Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Eylül '06

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
4252
 

Türkiye'de işsizlik

Türkiye'de işsizlik
 

Türkiye genç nüfusu ile her zaman Avrupa'da dikkat çekmiş kalabalık bir millettir. Elbette bir ülke için genç nüfusa sahip olmak, iyi değerlendirilirse bir güç olur. Ancak unutulmamalıdır ki eğer bu nüfusa gerekilen ilgi gösterilmez, ihtiyaçları karşılanmazsa durum ne yazık ki aksine döner. Yeni bir nüfusun yetişmesi zaman ve emek isteyen bir süreçtir. Yaşayan bu gençlerin eğitimi, sosyal hakları, kültürel faaliyetleri, çevreleri, kendilerini ve toplumu tanımaları bunlar tam manasıyla yapıldığı takdirde sağlıklı gençlerden söz edebiliriz. Yoksa hep bir yanımız eksik kalır ve bu mevcut nüfus yoğunluğu adeta bir külfet haline gelir.

Gençlerin sorunları nedir acaba dersek? Çok öncelerden, ilkokul öncesinden başlanabilir. Eğitimin ilk safhalarından temel atılmalı ki, geleceğe sağlam ve emin adımlarla ilerlensin. Bugün her ne kadar önemi farkedilmese de okul öncesi eğitim ilkokul çağına gelen çocuklarda önemli bir faktördür. Okul ile tanışmayan çocuklar, kendilerini bir anda böyle bir eğitim sürecinde buldukları zaman bir yadırgama haline giriyorlar ve bu yaşlarda daha okuldan soğuma bıkkınlık başlıyor. Gelecek toplumumuzun şu andaki tohumları olan bu gençler ve çocuklarımıza doğru yönlendirme ile okul yaşantısı en iyi ve doğru şekilde aktarılmalı ve bu yöndeki çalışmalar hız kanazmalı. Bu durumu ön plana çıkarabilecek en iyi yöntem de okul öncesi eğitimdir.

İlköğretim çağlarında yaşanılan bu sorunlar, sekiz yıllık eğitimin sonlarında ve lise yılları başlangıcında da devam etmekte. Kendi bilgi ve beceri düzeyinde yönlendirilmeyen yüzlerce öğrenci adeta rüzgarın savurduğu yapraklar gibi nereye çarpar, konarsak, burada kalırız; der gibi her şeyi kadercilikle karşılamaktalar. Mesleki yeteneği olanlar, akademik kariyer düşünenler, çok zoraki okula devam edenler, herkes bir payda da bulunakta hiç bir ayrım yapılmmaktadır. Dolayısıyla Türkiye'de yaşayan ve 20'li yaşların üstüne çıkmış her gencin yaşadığı o büyük sınav maratonu da, her daim korkulu rüya olarak algılanmıştır.

Bu zorlu sınavı bir şekilde halledip de kendini bir üniversiteye dahil edebilen gençlerin, maalesef ki en son baktıkları konu hangi bölümü kazandıkları olmuştur. Sanata düşkün olanlar iktisadi bilimlerde, sayısal temeli olanlar sözel alanlarda ve buna benzer bir çok karmaşık yapı bulunmaktadır. Ya hiç anlayamadığı bir meslek grubu içinde ya da bir türlü sevemediği ama yine kadercilik oyunu ile durumu kabul etmektedirler.

Üniversite yılları da bu şekilde aşılmakta ve buradan mezun olanlar artık sektöre atılmaktadırlar. Böyle karmaşayla geçen yıllardan sonra kendini sudan çıkmış balık gibi hisseden yüksek okul mezunlarımız, üniversite kapısından giremeyen gençlerin yanında beyaz yakalı işsizlerimiz denen yeni bir topluluğu oluşturmaktadırlar. Yakın geçmişte gördüğümüz halen de devam eden aldığı eğitimle alakası olamayn işlerde çalışan insanlarımızın sayısı oldukça fazladır. Her şey bu kadar bzouk değil elbette, nadir de olsa gençlerin içinde doğru yönlendirme ile iyi yerlerde bulunanlarda vardır. Okuldan mezun olup da üniversiteli bir kitle içinde iş bulma zamanında bu kadar büyük bir çoğunluktan seçme yapılırken de sıfatlar çok üst seviyede tutulmakta ve böylece rekabet iyice artmaktadır. Kendilerine iyi bir yön çizenler burada ön plana çıkarken standartta kalanlar, kendileri gibi binlerce arkadaşlarıyla birlikte ümitlerini ya başka bir bahara ertelemekte ya da aldığı eğitimi bir kenara bırakıp hiç de ilgisi olmayan daha basit işlere yönelmektedirler.

Bu durumda aslında tek bir tarafta suçlu değil aslında. En baştan süregelen bu durum bilinçsiz aile yönlerilmeleri, eksik düzen yapıları, sorumluluk sahibi olamayan gençler ile birleşince böyle bir tablo çıkmaktadır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ama bilinçsiz aile yönlendirmeleri hala benim için muallakta.... Aile mümkünse zaten karışmasın... Bu genç nüfusun üstünün örtülmesi, daha doğrusu işsiz gözükmemesi için açık öğretim üniversiteleri ve üniversiteden mezun olduktan sonra bir işe yaramayacak bölümlerin bu ülkede var olduğunu da unutmamak gerek :) Eskiden Çiller bölümleri yada üniversiteleri derdik ama her iktidarın çaktırmadan can simidi oldular... Rekabet denilen şeyse sadece belirli üniversitelerden mezun olanlara kalmış bir şey... Derin konu, daha çok dürtmek gerek...

Barış 
 03.10.2006 1:26
Cevap :
Merhabalar; evet maalesef ki aileler bazen sadece kendi istekleri doğrultusunda bir yönlendirme yapıyorlar ve kendi gölgelerinde yetiştirmeye çalışıyorlar.Ancak bu da her zaman ki gibi bir kuşak çatışmasına ya da mutsuz, yanlış seçimlere neden oluyor.Bu konu dediğin gibi uzun daha detaylı irdelemek gerekli.  07.10.2006 9:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2015
Kayıt tarihi
: 29.09.06
 
 

Merhaba, İ.Ü. İşletme Fakültesi öğrencisiyim. Aynı zamanda da özel bir bankada çalışmaktayım. İstanb..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster