Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Nisan '12

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
672
 

Türkiye Finans Dergisi Röportajı

Türkiye Finans Dergisi Röportajı
 

Sıfır Merkezli Liderlik


Sevgili dostlar,

Çok uzun zamandır yoğunluğumdan dolayı buraya yazamaz oldum, sizden çok özür diliyorum. 

Son iki senedir İngiltere'de dünyanın uzaktan öğrenimdeki ilk ve en büyük üniversitesi The Open University'de çalışıyorum. Sevgili eşim Sertaç Sehlikoğlu da Cambridge Üniversitesi’nde Sosyal Antropoloji alanında tezine devam ediyor.   Cambridge Üniversitesi, üç yıl önce 800. kuruluş yıldönümünü kutladı.  Şu aralar bazı dünya üniversiteler sıralamalarında Cambridge dünya birincisi olarak yer alıyor. İngitere'yi ve buradaki üniversiteleri biz çok sevdik ve heyecanla çalışıyoruz. 

The Open University’de iki senedir araştırmacı ve hoca olarak çalışıyorum ve burada yeni bir oluşumda araştırma ve liderlik rolleri üstlenme şansım oldu. The IMPEL Centre (International Management Practice, Education, and Learning Centre – Uluslararası Yönetim Pratiği, Eğitimi ve Öğrenimi Merkezi). Bu merkezde araştırmacı olarak iki senedir projeler başlatıyor, koordine ediyor, yürütüyor ve yayınlara dönüştürmeye çalışıyorum. Liderlik, sıradışı düşünme, yenilikçilik, inovasyon, değişim, ve iş hayatında maneviyat (spirituality) alanlarında dünyada ses getiren araştırmalara imza atma imkanım oldu. Yönetim eğitimi, liderlik geliştirme, küresel liderlik, dijital öğrenme, yenilikçilik, sanal takımlar, sosyal sorumluluk, inovasyon, sürekli öğrenme ve kültürler arası iletişim gibi konular ile de ilgilendim.

1960larda İngiltere başbakanının “University of the Air” vizyonuyla kurulan ve BBC’nin eğitim yayınları ile özdeşleşen The Open University, İngiltere’nin en yeni ve en yenilikçi üniversitelerinden biri. 210 bin öğrencisi, 2 milyonu aşkın öğrencisi ve 50 ülkede stratejik işbirlikleri ile The Open University İngiltere’nin en atılımcı üniversitelerinden biri. Uzaktan eğitim konusunda dünya lideri olan The Open University, yeni İngiltere Başbakanı David Cameron’un da gözdesi. Nitekim, Cameron göreve başladığı anda yeni ekonomik paketi ve hedeflerini açıklamak için The Open University’yi seçti.  Bunun sebebini de üniversitede yaptığı konuşmada şöyle açıkladı:  “Ülke olarak krizden kurtulabilememiz için inovasyona ve hayat boyu öğrenmeye dayalı yeni bir üretkenlik modeline geçmemiz şart. İngiltere’nin bilgi ekonomisi’nde büyüyebilmesi için özellikle Open University’nin rolü çok çok büyük olacak. Çünkü sadece gençlerin öğrenmesi gereken bir çağda değil, herkesin her yerde ömür boyu öğrenmesi gereken bir çağda yaşıyoruz.  Bu çağa ayak uydurabilmek için de bize Open University yeni alternatifler ve yeni eğitim modelleri sunuyor.”

Haziran sonuna kadar bu güzide kurumda çalışmalarımı bitireceğim ve sonrasında yeni bir yolculuk ve macera bizi bekliyor.  Temmuz 2012'den itibaren University of East Anglia'da Norwich Business School'da hoca (Lecturer in Business and Leadership) olarak görev yapmaya başlayacağım.  Bu yüzden bu yaz Londra'ya taşınıyoruz.  Eşim Sertaç da şu aralar İstanbul'da tezinin saha çalışmasını bitirmeye çalışıyor. Çok heyecanlı ama bir o kadar da yoğun ve zorlu bir dönemden geçiyoruz. 

Bu bloğa hak ettiği ilgiyi ve zamanı ayıramadığım için üzgünüm, sizlerden özür diliyorum. 

Daha fazla sizleri yormadan sizi paylaşmak istediğim söyleşiyle baş başa bırakmak istiyorum. Bu söyleşi Türkiye Finans Paylaşım Dergisi'nde yayınlandı. Söyleşinin pdf versiyonunu aşağıdaki adresteki derginin 38. sayfasında bulabilirsiniz. 

http://www.turkiyefinans.com.tr/tr/hakkimizda/_pdf/paylasim/turkiyefinans_paylasim_sayi14.pdf

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

İsmim Fahri Karakaş.  Koç Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunuyum.  Boğaziçi Üniversitesi’nde İşletme Yüksek Lisansı (MBA) yaptım. Koç ve Boğaziçi Üniversitelerinde birer yıl araştırma görevlisi olarak çalıştım.  İş dünyasında Arthur Andersen, İNKA ve Gelişim Platformu bünyesinde danışmanlık, örgütsel gelişim, yönetim geliştirme, liderlik gelişimi, inovasyon ve insan kaynakları uygulamaları üzerine çalıştım.  2005-2007 yılları arasında Boğaziçi Üniversitesi’nde uygulamalı Liderlik ve Yönetim Becerileri dersleri verdim. 2003-2010 arası Montreal'de yaşadım.  Kanada’da McGill Üniversitesi’nde Öğretim Görevlisi olarak çalıştım ve doktoramı tamamladıktan sonra İngiltere'ye geldim. McGill’de dünyanın 120 ülkesinden gelen öğrencilere Liderlik ve Yönetim dersleri verme imkanım oldu. Öğretmenliği çok seviyorum. Yenilikçilik, inovasyon, küresel değişim, liderlik, dünya 2.0, eğitimde yenilik üretmek, bilim sevgisi, yeni yönetim uygulamaları gibi konularda araştırmalar yapıyorum. Millliyet Gazetesi bünyesinde http://blog.milliyet.com.tr/fahrikarakas  adresinde 300 civarında makalem var, bu adresten ve http://www.twitter.com/fahrikarakas adresinden çalışmalarımı ve ilgi alanlarımı daha yakından takip edebilirsiniz. 

İletişimin kolay ve hızlı olması dünyadaki birçok paradigmayı değiştirdi. Küreselleşmenin etkisiyle, bugünün yönetim anlayışı, beş yıl öncesinden bile farklı. Sizce zamanın getirdiği farklılıklar nelerdir? Yönetimdeki hangi anlayışlar, beş yıl öncesiyle farklı?

21. yüzyıla girerken teknoloji, demografi, ekonomi ve toplum köklü değişimler geçiriyor ve ağ bazlı yepyeni iş modelleri ortaya çıkıyor. Internet, web 2.0, semantik web, küreselleşme, dijitalleşme, sosyal ağlar, 3D Internet,  sosyal medya, 3G cep telefonları, sanal dünyalar, multimedya oyunlar, bloglar, ve wikiler müthiş bir değişimin öncüsü.  Telefon, TV ve Internet birleşerek müşterinin cebine girerken, müşterilerin tümü mobil data kullanıcılarına dönüşüyorlar.  İşletme 2.0; açıklık, şeffaflık, etkileşim, işbirliği ve yardımlaşma ilkeleri üzerine inşa edilmiş esnek bir açık ağ organizasyonu olarak ortaya çıkıyor. Katılımcılığın, şeffaflığın, yardımlaşmanın, işbirliğinin, açıklığın, etkileşimin, payalşımın, güvenin, gönüllülüğün, kreatif düşünmenin, beraber çalışmanın ve beraber üretmenin esas olduğu yeni bir paradigmadan ve yeni bir şirket modelinden bahsediyoruz.  Eğitim ve öğretimden ticarete, pazarlamadan bilişime, ARGE’den bilime kapsamlı bir dönüşüm yaşıyoruz ve bu dönüşüm hayatımızın çok farklı alanlarını etkileyecek. Medya, eğlence, telekom, eğitim ve bilişim sektörlerinde köklü dönüşümler ve kuantum sıçramalar olacak. 21. yüzyılda kurumsal problemleri çözmek için entegre düşünce, kreatif düşünce, disiplinler ötesi yeni bakış açıları, sürekli inovasyon ve sosyal yenilik gerekiyor.  21. yüzyılın kurumları karıncalar ve arıların örgütlenme şekillerini modelleyerek (swarm intelligence) ve kollektik zekayı kullanarak iş hayatını sıfırdan tasarlıyorlar. Bu değişimlere hazır olan ve değişimi tetikleyen kurumlar, şirketler, ve yöneticiler 21. yüzyılda diğerlerinden öne geçecekler.  

Siz, sıfır merkez liderlik kavramını ortaya attınız ve bu konuda bir kitap yazdınız. Biz bu kavramı ilk defa duyduk. Ne demek sıfır merkez liderlik?

Sıfır merkez liderlik, sistemci ve holistik bir liderlik modeli.  Yerel ile küresel, Doğu ile Batı, teori ile pratik arasındaki dengeyi en etkili şekilde kurmayı amaçlayan bir model.  Vurguladığımız gerçek şu: Her yöneticinin kendisine göre kullandığı stratejiler vardır. Her liderin tarzı ve olaylara yaklaşımı farklıdır. Herkesin takım çalışmasında üstleneceği roller farklı farklıdır.  Herkesin ayrı bir iletişim tarzı ve dili vardır.  İşte Sıfır Merkez liderlik modeli bu farklılıkların haritasını çıkarıyor.  Liderlik, yönetim ve organizasyon konularına büyük bir resim sunuyor.  Sıfır Merkez Modeli, tüm bu farklılıkların aslında birer zenginlik olduğunu vurguluyor. 

Yani “Her yönetim tarzının ideal olarak uygulanabileceği bir alan, bir fonksiyon vardır” diyorsunuz?

Aynen.  Bütün mesele, duruma ve çevre şartlarına bağlı olarak uygulanacak tarzı doğru olarak saptayabilmek ve doğru kişiye doğru görevleri vermek.  Eğer herkes kendi kişiliğine uygun bir görevi üstlenirse, o meslek ve görevde ustalaşabilir, zirveye ulaşabilir ve mesleğinin gerçek bir sanatkarı olabilir. Dolayısıyla, Sıfır Merkez yaklaşımının farklılığı, farklılıkları fark edip zenginliğe ve dengeye dönüştürebilmesinde. 

Peki bu model nasıl ortaya çıktı?

2002 yılında farklı disiplinlerden gelen akademisyenlerle beraber Sıfır Merkez Enstitüsü kurduk. İnsanın derinliklerini keşfetmek için disiplinler ötesi araştırmalar yaptık. Doğuda ve Batıda tarih boyunca insana dair ne varsa masaya yatırdık. Bilgi ve bilgeliği buluşturmaya çalıştık. Anadolu tasavvuf kültürünün derinliklerine yolculuk yapmaya çalıştık. Seneler süren dopdolu inanılmaz bir ARGE süreci yaşadık. Sıfır ve sıfır temsili üzerinde beyin fırtınaları yaptık. Sıfır dürbününden insanı anlamaya çalıştık. İnsan şifresinin çözümünde en büyük anahtar sıfır ile temsil edilir. Sıfır, dairenin merkezidir. Sıfır, zıtlar arasındaki dengedir ve referans merkezidir. Sıfır; içinde pek çok anlamı barındırır, sıradışı düşünceyi teşvik eder, hayal gücünü ve sınırları zorlar. Evrendeki canlılar içinde en değerli varlık insan. Sıfır Merkez Liderlik Modeli hayatın farklı alanlarında insana dair çözümler üretir. Her şeyden önce insanı tanımlayarak yola çıkar. Filin farklı taraflarını tutarak, fili anlatmaya çalışan kör adamların hikayesini hepimiz biliriz. Günümüz insan kaynakları ve bilim anlayışı insana parçalı bakışın örnekleri ile dolu. Sıfır Merkez Liderlik modeli insana bütüncül bakar ve insanı sadece bir yönü ile değil, bütün yönleri ile anlamaya çalışır.

Bu modele göre kaç çeşit liderlik modeli var?

Sıfır Merkezli modele göre dokuz farklı liderlik tarzı var.

o Toplam Kalite Liderliği
o Hizmetkar Liderlik
o Etkin Liderlik
o Kreatif Liderlik
o Uzman Liderlik
o Sistemci Liderlik
o Vizyoner Liderlik
o Karizmatik Liderlik
o Katılımcı Liderlik

Bu liderlik modelleri aslında farklı kişilikleri mi temsil ediyor?

Aynen öyle.  Modelin temelinde dokuz farklı temel kişilik var. Dokuz farklı temel kişilik hayata dokuz farklı bakışı, dokuz farklı düşünme ve iş yapma tarzını ifade eder. Dokuz farklı temel kişilikten herhangi birisinin, diğerine üstünlüğü yoktur. Her kişiliğin kendisine göre güçlü yönleri ve zayıf yönleri vardır.  Kişiliklerin kendi içerisinde sağlıklı, ortalama ve sağlıksız seviyeleri vardır. Her bir kişilik hayatta ayrı bir zenginliği ifade eder. Her bir temel kişilik motifinin kendi içerisindeki farklılaşmalar, kişiliklerin kısa ve net olarak tanımlanmalarını zorlaştırıyor ama yine de deneyelim.  İşte dokuz farklı temel kişiliği tanımlayan kavramlar:

1. Mükemmeliyetçi: İdeal, Kural, Prensip, İhtiyat, Detay, Düzen, Eleştiri, Gerilim, Objektiflik
2. Yardımsever: İlgi, Sevgi, İhtiyaç, Hizmet, İlişki, Empati, Sahiplenme, Yönlendirme, Sempati
3. Başarı Odaklı: Hedef, İmaj, Motivasyon, Gelişim, Üretim, Hız, İşkolik, Rekabet, Hırs,
4. Özgün: Farklılık, Sanat, Estetik, Tasarım, Bireysellik, Sezgi, Derinlik, Duygu, Melankoli
5. Araştırmacı: Uzmanlık, Bilgi, Gözlem, Kavrama, Merak, Yalnızlık, Arşivleme, Nesnellik, Mahremiyet
6. Sadık Sorgulayıcı: Tedbir, Güven, Bağlılık, Sistemcilik, Endişe, Gizem, Sorumluluk, Savunma
7. Kaşif: İyimserlik, İlham, Vizyon, Değişim, Sıradışılık, Yenilik, Macera, Doyumsuzluk, Haz
8. İddialı: Adalet, Güç, Bağımsızlık, Liderlik, Mert, Koruma, Cesaret, Aksiyon, Müdahale
9. Barışçıl: Uyum, Huzur, Doğallık, Diyalog, Sabır, İnat, İkna, Ağırbaşlılık, Kararsızlık

Sıfır merkez liderliğin diğerlerinden farkı nedir?

Liderlik ve yönetim konularında mevcut eğitimlerde kullanılan içerik ve teorilerin hemen hepsi, tek bir insan modelinin olduğu varsayımına dayalı.  Sistemci bir anlayış benimsenmediğinden dolayı filin bir parçası bütün zannedilmekte ve gerçek liderlik ondan ibaret sayılmaktadır. Türkiye’de ilk kez sunulan bu modelin farkı, kişiler arası farklılıklara dayalı bir yönetim ve liderlik modeli ortaya konması, okuyuculara özel bir gelişim rotası çizilmesi ve pratik tavsiyeler sunulması, tüm liderlik modellerinin sentezini içermesidir.  

Kitabınızın hedef kitlesi kimler?

Hedef kitlemiz;

• Liderliğe ve yönetime farklı bir pencereden bakmak ve kendi tarzını yakalamak isteyen orta ve üst kademe yöneticileri,
• Liderlik ve yönetim konularında bilgi ve becerilerini arttırmak ve kariyerinde yönetici olarak hızla yükselmek isteyen genç profesyoneller,
• İşletme konusunda eğitim almamış olan veya yönetim konularında yeterlilik kazanmak isteyen tüm işveren ve yöneticilerdir.

Peki kitabı okuyan yöneticiler ne kazanacaklar?

Sıfır Merkezli Liderlik modelini kullanarak yöneticiler liderlikte kendilerini teşhis edebilirler, kuvvetli ve gelişmesi gereken yönlerinin farkına varabilirler. Özgüvenlerini, aksiyon isteklerini ve motivasyonunlarını arttırabilirler.  Performans etkinliklerini ve etkileme güçlerini arttırmak için kişiliklerine özel uyumlu tarzlar geliştirebilirler.  Kavramsal becerilerini geliştirerek yönetim teorisine ilişkin vizyon sahibi olabilirler. 

Kitabı okuyan yöneticiler aynı zamanda farklı liderlik tarzlarını öğrenerek bakış açılarını genişletecekler, dolayısıyla güçlü düşünme araçlarına sahip olacaklar. Dengeli, bütüncül, kucaklayıcı, yetkin liderlik özelliklerini kapsayan “Sıfır Merkezli Liderlik” modelini keşfedecekler.

Aynı zamanda Ahilik’ten de bahsediyorsunuz. Liderlik ve ahilik ilişkisini nasıl kurdunuz?

Aslında bu ilişkiyi ben kurmadım; zaten yönetim alanında günümüz kurumları için Ahilik sisteminin öneminden sürekli bahsediliyor.  Özellikle Kerem Çalışkan’ın Ahilik sistemi ile ilgili harika bir analizi var.  Ben sadece bu analizi kitaba taşıdım.  Ahilik, Anadolu topraklarının bize özgü eğitim, üretim ve tüketim modeli.  Batı’daki yeni liderlik modelleri halen bizdeki usta-çırak ilişkisindeki saygı ve sevgi anlayışını yakalamaya çalışıyor.  Türk yöneticileri Anadolu’nun kültür mirasından daha fazla yararlanmalılar. Kendi irfan atlasımızın koordinatlarını keşfetmeliler.  Hayatımızın her karesini bizim dünyamızın fikir önderlerinin bilgeliği, vizyonu, derinliğiyle doldurmalıyız ve bütün bu konularda birbirimize destek olmalıyız.  Bunun için de kendi dünyamıza ve kültürümüze dair kalıcı yönetim modelleri ortaya konulmalı.  “Anadolu’ya özgü liderlik nasıl olmalı?” bunun cevabını aramalıyız.  İşte Sıfır Merkezli Liderlik kitabı, böyle bir arayışa küçük bir katkıdır.  Ancak geçmişimize ve kültür mirasımıza sahip çıkarken de dünyada  olup biten değişimlerden haberdar olmak ve küresel yenilikleri sürekli takip etmek gerekiyor.  Bu kitap aynı zamanda bunu da başarmaya çalışıyor.  Bu kitabı okuyan yöneticilerimiz, dünyada yönetim alanında neler olup bittiği ile ilgili de ciddi bir birikim sahibi olacaklar.

Kitapta çok ilginç kişilikler var. Bize bu kişiliklerden küçük bir örnek sunabilir misiniz?

Kitapta dokuz farklı kişilik var. Yani dokuz farklı yöneticinin iş hayatından ilginç detaylar ve örnekler sunuyoruz.  Her konuda örnek olarak bir lider karakterini ele alıyoruz.  Kahramanlarımızın her birinin ismi onun kişiliğini yansıtıyor.  Onun kişiliği ile ilgili ipucu veriyor.  İşte sırasıyla kahramanlarımız:  Kamil Titiz, Sevim Bakıcı, Başar Çalışkan, Hülya Özgün, Hikmet Yalnız, Sıdıka Güven, İlhami Uçar, Mahmut Korkmaz, Hilmi Sakin. 

Size İlhami Uçar’dan örnek vereyim:  İlhami Bey, adı üstünde, sürekli yenilikçi düşünen ve “icat çıkaran” bir yönetici.  Sürekli yeni projeler başlatıyor, hayal kuruyor ve hayallerinin peşinden gidiyor.  İlhami’nin zikzaklı ve düzensiz görünen bir kariyer rotası var. Ama bu onun aslında disiplinler arası bir bakış açısına sahip olmasını sağlıyor.  Şirketimizde de İlhami Bey tabii ki ARGE’den sorumlu.  “Çatlak profesör” gibi yeni yeni icatlar çıkarıyor.   Hızlı ve kendinden geçerek, aşkla ve şevkle konuşuyor. Heyecanlı ve etkileyici bir hitabeti var. Bu da ona müthiş bir motive etme ve büyüleme gücü sağlıyor. Şirkette her hafta bir bomba patlatıyor, ilginç projeleri var  UTAK (Uzay Tipi Akıllı Kotlar) gibi..  Yani İlhami Bey, şirketimizde kuyuya taşı atan delimiz.  İlhami Bey’in liderlik tarzı “Vizyoner Liderlik”.  Onun maceralarını ve de diğer sekiz kahramanımızın maceralarını kitapta okuyabilirsiniz. 

Çok ilginç. Diğer kişilikleri de merak ettik doğrusu.

Kitapta tümünü okuyabilirsiniz. 

Çok teşekkür ederiz. 

Bu fırsat için ben sizlere çok teşekkür ediyorum. Yöneticilerimize ve profesyonellerimize yenilenmek için bu kitabı alıp okumalarını tavsiye ediyorum.  Sevgiler ve selamlar. 

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 279
Toplam yorum
: 169
Toplam mesaj
: 78
Ort. okunma sayısı
: 2413
Kayıt tarihi
: 09.09.06
 
 

Dr. Fahri Karakaş, Londra’da University of East Anglia’da görev yapmaktadır (Norwich Business Sch..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster