Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ağustos '17

 
Kategori
Etkinlikler / Festivaller
Okunma Sayısı
1420
 

Türkiye Eurovision 2018'e katılacak mı?

Türkiye Eurovision 2018'e katılacak mı?
 

Eurovision 2018 Lisbon


Geçen gün, Manga grubunun sosyal medyadaki  paylaşımı ile Eurovision şarkı yarışması  tekrar gündeme geldi. Resmen efsane geri geldi. Bu bir gelenek haline gelmişti. Efsane yarışma, 1975 yılında ilk defa Semiha Yankı'nın "Seninle bir dakika" adlı şarkısı  ile hayatımıza girdi. En son 2012 yılında Can Bonomo ile veda etmiştik.                  

 İlk kez 1975'de katıldığımız ve bugüne kadar otuzdört kere dahil olduk.  Son on yıl içinde bir birincilik, üç dördüncülük, iki yedincilik ve bir ikincilik kazandık, aslında bu rakamlarında pek önemi yok önemli olan o platformda bulunmaktı.    

2012 yılında  TRT genel müdürü İbrahim ŞAHİN beyin "yeni bir düzenleme yapılmaması durumunda, gelecek sene katılmayacağız." açıklaması ile hüsrana uğradık. Yetmişdokuz milyon ellibir bin insanın merakla ve zevkle beklediği yarışmadan bizi mahrum etti.

Size biraz Eurovision şarkı yarışması klişelerinden geyiklerinden  bahsedeyim.                         - Bir kere kimse takip ettiğini itiraf etmez ama ertesi gün herkes de yarışma muhabbeti eksik olmaz.                        

- Yarışma şarkısı seçilirken en büyük tartışması "Sözleri İngilizce mi olsun Türkçe mi olsun?"        

- Aslında biz iyiydik ama politika var herkes komşusuna oniki puan veriyor.                                 - En büyük olay Azerbeycan'dan gelen oniki puan da oldu.                                                           - Bir de ev sahibi ülkeye "ooo ne harika şovdu teşekkür ederiz." geyiği vardır.        

 - Adayımızın şarkısı  belli olduğunda ülkenin yarısı "güzel şarkı" diğer yarısı ise "olmaz o şarkı kötü kazanamayız"  tartışması başlar.                                                                                           - Yarışma sırasında canlı yayın için "çok kötüydü" demesi. Sahne ışıkları hakkında herkesin bilgi sahibi olması.      

- Sunucuları beğenmemek,  kötü sunum yaptıklarını ispatlamaya çalışmak.                                 - Bizim şarkıcımız çıktığında "mikrofanla oynuyorlar."                                                                    - Osmanlı zamanında Eurovision olsaydı her sene birinci olurduk, kırkiki ülkenin yarısı zaten bizimdi.

Bunlar standart muhabbetler. Aslında bir futbol maçında bile daha çok eleştiri çıkar. Bunlar insanları hareketlendiren, eğlendiren  hoş muhabbetler.                                                                                                                                    

 Bir ağustos günü maNga grubunun twiterda yaptığı açıklama sonucu gündeme gelen yarışma için henüz TRT bir açıklama yapmadı, maNga  "dün gece, ülkemizin Eurovision'a yeniden katılabileceği ile ilgili haberleri duyunca genel hissiyatımızı paylaşmak istedik. Mesajımız, maNga'nın katılma ihtimali olarak anlaşılıp büyük bir heyecan yaratılmış. Onur ve mutluluk duyduk. Teşekkürler gönderdiğiniz güzel mesajlara." diye açıklama yaptı.          

Bilmiyorum katılıp, katılmayacağımız belli değil.                                                                             29 Mayıs 2016 günkü yazımdaki cümlemi ve önerimi tekrarlıyorum. "TRT'ye bir önerim var. Acun ILICALI'ya koordinatörlüğünü  verseler, ya da kanalına... Ülkemizi en iyi şekilde temsil eder."                                           

Aslında katılıp, katılmama tartışması tek ülkemizde yok, her ülke de bu tartışmalar yapılıyor. Şu an  itribari ile onyedi ülke onay verdi. Onay vermeyen ülkeler ise , Avusturalya, Birleşik krallık, Hollanda, İspanya, İsrail, İtalya, Karadağ, Kazakistan, Kosova, Lüksenburg, Romanya, San marino.

Türkiye'de ise sadece Sertab Erener instagram'da "başarılar dilerim." açıklaması ile maNga'nın açıklaması var, TRT'den açıklama gelmedi. TRT Genel Müdürü Sn.İbrahim EREN'in açıklamasını bekliyorum.                                

Benim fikrime gelince inşallah katılırız. Neden mi? Zaten Avrupa ile aramızda resmi anlaşmazlıkların olduğu bu günlerde, halk olarak kendimizi anlatalım. Bari bu platformda ortak payda da buluşup hoşça vakit geçirelim. Birinci olsak ne fark eder, sonuncu olsak ne fark eder önemli olan insanların böyle güzel bir amaç ortasında buluşabilmek. İyi Seyirler.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 52
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 14141
Kayıt tarihi
: 09.05.15
 
 

Anadolu Üniversitesi, İşletme Fakültesi mezunuyum. Bursa Karagöz Sinema Atölyesinde Sinema 1 yıl ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster