Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Aralık '13

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
188
 

Türkiye'de insan kıymeti

Türkiye'de insan kıymeti
 

haber365.com


 Türkiye’de insan kıymetini bilen var mı acaba, diye sorsam, işin  aslını bilenler soruma da, yüzüme de gülerler. Türkiye’de insandan fazla bir şey yok ki, onun kıymeti olsun.

Türkiye’de doğan insanların %95’i doğduğu andan itibaren, Orhan Baba’nın ya da Müslüm Gürses şarkılarıyla büyür,15 yaşına gelince kendine jilet atmayı öğrenir, 18 yaşına gelince de esrar çekmeyi… Tabii içinizden çoğunun “Aman Allah etmesin…” diyeceğini biliyorum. Ama alt kesimlerde çocuk yetiştirmek hiç de kolay değildir.

Bazılarına göre : “3 tane çocuk yapın, 5  tane çocuk yapın…Çocuk iyidir…” demesi kolaydır da ; “koyverdim çayıra, Allah kayıra …” anlayışıyla doğurulan ve ondan sonra kaderine terk edilen çocukların  sayısı insan aklını fıttırır… Hadi ben de söyleyim : “Vatandaşlar on tane çocuk doğurun (veya doğurtun!) çocuk doğurtmak iyidir…” Şimdi bazı bayanlar bana diş bilemeye başladılar bile. Habere bakın…

“Kemalpaşa Mahallesi 2/1 sokaktaki evde Nimet Çağan (39) ve kocası Şerif Çağan (44) arasında bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesinin ardından Şerif Çağan mutfaktan aldığı bıçakla 11 çocuk annesi eşini, defalarca bıçakladı. Dört çocuğu odalarında uyurken meydana gelen olayda talihsiz kadın olay yerinde can verdi.(gündem.bugün.com.tr, 5.12.13)

Ve sonra ne oluyor, kadının cenazesini kaldırmak için orada toplanan erkekleri kadınlar kovalıyorlar ve 11 çocuklu kadının cenazesini kadınlar kaldırıyorlar. İyi mi…

Siz de biliyorsunuz , ben de biliyorum ki, Türkiye’de böyle nice olaylar oluyor. Erkeklerin ellerinde bıçaklar, tabancalar… Canları istedikleri zaman, kadınları doğruyorlar… Siz istediğiniz kadar koruma isteyin. Mahkeme koruma kararı versin. Adam “Geleceğim ve senin canını alacağım …” diyor ve alıyor. Polis molis, hiçbir şey fayda etmiyor. İşte bu kadar. Yaşadığımız Türkiye böyle bir yer. Aklı başında gençler onun için evlenmekten korkuyorlar.

İnsanlar birbirini pırasa gibi doğruyor. Vay ki vay… Türkiye cennet vatan…!

Şimdi, yukardaki olayı düşünün. Hadi kadın, gittiğiyle kaldı, peki o 11 tane çocuk ne olacak? Kim bakacak onlara (Yüreğim yanıyor..!)

Devlet bakar, öyle mi ? Siz bekleyin … Bir de şu olaya bakın :

“Kocaeli’nin Gölcük İlçesi’ndeki bir ilkokulda 34 yaşındaki S.M.D adlı sınıf öğretmeni, 2 aylık erkek bebeğini evde tek başına bırakıp tatile gitti. Döndüğünde ise bebeğini hastaneye götürdü. Talihsiz bebek açlık ve susuzluktan çoktan hayatını kaybetmişti…”(Hürriyet Gündem, 22.10.13)

Kadın gayrimeşru peydahladığı çocuğunu bile bile aç bırakarak ölüme terk ediyor. Daha sonra , bebeğin babasının bir Polis olduğu anlaşılıyor… Tahkikat falan filan…

Gördünüz mü rezaletin son perdelerini. Şimdi, çocuk öldü gitti… O kadın genç yaşında hapishanelerde sürünecek, ya polis olan babalığı… Sorma gitsin.

Bu kadın doğurduktan sonra bebeğini alıp götürecek, verecek bir kapı bulabilir miydi? Heyhat… Hangi Çocuk Bakım Evine götürse orada bin bir soru sorarlardı ve sonunda çocuğu alıp eve geri tıpış tıpış getirirdi… Çünkü Türkiye’de bu işler kolay değil …

Bir diğer olaya bakınız:

“Manisa'nın Salihli ilçesinde Huzurevi yakınındaki çöp konteynerlerinin yanında henüz bir günlük olduğu tespit edilen bir kız bebek bulundu. Kordonu bile kesilmemiş bebeğin yağmurda ıslandığı için vücut ısısının düştüğü ve donmak üzere iken kurtarıldığı belirtildi.” (yeni Asır. com.tr, 12.3.13)

Böyle sayısız çocuk terk etme olayları var. Artık  denebilir ki, bu olaylar, vakayı adiyeden…

Hele bu haber… Yürekler parçalayıcı …

“Ankara'nın Şereflikoçhisar İlçesi Yeni Mahalle semtinde, boş arsaya bırakılmış ve başı hayvanlar tarafından parçalanmış bir bebek cesedi bulundu.” (haber365.com, 5.12.2013)

Bunlar uygar bir ülkenin vatandaşlarının bebekleri olabilir mi?

Üç çocuk doğurun, beş çocuk doğurun… Sonra çöplüğe atın, köpekler yesin… Öyle mi? Peki okutsan ne olacak… Eğitim sistemine baksana sen. Cemaat’la, Şeriatçılar arasında bir garip vatandaş olarak yetişecek.. Öyle mi? Hay Allah böyle memleketin…!? Lafın sonunu getiremiyorum.

Ama yapılacak daha iyi şeyler var. Bakın:

Almanya’da bazı kiliseler ve bazı bakım evleri, binalarının uygun bir yerlerine, uygun bir pencere yapıyorlar; buraya babası olmayan çocuklar anneleri tarafından terk ediliyor. “Musa Bebek Penceresi” adı verilen bu yerler sürekli denetlendiği için ve buraya bebeklerini terk eden anneler için hiçbir soruştuma açılmadığından dolayı, çocuklar alınıyor, bakılıyor ve en kısa zamanda bir aileye kavuşturuluyor… Daha başka ne yapsınlar?

Şimdi… “Orada bir Türk kızı da, gayrimeşru bebeğiyle birlikte "Musa Bebek Penceresi"ne şu mektubu bırakıyor: "Ben 25 yaşında bir Türk kızıyım. Ailemin istemediği bir genç için anne ve babamı terk edip onunla yaşamaya başladım. Sonra hamile kaldım. Arkadaşım hamile olduğumu öğrenince beni terk etti. Çocuğumu kendi başıma doğurdum. Şimdi ona bakacak durumda değilim ve ailemin haberi olsun istemiyorum. Bunu size teslim ediyorum, sizden ricam onu bir Müslüman olarak yetiştirin." (Aksiyon, 28.6.2004)

Buraya bebeklerini bırakan kadınlar isterlerse kendileri ve çocukları hakkında bir mektup bırakıyorlar, isterlerse bırakmıyorlar. Araştırılmıyor…

Sayın Vural Öğer’in bir sözü var:  "Kanuni Sultan Süleyman"ın yapamadığını Almanya"daki doğurgan Türk kadınlarımız yapacaklardır…” diyor. Niye diyor bu sözü?

Çünkü, Verilere göre Türk nüfus arasında evlilik dışı (babası belli olmayan) dünyaya gelen çocukların sayısı aşırı derecede artıyor. Almanya"da her yıl ortalama 2 bin Türk kızı evlilik dışı çocuk dünyaya getiriyor… İyi mi? Bu rakam Alman kızlarında çok daha düşük…

Bizim kızlarımız bir noktada daha Almanları geçmişler. Görüyor musunuz?

Artık neyimizle övüneceğimizi bilemiyoruz. Namusumuzla mı, ahlakımızla mı? Neyimizle?

Doğuralım… Peki… Daha çok doğuralım… Doğuralım da sonra da ne yapıyoruz. Çöp kutularına atıyoruz.

Allahtan şu Musa Pencerelerini biri kalkıp bize de yapsın da, sonra adını “Mehmet” Penceresi mi koyar , “Müslüm Penceresi” mi; yoksa  ne koyarsa koysun… Yeter ki çocuklar açlıktan ölmesinler…

Aman hey..! Benden söylemesi… Somali’yi filan kurtarmaya giderken, kendi yavrularımızdan  oluyoruz.  El Aman…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

"Kirlettikten sonra bir de öldürülüyor çoğu kez. O şekil bırakılsa. Panik diyorlar bilim adamları. Korkudan yapıyormuşsunuz. Konuşulamayan, sözlerin insanın boğazında düğümlenip kaldığı bir durum. Toprakla hemen üzerini örtüyorlar zaten. Biliyor musun sayın katil, çocuğa tecavüz ettikten sonra öldürmekle aslında iyi yapıyormuşsunuz. Çocuk için de ailesi için de en iyisi buymuş. Bunu da konuşmalıyız seninle. Biliyorum, olay konuşmaya pek müsait değil. Ama böyle çok sayıda çocuğumuzun hayatı gidiyor. Gerekmiyorsa öldürmeyin, diyeceğim. Varsın kirletilmiş olsunlar. Biz onları gözyaşlarımızla temizleriz" (Cellatların son günü) adlı yazımdan.

Kerim Korkut 
 12.12.2013 9:50
Cevap :
"Yazınızı bekleyelim okusunlar. Selamlar."  12.12.2013 12:54
 

Biraz evvel akşam haberlerinde de 3 günlük bir bebek karlı havada sokağa terkedilmiş bir poşet içinde. Bomba sanılmış da inleme gelince bebek olduğu anlaşılmış. Donmak üzereyken kurtuldu. Ülkede insan kıymeti mi var. Ya da vicdan. Ben bilmiyorum. Saygı ve selamlar Erdal hocam...

Şükran Okyay 
 10.12.2013 22:47
Cevap :
Bu işler üzerinde düşünülmezse, gerekli önlemler alınmazsa , biz daha çok bebek buluruz sokaklarda, çöplüklerde... Ahlak mı? Aslında her şey tersine işliyor. bilim öğretmezseniz, eğitiminizi güçlendirmezseniz, her şey boşunadır. İnsanlara nasihat vermekle olmaz. Eylem ve güzel örnekler gerekir. Saygılar efendim.  11.12.2013 16:13
 

Merhaba, bizim zihniyet Çin'de, Hindistan'da olsa ne yapacaktık? Selamlar...

Mesut KARİP 
 10.12.2013 14:44
Cevap :
Adamlar bizi bırakıp geçip, gidiyorlar Sayın Karip. Onlar da akıllandılar. Bizim kafamız durmadan geride. Ne varsa? Teşekkürler. Esenlikler.   10.12.2013 16:47
 

Değerli hocam, değerli fikirlerinizle ve yazılarınızla toplumu uyardığınız için size çok teşekkür ederim. İnşallah bu yazılar ses getirir. Elinize ve yüreğinize sağlık. Selam ve saygılarımla.

Dr Lokman Doğruöz 
 10.12.2013 13:38
Cevap :
Bu işler bir kişinin yapabileceği işler değil. Hep beraber bağırırsak bir şeyler olur..Ama! Herhalde , ilerde kim bilir. Saygılar , teşekkürler.  10.12.2013 16:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 792
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster