Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ekim '11

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
2887
 

Türkiye’de kaliteli Tv Programı izlemek mümkün olmayacak mı?

Türkiye’de kaliteli Tv Programı izlemek mümkün olmayacak mı?
 

Türkiye'de kaliteli tv programlarının sayısı ne yazık ki bir elin parmaklarını geçmez


Kaliteli televizyon programları istiyorum; çok mu?
Yıllar geçtikçe televizyon izleme saatlerim azaldı. Bunu “Tv izlemiyorum. İzleyeceğim zaman da sadece belgesel kanallarını takip ediyorum,” kafasıyla, hava atmak için yazıyor değilim. Aksine, durumun vehametinin altını çizmek adına söylüyorum. Keşke programlar çok daha iyi ve kaliteli olsa da, ben de tv karşısına geçip ayaklarımı uzatarak keyif çatsam. Gerçekten çok isterim.
Türk milleti her konuda kötünün iyisiyle yetinmek zorunda mı?
Yayınlanan tüm programlar bayıla bayıla izleniyor mu gerçekten?
Programları tek tek ele almayacağım tabii; zira bu mümkün de değil.
Ama belki de birinizin bana, dünyanın en geniş kitlelerine aynı anda ulaşabilen aygıtının Türkiye’de, neden senelerdir koca bulmak için çırpınan programlar yayınlamak üzere kullanıldığını söyleyebilmesi mümkündür, kim bilir…
Doğuda ki kızlarımızı okula gönderelim diye çabalarken, batıda ki genç kızlarımızın koca bulmak için tabiri yerindeyse sıraya girmesi ne kadar hoş karşılanabilir ki? Programa konuk psikolog oturtmakla her şeyi çözmüş mü oluyoruz? Programın formatı ne kadar sağlıklı?
 

Sonra… Bir dizi tutunca neden tam tadı kursağımızdayken bitirmeyi bilmiyor yapımcılar? Aynı “İkinci Bahar”da yaptıkları gibi. Dizinin ömrünü uzatırken karakterlere can çekiştirmek tv başındaki izleyicinin zevkine hakaret değil mi? Türkiye’de her dizi illa “Yok artık” mertebesine ulaştıktan sonra mı bitmeli?
Hem neden sürekli dizi seyretmek zorundayız ki? Hatta her biri mutlaka formatı yurt dışından satın alınmış dizilerden? Özgün dizi yazamıyor mu bizde senaristler ki illa yurtdışında yapılmış, dahası çok da tutmuş bir yabancı diziyi Türkçeleştirip berbat etmek zorundayız?
 

Gündüz programları zaten çok şenlikli. Birbirinden “iddialı”, “harikulade” programlar var kimi kiminle evlendireceğimize karar vereceğimiz programa kadar. Mesela “Bugün Ne Giysem?”.

Haftasonlarında “birbirinden güzel”, bir o kadar da tıpkısının aynısı magazin programlarımız var sonra… Yarısından çoğu “Azzz Sooonnnraaa”larla dolu olan.
Hatta yaz aylarında bu magazin programları o kadar çok tuttu ki, aynı haberi her gece dinleyeceğimiz nurtopu gibi “Şu Sürprizi”, “Bu Sürprizi” adı altında “Yaz Sürprizlerimiz” vardı.

Belki biraz da yıllaaardır çekilen kronikleşmiş dizilerimize dikkat çekmekte fayda vardır. Mesela “Arka Sokaklar” ya da ne bileyim “Akasya Durağı” gibi… Ya da, yeni bir proje üretemediğimizi için yıllar sonra devamı çekilen “Çocuklar Duymasın”, “Sihirli Annem”… Zaten yokluklarında da sürekli eski bölümleri döndürülüyordu bu dizilerin, belki yeni bölümlerinin çekilmesi hayırlı bile olmuştur ama, tuttu diye bir diziyi on sene boyunca seyrettirmek niye?

Zaten genelde bizde dizi konuları birbirine kavuşamayan aşıklar üzerine oluyor. Hepsi, aynısının morciverti şeklinde takılıyor aslında. Hatta diziler öyle bir hal aldı ki, son yıllarda izlemediğim dizilerin konularını, fragmanından bile anlayabiliyorum ve daha da kötüsü, hiçbir dizinin herhangi bir bölümünü kaçırmak problem olmuyor. Dizinin yaklaşık bir saatlik özeti, dizinin yeni bölümünden hemen önce, olur da yayınlanmasa bile, hemen anlıyorsunuz kaçırdığınız bölümde neler olup bittiğini. Ki bunun için Einstein olmaya da gerek yok.

Sadece diziler değil tabii üzücü olan. Yeni yarışma programları bile yok kimi kanallarda. Mesela senelerdir, üçer beşer yıl arayla Kenan Işık konuk olur evlerimize. Bize sorar “Kim 500 Bin İster?” ya da artık TL.nin tedavüldeki durumuna göre “Kim Milyoner Olmak İster” diye.

Bir de Show TV gerçeği var tabii asla es geçemeyeceğimiz. Ben gerçi o kanala artık Acun TV diyorum, zira Acun olmasa ne tür programlar yayınlayacaktı bu güzide kanalımız, meraktayım. En büyük yeteneğimizi hâlâ bulamamış olmalıyız ki yıllardır “Yetenek Sizsiniz”le bu kişiyi arıyoruz. Hangi ünlünün daha iyi dans ettiğini de bulamadığımız için “Yok Böyle Dans”a takılıyoruz. Yeni bir format isteyenlerin tercihi ise “O Ses Türkiye”. Televizyonun dahi çocuğundan bu yaz da ayrıca bir Survivor bekliyoruz tabii.

Aslında yazılacak daha çok şey var. Ana Haber Bültenlerinin sunulmasından, Flash TV’de sürekli bir halay çekme, göbek atma durumuna kadar dokunulması gereken çok şey… Ama bunun için ne benim sayfalarım yeter, ne de sizin zamanınız.
Uzun lafın kısası, ben artık kötüyle yetinmek is-te-mi-yo-rum. Derdim bunu dile getirmekti. Umarım tv kanalları en kısa zamanda kendilerine çeki düzen verir ve bu kalitesizliğe bir dur der. Yoksa halimiz harap. Zira, yakında “Yaprak Dökümü”nün Ali Rıza Bey’ini bile mezarında hortlatarak “Bu dizi çok tutmuştu, devamını çekelim” demelerinden korkuyorum.
İyi seyirler Türkiye!

www.umutsuziskadini.com

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 83
Toplam yorum
: 115
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1417
Kayıt tarihi
: 03.10.11
 
 

Uzun yıllar plazalarda dirsek çürütmüş, son yıllarda refahı evden çalışmakta bulmuş ikiz kız anne..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster