Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Aralık '15

 
Kategori
Bilim
Okunma Sayısı
492
 

Türkiye'de Bilim ve Teknolojinin gelişimine- Teknoloji transferinde Antik Mısır modeli

Türkiye'de Bilim ve Teknolojinin gelişimine- Teknoloji transferinde Antik Mısır modeli
 

arge bilim teknoloji siyaset


İskenderiye  adını Büyük İskender'den almakta ve bulunduğu çağın bilim, teknoloji ve araştırma merkezi konumunda. Tıpkı günümüz Amerika, Japonya ve Avrupası gibi. Akdeniz’in kalbi Mısır’da bir kent… Bu kentte Antikçağ’ın en ünlü bilim merkezi ve kütüphanesi.

Ülkemizde YÖK, Üniversiteler ve Meclisin kütüphaneleri ve yayınlar belli seviyede var ancak yararlanıcılar çok fazla değil. Türkiye'ye iş yapmaya gelenlere bir teknolojiyi, bilgiyi, yeni bir kitabı Türkiye'ye getirme şartı getirilmeli hatta Türkiye'ye gelen tüm Turistlere İngilizce veya çok kullanılan dillerde bir kitap getirme şartı konulmalı ki Türkiye de basılı kitap sayısı artsın, serbest düşünce gelişsin, bilgi toplumuna daha da yaklaşalım. 

Camiler insanları okumaya, araştırmaya, düşünmeye (tefekkür etmeye) yöneltsin. Beyin uyuşturmasınlar Dini afyon gibi kullanarak. Televizyonlar, Kamu spotları ve medya araçları insanları okumaya, araştırmaya sevk etsin. 

 

İskenderiye'nin ve Antik Mısır'ın bilim ve teknoloji merkezi olmasının nedeni dönemin ileri gelenlerinin vizyonları, ticaret ve hareketliğin bir bilgi ve birikime dönüştürülmesi stratejisi ile olduğu aşikar.  

Temel prensip: Bilim adamlarına destek, Mısır'a gelen tüm ticaret gemilerine ve yolcu gemilerine Mısır,'a giriş yapıp ticaret yapabilmek için Mısır'da olmayan yeni bir kitap ve teknolojiyi getirme şartı ile sistemi besleme üzerine kurulu basit bir model sayesinde Mısır'da çok ciddi bilgi birikimi ve ilerlemeler olmuştur. 

İskenderiye… Daha çok tarih derslerinden aşinayızdır. Adını Büyük İskender’den alan, feneriyle ünlü, Mısır’da bir liman kentidir ancak aynı zamanda bir dönemin ünlü bilim adamlarına ev sahipliği yapmış bir bilim yuvası olmasıyla da bilim tarihi için oldukça önemli bir yere sahip bir kent.

İskenderiye!nin bilim merkezi haline gelmesinin ardında dönemin siyasi iradesi ve kurulan model yatmaktadır. 

Bundan yüzyıllar önce Büyük İskender’in başa geçmesiyle Akdeniz’de güçlü bir dönem başlamış, onun kurduğu İskenderiye'de önemli bir liman kenti olmuştur. Büyük İskender’in ölümünden sonra yönetimi ele geçiren Ptolemaios I. Soter’in ilk olarak İskenderiye’de bir kütüphane ve müze kurması bu liman kentini aynı zamanda bir bilim kenti haline getirmiştir. Tarihe baktığımızda bilimsel gelişmelerin ortaya çıkışı büyük ölçüde toplumların bilime olan yaklaşımları ve yöneticilerin bilimi desteklenmelerine bağlıdır. Soter’in İskenderiye’de bilimin gelişimini destekleyici olarak kütüphane ve müze kurması bu noktada oldukça ilgi çekicidir.

İskenderiye’nin kütüphane ve müzesi o dönemin en ünlü merkezi haline gelmiştir. Bir kütüphane düşünün; bu kütüphanede ve ona bağlı müzede o dönem bilinen tüm ülkelerdeki hayvan ve bitkilerin bir örneği olsun, rasathane ve botanik bahçesi kurulsun ve içerisinde farklı bilim dallarının öğretildiği evler olsun. Böyle düşünüldüğünde kütüphane ve müzenin büyük bir kompleks yapı oluşturduğunu söyleyebiliriz. Helenistik kültürün temelinin atıldığı bir kent olan İskenderiye’nin o dönem gözde olmasını sağlayan şey; bu kütüphane ve müze olmuştur.

Antikçağ’da en büyük dermeye sahip kütüphane

 

İskenderiye Kütüphanesi Antikçağ’ın en büyük dermesine sahip kütüphanesi olmuştur. Yaklaşık olarak 900.000 el yazmasına sahip olduğu belirtilen kütüphanede geniş bir çalışan kadrosu da yer almıştır. Eserlerin papirüslere yazılarak rulo şeklinde saklandığı belirtilmektedir.

Kral tarafından desteklenen kütüphanenin yayınevi görevi de görmüş olduğu rivayet edilmektedir. Yunan, Akdeniz, Ortadoğu, İran gibi medeniyetlere ait pek çok el yazması eserin Yunanca çeviri ve kopyaları burada hazırlanmıştır. İskenderiye Kütüphane’sinin dermesini geliştirmeye büyük önem verilmiş,  gerektiğinde uzak bir yerden bir el yazması eser alabilmek için büyük meblağlar ödenmiştir.

 İskenderiye Kütüphanesi sayesinde bilimin gelişimi     

İskenderiye gerek coğrafi konumu gerekse kütüphanesi sayesinde dönemin ünlü bilim adamlarının merkezi haline gelmiştir. Kütüphane olarak adlandırdığımız komplekste yer alan bilim evleri farklı branşlardan birçok bilim adamını ağırlamış ve bilimin gelişiminde önemli rol oynamıştır.

Bu bilim adamlarının bazılarına örnek verecek olursak; ilk söz etmemiz gereken isim; Öklides’tir. Öklides kütüphane içerisinde en büyük matematik okulunu kuran, Batı’da geometri eğitiminin temelini oluşturan “Elementler” ( Stoikheia) adlı eseri hazırlayan isimdir.

Apollonios da matematik okulunun önemli bir üyesi olmuştur. “Konikler Hakkında” isimli kitabında elips ve parabolleri inceleyen Apollonios bu eseriyle sonraki dönemler için önemli bir yere sahiptir. Bunun yanı sıra irrasyonel sayılarla da ilgilenmiş, astronomiye de ilgi duymuş ve özellikle ay üzerinde çalışmalar yapmıştır.

İskenderiye Kütüphanesi’nin önemli bilim adamlarından Arkhimedes’in temsili fotoğrafı

Arkhimedes; Mekanik okulunu kurmuş ve “Arkhimedes Burgusu”nu bulmuştur. Arkhimedes Burgusu; su çekmeye yarayan, içinde helezon şeklinde silindirler olan bir alettir. Mekanik dahisi olarak anılan Arkhimedes’in bir rivayete göre gök cisimlerini resmetmek için gökküreler, bir cins plantaryum inşa ettiği söylenmektedir. Matematik alanında da deha olan Arkhimedes dairenin alanını hesaplamada kullanılan “pi” sayısını da bulan kişidir. Yine su saatlerini bulan Ktesibios ve daha çok mekanik oyuncaklarla ilgilenen Hero da mekanik okulunun önemli temsilcileri arasında yer almıştır. Bu okulda yol uzunluğunu ölçmeye yarayan “Odometre”, yer ölçümü için kullanılan “Dioptra” gibi aletlerin bulunması oldukça önemlidir.

İskenderiye Kütüphanesi tıp alanında da önemli isimlere ev sahipliği yapmıştır. Bu isimlerin başında Herofilos gelmektedir. Herofilos pratisyen hekim ve hoca olarak büyük ün kazanmış bir isimdir. İskenderiye içerisinde yaptığı kadavra incelemelerinin yanı sıra beyin, sinir sistemi, nabız, perhiz gibi alanlarda yaptığı incelemeler de önemlidir. Herofilos’tan sonra şüpheli ölümlerden sonra ölüm nedeninin bulunması için otopsi yapılması gerektiğini öne süren ve solunum üzerine araştırmalar yapan Erasistratos, tıp alanındaki bir diğer önemli isim olmuştur.

İskenderiye Kütüphanesi bünyesinde astronomi ve bu alanda çalışmalar yapan bilim adamlarına da değinecek olursak; bu isimlerin başında Baş Kütüphaneci Eratosthenes’in olduğunu söyleyebiliriz. Eratosthenes’in yer yuvarlağına dair yaptığı gözlemler, güneş üzerine yaptığı çalışmalar önemlidir. Yazdığı “Coğrafya” isimli eseri uzun süre temel eser olarak kullanılmıştır.  Yine önemli bir gözlemci astronom olan Hipparkos ve Batlamyus astronomi okulunun diğer önemli temsilcileri olmuşlardır. Batlamyus’un optik üzerine yaptığı incelemeler, Yunan astronomisinin geniş bir özeti niteliğinde de olan eseri “Almagest” bilim tarihi açısından önemlidir. Yine geometri alanında da önemli çalışmalara imza atmıştır.

İskenderiye Kütüphanesi tüm bu çalışmalar ve bilim adamları sayesinde diğer bölgelerden gelen farklı gruplara da dönem dönem ev sahipliği yapmıştır. Kütüphane içerisinde bulunan okullar aynı zamanda dışarıdan gelenlere ders verilen kurumlar olmuştur.

Bizimde benzer modellere ihtiyacımız var. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 77
Toplam yorum
: 18
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 574
Kayıt tarihi
: 03.07.08
 
 

37 yaşındayım, yüksek lisans mezunuyum. ve girişimciyim. İngilizcem iyi sayılır. Gıda ve perakend..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster