Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ekim '09

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
3241
 

Türkiye'de Gazete Kağıdı Temini Sorunu

Türkiye'de Gazete Kağıdı Temini Sorunu
 

Yazılı basının en büyük sorunlarından biri hiç kuşkusuz kağıt temini ve kağıt fiyatı sorunudur.

Yaygın yazılı basının en önemli tüketim maddesi olan gazete kağıdının ham maddesi yurtdışı kaynaklı olduğundan ve Türkiye’de yeterli düzeyde üretim yapılamamasından dolayı ithal gazete kağıdı sektöre hakim konumdadır.

Geçmişte SEKA’nın 3.hamur gazete kağıdı olarak kayıtlara geçen üretimleri SEKA’nın zaman içerisinde yok edilmesiyle beraber gazete kağıdını yurtdışı mecralara tamamen teslim etmiştir.

Gazete kağıdında karlılığın çok düşük olması, ülkemizde gazete kağıdı üretimi yapılmamasının en temel noktasını oluşturmaktadır. Bu yüzden iç piyasa tamamen dışarıya gebedir.

Günümüzde yapılan daha küçük boyutlardaki gazete denemeleri kağıt tasarrufu ile maliyetleri aşağıya çekmektedir. Kağıt satın alımının çok büyük meblağlar ile gerçekleşmesi medya kuruluşlarının bir araya gelerek tekelleşmesini beraberinde getirmektedir. Çünkü gazete kağıdı satın alacak bir işletme birkaç ton kağıt satın alma yöntemi ile başa çıkamaz. Zaten o ölçütlerde kağıt satışı da mümkün değildir. Bir gemi dolusu ya da yüzlerce tırla ifade edebilecek alımlar bir kerede yapılmaktadır. Küçük ve yerel düzeydeki gazetelerin maliyetler karşısında tutunamamasının sebebi de bu tür alımları yapamamalarıdır.

Gazetelerin sayfa sayılarının artması gazetelerin kalitelerinin yükseleceği anlamına da gelmemelidir. Geçmişte 4 sayfadan ibaret olan gazetelerde gündeme ilişkin değerli haberler ile bugün 10 farklı gazetede köşe yazarlığı yapan isimlerin yazıları yayınlanırken; günümüzde özellikle haftasonları tuğla ağırlığına ulaşan gazeteler içerik olarak bir şey verememektedir. En çok satan gazetelere bakıldığında 58-60 sayfa ile ana gazete oluşurken eklerle beraber 150 sayfayı aşan bir gazete varlığı ortaya çıkmaktadır. Kağıt kilogramının fiyatı düşünüldüğünde gazetelerin her baskıda zarar ettiği gerçeği görülmektedir. Bazen gazete tirajının artması zararın artışını da beraberinde getirmektedir.

İlan Gazeteleri

Küçük ilanlar, sarı sayfalar olarak bakılan ilanların her biri birer haber niteliği taşımaktadır. Ayrıca gazetelerin reklamlardan sonraki en önemli bütçesi bu küçük ilanlardan oluşmaktadır. Avrupa’da sadece reklam ve ilan yayını yapan gazeteler ücretsiz olarak dağıtılırken Türkiye bu alanda varlık gösterememektedir. 80’li yıllarda Türkiye gazetesi ilan gazetesi olmayı denemiş fakat başarılı olamayınca bu uygulamadan vazgeçmiştir. Küçük çaplı ilan gazetesi uygulamaları İzmir’de de denenmiş yine belirli bir süre sonra tarih olmuştur.

Zarar Engelleme Çalışmaları

Gazete işletmelerinin amortismandan kaynaklanan zarara uğramamaları için aldığı belirli tedbirler vardır. Bunun en önemli örneği baskı makinelerinin 24 saat çalıştırılmasıdır.

Baskı makinelerinin sadece her gün belirli zaman diliminde çalıştırılıp tek bir gazetenin basımında kullanılması gazete işletmesini zarara uğratacaktır. Bu yüzden aynı gruba ait gazetelerden bazıları öğle saatlerinde baskıya girmek zorundadır.

Örneğin Doğan Holding’e ait gazetelerden Posta, Milliyet, Radikal ve Hürriyet’e göre daha erken baskıya girmektedir. Bu da aynı gruptaki gazetelerin baskı sırasının gün içine dağıtıldığının göstergesidir.

Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU

Abtokmakoglu@gmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 430
Toplam yorum
: 738
Toplam mesaj
: 99
Ort. okunma sayısı
: 2127
Kayıt tarihi
: 18.06.07
 
 

20 Nisan 1989'da İzmir'de doğdu. İlköğretim ve lise öğrenimini Karşıyaka'da tamamladı. 20..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster