in Anatolia 
 18.04.2007 0:22
Cevap :
mesele ahmet mehmet meselesi değil. toplumsal huzur meselesidir. bu ülkede geçmişinde şeriatı savunmuş bir insanın her ne kadar değiştim desede cumhurbaşkanlığı yapması toplumda rahatsızlık yaratacaktır. ve bu ülkede toplumsal rahatsızlıkların ne boyutlara ulaştığını 12 Mart ve 12 Eylül darbeleri öncesindeki ortamı yaşayan insanlar çok iyi bilmektedir. İşte bu yüzden bu seçim yapılırken toplumsal bir mutabakat aranmalıdır.  18.04.2007 18:32
 

olayları doğru okuyup, doğru yorumlamışsınız. Ama göz ardı edilen bir şey var sanırım. O da 'kişisel hırs'. Kişisel hırs faktörünü ne yapacağız? Bilindiği gibi bazı politikacıları ölüme götüren de bu kişisel hırs olmuştur. Geçmişte, erken seçim yapılması için kendisini uyaranları Adnan Menderes dinleseydi, 27 Mayıs olurmuydu? Üstelik bu uyaranlar kendi arkadaşları idi. Hürriyet Partisinin kuruluş nedeni de bu değil miydi? Saygılarımla.

Talip Bölükbaşı 
 17.04.2007 12:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 29
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 722
Kayıt tarihi
: 16.04.07
 
 

Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümü 2005 mezunuyum. Şu anda Isparta'da yaşamaktayım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster