Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ocak '07

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
693
 

Türkiye'de eğitim

Türkiye'de eğitim
 

Eğitim; Belli bir bilim dalı veya sanat kolunda yetiştirme, geliştirme ve eğitme işi yada çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine yardım etme, terbiye. (TDK)

Türk Dil Kurumunun sitesinde böyle açıklanıyor eğitimin anlamı. Ancak bu açıklamayı anlayabilen yada kelimeye bu anlamları yükleyebilen kaç kişi var acaba Türkiye'de?

Anlam yüklemek dedik; anlamı kim yükleyecek? Sadece eğitimciler mi? Tabii ki hayır. Anlamı hepimiz yükleyeceğiz. Eğer bu ülkede yaşıyorsak, bu ülke için bir şeyler yapmak gayretinde isek yada yıllar sonra "Türkiye diye bir ülke vardı" demek istemiyorsak bizde eğitimin bir parçası olmak zorundayız.

Hırsızlık, kapkaç, tecavüz ve benzeri pek çok suç. Sebepleri hep başka yerde arıyoruz ama eğer derinlemesine analiz ederseniz, son ulaşım noktamız yine eğitim oluyor. Çiftçimizi yeterince eğitemedik, onlara ihtiyacımız olduğunu anlayamadık ve anlatamadık. Sonuç; çiftçi asıl yapması gereken işi bıraktı, başka şehirlere göç etti ve artık kendi kendini doyurabilen bir ülke değiliz.

Diyebilirsiniz ki çiftçiyi oraya iten siyasetçilerdir. Doğruluk payı vardır ama bilin bakalım siyasetçileri kim eğitti. Yine bu sistem yine aileler yada öğretmenler. Eğitimcilerin eğitimi bu noktada karşımıza çıkıyor. Biz eğitimcilerimizi dahi iyi eğitemiyorken onlardan iyi bir nesil oluşturmalarını nasıl bekleyebiliriz ki? Eğitimcilerimiz hemen geçim derdimiz varken nasıl eğitebiliriz diyebilirler, kısmen haklılar da ama buyrun size bir döngü daha yapacağım. Sizi geçim derdine düşüren insanları yine sizin gibi eğitimciler eğitmedi mi? (yada eğittiğini sandı)

Çözüm nedir?

Çözüm topyekün bir eğitim seferberliği. Çok basit şeyler yapın ülkeniz için. Bir gazete alın, bir kitap alın, okuyun, bitirin ve uygun bir mekana bırakın. Sizden sonra birileri daha okusun o kitabı yada gazeteyi. Hatta istiyorsanız önemli gördüğünüz yerlerin altını çizin ki dikkatini çeksin insanların. Vapurda yada otobüste açın kitabınızı yada gazetenizi bırakın diğerleride omzunuzun üstünden baksın gazetenize. Bir kelime bile kapsa o kitaptan bir kazançtır sizin ve ülkemiz için. Düşündükçe daha nice çözümler ortaya çıkacaktır yeter ki düşünmeyi bilin ve sizi doyuran bu topraklara bu ülkeye borcunuzu ödeyin.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Zorla su içirtemezsiniz." Kişiler, onsekiz yaşlarına kadar, ailelerinin ve çevrelerinin etkisi ile kendilerine yön verirler. Bu yaştan sonra sorumlulukları kendilerine geçer. Yarı şaka, yarı ciddi "eğitim şart" denir. Kaç kişi bu ifadeyi kullandıktan sonra kendine kalite getirecek çalışma içerisine girer? Çok, çok az. Neden? Bizde, oluşan kültür değerlerinde ağırlıklı olarak ne vardır? "Babam, Amcam, dedem, ebem sağ olsun." Onlar benim adıma bir şeyler yapsınlar veya yaparlar. Şunu öğrenilecek; Bedelsiz hiçbir şey yoktur. Ya efendi olursun, ya da hizmetli. Özeti budur. Herkes bunun farkında olacak, "Dökme su ile Kuyu dolmuyor."Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 11.01.2007 16:51
Cevap :
Sn Canmehmet , bahsettiğiniz onsekiz yaş olayı biraz dış kaynaklı aslında. Bizim kültürümüz daha bu olaya tam alışamadı bence. Çocuklarımız yada gençlerimize kendi ayakları üzerinde durmaları öğretilmiyor. İlkokul sıralarında çalışmaya başlamış kaç çocuk tanıyorsunuz yada bunlardan kaçı şu anda aç geziyor? Toplum olarak çalışmadan kazanmaya alıştırılıyoruz sanırım. Piyangolar lotolar totolar vb. Neyse sanırım bunlarda bir ayrı yazı konusu. Katkınız için teşekkürler.  11.01.2007 17:14
 

Tanımlar çoğu yerde birbirini tutmaz. Ben size eğitim ve öğretim kavramlarının tanımını yapayım. Eğitim:Görgülendirme Öğretim:Bilgilendirme Çoğu kez kavramları birbirine karıştırırız.Zaman içinde kavramlara yeni anlamlar yüklendiği gibi,anlam kaybına da uğrayabilirler. Sağlıklı,başarılı günler dileğiyle

Erdoğan Şahin 
 10.01.2007 18:50
Cevap :
Teşekkürler Erdoğan Bey, yazdıklarınıza katılıyorum. Yazının başında kelime anlamını özellikle verdim zaten. Önemli olan sanırım kağıt üzerindeki anlamdan ziyade , bizim o kelimeye yükleyebildiğimiz anlamlar. Katkınız için teşekkürler.  11.01.2007 17:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 20
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 472
Kayıt tarihi
: 09.01.07
 
 

Uluslararası Koçluk Derneği (IAC) onaylı profesyonel yaşam koçu sertifikasına, Uluslararası Koçlu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster